Üniversite Anılarım hikayesi 4

İsmim Mehmet… Karaman’ın bir köyünde doğdum. Üniversiteye başlayana kadar eşekler dışında cinsel ilişkim olmadı. Muhafazakar bir çevrede doğup büyüdüm. Bu çevreden uzaklaşıp biraz rahatlamak istiyordum. Çok sıkı çalışıyordum üniversite sınavına, dersaneyi hiç aksatmıyordum. Sınav günü geldi çattı. Çok heyecan yapmıştım. Dersane denemelerinde çok rahat yaptığım soruları yapamamıştım. Ancak son tercihim olan Dicle matematik öğretmenliğini kazanabildim.

Babamla birlikte kayıt için Diyarbakır’a gittik. Kaydı yaptırdık ve yurdu da ayarladık. Ben kaldım ve babam geri döndü. Artık kendimi daha özgür hissediyordum. Diyarbakır ismi aslında moralimi bozmuştu. Güneydoğu olunca geri bir yer aklıma gelmişti ama gayet gelişmiş büyük bir şehir ile karşılaştım. Çok beğenmiştim. Yeme, içme ve ulaşım çok ekonomikti. Bir haftada kendime arkadaşlar edindim. Alp isimli Bursalı arkadaşımla çok iyi anlaşıyorduk. O da İngilizce Öğretmenliği okuyordu. O benden biraz uzundu. Ben 170 o 175 idi…

Yurt hayatı pek rahat değildi. Her türden insan vardı. Alp ile birlikte ev tutmaya karar verdik. Babamı aradım, izin verdi, eşya almak için de biraz para gönderdi. Alp’e de babası para gönderdi. Evi tuttuk. Ev çarşının göbeğinde idi ve Teras kat idi. Evde 1 salon, 1 mutfak ve bir banyo vardı. Tuvalet banyonun içindeydi.

Sınıfıma da uyum sağlamıştım. Derslerde çok iyiydim. Sınıfın en iyisi olan kızla iyi arkadaş olmuştuk. İsmi Ayşe idi. Diyarbakır’ın yerlisi idi. Diyarbakır’ın yerlisi olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Çok iyi bir Türkçesi vardı. Annesi ve Babası öğretmenmiş. Benden 1 yaş büyüktü. O da benim gibi tıp hedeflemiş ama ilk senesinde kazanamamış. İkinci senesinde ise artık boşta kalmayayım diye matematik öğretmenliği de yazmış.

Evde ise keyfimiz yerinde idi. Tek sorun tuvaletle banyonun bir arada olmasıydı. Alp banyoya girdiğinde tuvalete girebilmek için beklemek zorunda kalıyordum. Yine öyle bir günde tuvaletim geldi. Kapısını çaldım. “Daha çok mu” dedim. “Sıkıştıysan gir istersen ikimizde erkeğiz nolacak.” dedi. Ben de dayanamadım girdim. İlk defa Alp’i çırılçıplak görüyordum. Köyde iken bazen porno dergilere bakardım. O dergilerdeki erkeklerin vücudu gibiydi. Ben de kilotumu indirdim. O sırada alp yarrağımı gördü. “Ooo… Yarrağın çok iyiymiş.” dedi. Yarrağım 20cm idi. Alp’in yarrağı ise 16cm idi. Alp çok çapkın idi. İki kızı birden idare ediyordu. Kızın birisi kendi sınıfından… Diğeri liseli bir kızdı. Bazen onlardan birini eve atacağında telefonla aradı beni “eve gelme” diye… Akşam da nasıl siktiğini anlatırdı. Liselinin bekaretini o almıştı.

“Yarrağım büyük ama bir işe yaramıyor ki. Girecek delik yok. Abazalıktan kurudum.” dedim. O anda beklemediğim birşey yaptı. Domaldı. “İşte sana delik.” dedi. “Bak, şama-maka, arkadaş-markadaş dinlemem, zaten çok abazayım.” dedim. “Gel gir, abazalığın gitsin ama ben de seni sikerim.” dedi. Biraz düşündüm. Abazalık başıma vurmuştu, “tamam” dedim. Yarrağımı sabunladım ve ucunu götüne dayadım. Biraz ittirdim zar zor ucu girdi. Biraz daha ittirdim. “Ağğğğhhh” diye çığlığı bastı. “Yavaş ol, önce biraz gitgel yap, hepsini birden sokmaya çalışma. Kızlara da böyle yapacak olursan bu yarrakla öldürürsün.” dedi. Ben de dediği gibi gitgel yaptım. Her defasında biraz daha ileriye gidiyordu. Sonunda köküne kadar sokmayı başardım. Çok geçmeden boşaldım. “İstersen bir posta daha atabilirsin. Çok kısa sürdü. İlk defa seninki gibi büyük bir yarrak yiyorum. Bu zevki daha uzun tatmak istiyorum.” dedi. Bir posta daha attım. İkinci posta 20 dakika sürdü. Çok zevk almıştım. Arkadaşıma yaptığı kıyak için teşekkür ettim. “Teşekkür etme sen de domal. Sıra bende.” dedi. Ben de domaldım. İlk defa olacaktı. Götümü sabunladı. Önce bir parmağını soktu. Parmağı götüme hafif acı veriyordu. Parmak bu kadar acı verirse yarrak ne yapar diye düşünmeye başladım. Aslında hafiften hoşuma da gitmişti. Sonra götüme yarrağını dayadı ve ucunu soktu. Hafif bir acı hissettim. Çok zorlamadan hafif hafif gitgel yapıyordu. Bu şekilde gitgel yaparak köküne kadar girmeyi başarmıştı. Sikilirken sikerken aldığımdan daha çok zevk alıyordum. İlk posta 20 dakika 2. 40 dakika sürmüştü. Muhteşem bir zevk almıştım.

Alp sayesinde ilk cinsel ilişkimi eşcinsel olarak da olsa yaşamıştım. Artık evin içinde birbirimize karşı çok rahattık. Her türlü sohbeti yapıyorduk, birbirimizin yanında üzerimizi değişiyorduk ve canımız çektikçe birbirimizi sikiyorduk. Alp yine eve kız atmaya devam ediyordu.

Ayşe ile arkadaşlığımız ise duygusal yönde ilerlemeye başlamıştı. Ayşe’nin güzel bir yüzü vardı ama fizik çok düzgün değildi. Biraz balık etliydi ama temiz kalpli bir insandı. Birbirimize hoşlandığımızı direkt olarak söylemesek de bakışlarımızla belli ediyorduk. Derslerde artık birlikte oturmaya başlamıştık. Tenefüslerde takıldığımız sorularla ilgili fikir alışverişi yapıyorduk.

Kış gelmişti. Havalar soğumuştu. Artık kaloriferler yanacaktı. Doğal olarak apartmanda kömür parası toplanıyordu. Babalarımızı aradık, bu ay gönderemeyeceklerini söylediler ikisi de… Kara kara düşünmeye başladık. Önce yöneticiyle görüştük, birinden borç almamızı tavsiye etti. Öğrenci adama kim borç verirdi. Ev sahibimiz Fatma Hanımla görüşmeye karar verdik. Fatma Hanım 42 yaşında bir Asker eşi… Fatma Hanımın Eşi Hakkari’de Assubay olarak görev yapıyor. Eşini hiç görmemiştik. Bizim oturduğumuz daire ile birlikte 4’ü bu apartmanda olmak üzere 10 tane dairesi bulunmakta… Evi tutarken bize çok kolaylık sağlamıştı. Millet bize fahiş fiyatlar söylerken Fatma Hanım “Benim kızım da İstanbul’da öğrenci. Öğrencinin halinden anlarım.” demiş ve ödeyebileceğimiz bir miktarda anlaşmıştık.

Fatma Hanımın kapısına geldik ve zile bastık. Kapıyı biraz geç açtı. Üzerinde şeffaf bir gecelik vardı. Kilot ve sütyeni belli oluyordu. Fatma Hanım düzgün bir fiziğe sahipti. Özellikle göğüsleri çok iriydi. Sonradan öğrendik, evlenmeden önce mankenlik de yapmış. 20 yaşında evlenince ev hanımı olmuş. Bizi içeriye buyur etti. Oturma odasına geldik. Koltuklara oturduk. Durumumuzu anlattık. “Dert etmeyin böyle şeyleri… Siz benim kiracım olduğunuz sürece size sıkıntı yaşatmam.” dedi. Çok sevinmiştik. “Kirayı erteleyeceksiniz öyleyse.” dedi Alp. Fatma Hanım “İsterseniz sizden hiç kira almam ama bir şartım var.” dedi. Herhalde evin bir işini yaptıracak dedik. “Benim eşim Hakkari’de… 4 aydır yok. Anca telefonda görüşüyoruz.” dedi. Yanındaki çantadan vibratör çıkardı. Şaşkın şaşkın bakmaya başladık. Ř aydır bununla idare ediyorum. Beni sikmenizi istiyorum.” dedi. Alp “Sizin gibi güzel bir bayanı kim sikmek istemez. Şeref duyarız. Sizi sikmek isteyecek çok insan var. Neden biz?” dedi. Fatma Hanım; “Çapkın şey… Sen azdırdın beni. Her gün kızları inletişini duyuyorum. Üstümde oturuyorsunuz. Aklımda hiç böyle birşey yoktu. Siz gelmeden önce vibratörle kendimi tatmin ediyordum. Yarım kaldı. Sizin de probleminizi öğrenince, kendi problemimi böyle çözebileceğim aklıma geldi. İlk senle yapacağız çapkın çocuk. Yalnız aramızda kalacak, yoksa ikiniz de evsiz kalırsınız.” dedi. Yatak odasına geçtik. Alp ile Fatma Hanım öpüşmeye başladı. Alp, Fatma Hanımı okşayara soymaya başladı. Çırıl çıplak kaldığında ilk defa karşımda çıplak kadın vücudu görüyordum. Gördüğüm vücut muhteşemdi. Porno dergilerdeki kadınlardan daha seksi idi. “O siktiğim kızlardan daha güzelsiniz. Bir seks kraliçesi gibisiniz.” şeklinde iltifatlar ediyordu. Sonra Alp de soyundu. Fatma Hanımın amcığını yalamaya başladı. Fatma Hanım “Yarrağın komamınkinden büyükmüş. Çok güzel yarrağın var. Kızların neden öyle bağırdığını şimdi anladım.” dedi. Alp “Siz bir de Mehmet’in yarrağını görün. O daha büyük.” dedi. Fatma Hanım bundan büyükleri de mi oluyormuş. Sen de soyunsana Mehmet. Ne bakınıyorsun, gel yanımıza…” dedi. Ben de soyundum. Son olarak kilotumu çıkardığımda Fatma Hanımın ağzı açık kaldı. “O ne öyle keser sapı gibi… Bana sığar mı o?” dedi. “Ayakta bekleme, gel yanıma, ağzıma ver onu…” dedi. Alp “İlk defa milli olacak. Onun için çekingen daha önce hiç bir kadınla yapmadı.” dedi. “Erkekle yattı mı?” dedi. “Sığmaz dediğiniz yarrağı götüme aldım. Bir birbirimizi sikiyoruz” dedi. “Ooo…” dedi. Sonra yarrağımı yalamaya başladı. İlk defa yarrağımı birisi ağzına almıştı. Sadece başı sığmıştı ağzına. Çok güzel somuruyordu. Müthiş zevk alıyordum. O sırada Alp de yarrağını sokmuştu. Gitgel yapıyordu. Ben de üzerimdeki utangaçlığı atıp göğüslerini okşamaya başlamıştım. Fatma “Aferin, aferin… Öğreniyorsun.” dedi. Sömurmaya devam etti. Çok geçmeden ağzına boşaldım. Fatma yarrağımı ağzından çıkarmadan bütün spermlerimi yuttu. 5 dakika sonra da Alp boşaldı. Alp’in yerini aldım. Alp “Yavaş yavaş git gel yaparak sok. Sakın acele etme. Yırtarsın.” dedi. İlk defa bir amcığa girecektim. Fatma Hanım acemiliğimi bildiği için eliyle yarrağımı tuttu ve değine dayadı. Hafif ittirdim. Az önce sikildiği için amcığı kaygan idi. Zorda olsa başını soktum. Fatma “Iğğğhhhh…. Ağğğhhh…” Şeklinde sesler çıkarmaya başladı. “Bu nedir böyle, bekaretimi verirken böyle acı çekmemiştim.” dedi. Çok fazla sokmadan gitgel yapmaya devam ettim. Bu sırada da Alp yarrağını Fatma’nın ağzına vermişti. Bu şekilde gitgel yaparken köküne kadar girmeyi başarmıştık. Artık köküne kadar sokup çekiyordum. Rüyada gibiydim. Porne dergilerden çıkmış bir vücuda sahip bir kadını sikiyordum. Acı dolu inlemeler zevk inlemelerine dönmüştü. “Artık Alp eve kız attığında senin dışarı çıkmana gerek yok. Bana gelirsin.” dedi. Çok mutluydum. Üniversite sınavını kazandığımda bile bu kadar mutlu olmamıştım. Fatma zevk dolu inlemelerle “Boşalıyorum…” dedi. Ardında son bir köklemeyle bende boşaldım.

Bundan sonraki günler Fatma’nın söylediği gibi oldu. Alp eve kızlardan birini attığında ben de Fatma’nın yanına gidiyordum. Diğer günler Alp de bize katılıyordu.

Fatma Hanım hayatımı renklendirmişti. İlk ve tek siktiğim kadındı. Yalnız hiç anal seks yapmamıştık.

Alp bir gün liseli kızı (Rojda) eve atmıştı. Sınıf arkadaşı (Pelin) başkaları ile de sikişiyordu ama Rojda Alp’e aşıktı. Evlilik hayelleri kuruyordu. Sadece 16 yaşındaydı ve gözünü Alp’de açmıştı. Alp aşka inanmayan birisi idi ama Rojda’ya aşık numarası çekiyordu. Kıza atandığında onu babasından isteyeceğini vaad etmişti.

Ben her zaman olduğu gibi Fatma’nın yanına inmiştim. Fatma’ya “Bu kez senin götünü sikmek istiyorum.” dedim. “Daha önce hiç götten yapmadım. Senin yarrağını nasıl alayım?” dedi. “Herşeyin bir ilki vardır. Senin götünü ilk siken olmak istiyorum.” dedim. Zar zor yalvar yakar ikna ettim.

Alp’den öğrendiklerimi uyguluyordum. Önce götünü yalamaya başladım. Hafiften yumuşayaya başladı. Parmağımı tükürükleyip hafiftem götünü zorladım. Parmağım zor da olsa girmişti. Tek parmağımla gitgellere başladım. Daha sonra parmağımı ikiye çıkardım. İkinciyi ilk seferinde zar zor alsa da ona da alıştı. Sıra yarrağımı sokmaya gelmişti.

O sırada bizim dairenin zilini duydum. Oysa Rojda geleli 10 dakika olmuştu. Kim çaldı bizim zili diye düşünürken; Rojda’nın bağırma sesi geldi “Kim bu kız Alp?” diye… Yukarıda başka bir kız sesi ve Alp’in sesi de geliyordu ama pek anlaşılmıyordu. Fatma “Sanırım trafik karıştı.” dedi. Gelen galiba Pelin idi. Habersiz gelmişti. O sırada benim telefon çaldı. Arayan Alp idi. Açtım. “Alo, sevgilin geldi olum, neredesin?” dedi. Birden şaşkınlık geçirdim. Ayşe miydi gelen ama ses hiç benzemiyordu. Gerçi daha birbirimize aşkımızı bile ilan etmemiştik. “Sevgilim mi?” dedim şaşkın bir şekilde… “Evet, sevgilin Pelin burada… Kızı çağırmışsın, kendin yoksun.” dedi. Anlamıştım, Pelin’i benim sevgilim olarak tanıtmış. “Tamam, hemen geliyorum.” dedim ve telefonu kapattım. “Tam zamanını buldun Alp… Tamda ikna etmiştim. Öfff öff…” diyerek üzerimi giyindim. Yukarı çıktım. Çok da heyecanlıydım. Ya dilim dolaşırsa diye düşünerek kapıyı açtım.

Kapıdan içeri girdiğimde herkesin gözü benim üzerimde idi. Pelin koşarak yanıma geldi ve “Mehmet sevgilim” diye sarıldı. Pelin çok güzel bir kızdı. Benden biraz kısa ama bir bayana göre boyu uzun sayılırdı. Düzgün bir fiziğe sahipti. Fatma Hanım’ın göğüsleri kadar olmasa da gayet iri göğüsleri vardı. Yuvarlak kalçalara sahipti. Yani özetle her erkeğin sikmek isteyeceği bir bir kızdı. Benden 2 yaş büyüktü. Ben de ona sarıldım. Üzerinde kazak, altında ise dar bir keten pantolon vardı. Üzerindeki kazağa rağmen göğüslerinin yumuşaklığını hissetmek ve göt sikme hevesimin kursağımda kalmasının azgınlığı ile yarrağım kalktı. Pelin’in amcığına baskı yapmaya başladı.

Sarılmayı bıraktıktan sonra “Sevgilim özür dilerim seni beklettiğim için. Halk otobüsü çok dolaştırdı.” dedim. Yukarıda yarım kalankeyfimin intikamını almak için aklıma güzel bir fikir geldi. Bu durumu kullanmaya karar verdim.

“Çok özlemişim sevgilmi” diyerek tekrar sarıldım. Ellerim kalçarını sıkıyor, yarrağımı da amcığının olduğu böylgeye dayamıştım ve dudaklarına yapışıp ateşli bir şekilde öpmeye başladım. Pelin de sımsıkı sarılmıştı ve ateşli öpücüğüme karşılık veriyordu. Bu beni çok şaşırtmıştı. Sanırım Pelin’in hoşuna gitmişti. Zaten tam bir seks düşkünü idi. Pelin kulağıma “Beni harcamanın cezasını çekecek. Güzel bir dersi haketti.” dedi. O sırada Alp şaşkın ve öfkeli bir şekilde bize bakıyordu. En sonunda dayanamadı ve “Öhhöööö!!!” dedi. “Mehmet benimle mutfağa gel de kola dolduralım.” dedi. Beraber mutfağa girdik.

Öfkeli bir şekilde “Sen ne yaptığını sanıyorsun? Rolünü fazla abarttın. O öpüşme de nedir?” dedi. “İnandırıcı olsun diye yaptım. Artık Rojda’nın aklında soru işareti kalmamıştır.” dedim. “Neyse artık fazla abartma, kolaları içtikten sonra da Pelin’le evden çıkın.” dedi.

Kolaları doldurduk ve tepsiye koyduk. Alp’in elinde tepsiyle birlikte salona girdik. Rojda Alp’in çekyat’ında, Pelin ise benim çekyatta oturuyordu. Alp; Pelin ve Rojda’ya kolalarını ikram etti. Pelin “Teşekkür ederim enişte.” dedi. Alp “Enişte mi?” dedi. Pelin “Rojda’yı çok sevdim. Rojda artık benim kardeşim.” dedi. Ben de kolamı alıp Pelin’in yanına oturdum. Rojda “Ben de Pelin Abla’yı çok sevdim. Siz mutfaktayken biz de burada konuştuk. Pelin Abla ile Mehmet Abi aslında sikişmeyi planlıyormuş ama bizi hesaba katmamışlar. Ben de bizim de sikişmek için buluştuğumuzu, birbirimizden çekinmememiz gerektiğini söyledim.” dedi.

Pelin ve Rojda ellerindeki kolaları sehpaya bıraktı. Pelin benim elimdeki kolayı, Rojda ise Alp’in elindeki kolayı alıp sehpaya koydu. Pelin elini yarrağımın üzerine koyarak, “O koca yarrağını çok özledim sevgilim.” dedi ve dudağıma yapıştı. Ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık. O sırada Rojda ve Alp de öpüşmeye başladı. Alp bir taraftan gözü ile bizi takip ediyordu. Rojda “Çekinmene gerek yok sevgilim. Rahat ol, bana odaklan.” dedi. Alp sanırım yapacak bir şeyin olmadığını ve anın tadını çıkarması gerektiğini fark etti. Azgın bir şekilde yırtarcasına Rojda’yı soymaya başladı.

Bense çok mutluydum. Her gördüğümde yarrağımın kalmasına sebep olan seks abidesi bir kız kollarımda ve onu öpüyordum. Ben de onu soymaya başladım. Kilot ve sütyenle kaldığında ise karşımda porno dergilerdeki kadınlardan daha seksi ve daha güzel bir kız karşımdaydı. Göğüslerini sütyenden kurtardığamda ise bir doğa harikası karşımda idi. İri ve dimdik göğüsler… Göğüslerini yalamaya başladım. O sırada Rojda ve Alp’e gözüm kaymıştı. İkisi de çırıl çıplak idi. Pelin kadar olmasa da Rojda’nın da düzgün bir fiziği vardı. 150-155 boylarında ve portakal büyüklüğünde göğüsleri vardı. Kalçaları ise Pelin’in kalçarı kadar olmasa da çok güzeldi. Amcığı bir çizgi gibi duruyordu.

Pelin’in göğüslerini yalamayı bırakıp kilotunu çıkardım. Güzel bir amcığı vardı ama çok sikilmiş olduğu belli oluyordu. Amcığı traşlıydı. Hemen yalamaya başladım. Alp’de Rojda’nın amcığını yalamaya başlamıştı. İkimiz de durmadan yalıyorduk. Pelin başımı amcığına bastırıyordu. 15 dakika sonra Alp yalamayı bıraktı. Sanırım Rojda’yı boşaltmıştı. Bu işteki ustalığını göstermiş oldu. Alp yarrağını Rojda’nın ağzına verdi. O sıra da pelin de boşaldı. Pelin de benim yarrağımı ağzına aldı. Eliyle yarrağımın gövdesini okşuyor ağzıyla da başını somuruyordu. Bu işi kesinlikle Fatma Hanım’dan daha iyi yapıyordu. 5 dakikada beni boşalttı. Bütün spremlerimi damlatmadan yuttu. Yalayarak tekrar kaldırdı. Sıra bu muhteşem güzelliğin amcığındaydı. Kulağıma “Şimdiye kadar yediğim en büyük yarrak Alp’in yarrağıydı. Onun için dikkatli olursan sevinirim.” dedi. Misyoner pozisyonda yarrağımı amcığına dayadım. Hafiften ittim. Pelin “Aaağğğhhh…” diyere çığlığı bastı. Yarrağımın ucu girmişti. “Sevgilim biraz yavaş lütfen… Biliyorsun ki seninle her seferinde ilk defa sikişiyormuş gibi hissediyorum.” dedi.

O sırada Rojda’nın çığlığını duydum. “Alp ne yapıyorsun. Kökleyince çok acıdığını biliyorsun.” dedi. Bize olan öfkesini Rojda’dan çıkarıyordu. Ben de hafif hafif ittirerek girmeye çalışıyordum. Çok zevk alıyordum. Bir ataraftan gitgel yapıyordum. Diğer taraftan göğüslerini okşuyordum. Yarrağımın büyük bir kısmını sokmayı başarmıştım. O sırada kökledim ve Pelin zevkle karışık bir çığlık attı. Müthiş bir zevk alıyordum. Daracık amcığa köküne kadar sokup çekiyordum. Pelin “İkinci defa boşalmak üzereyim.” dedi. Ben de hızlanmaya başladım. O sırada Pelin ve ben aynı anda boşaldık. Alp ve Rojda’ya baktım. Alp, Rojda’nın götüne giriyordu.

“Sevgilim hiç götünden vermedin. Bu kez lütfen beni kırma…” dedim. Biliyordum daha önce Alp onu götten sikmişti. Alışkındı ama benimki daha iriydi, çekinebilirdi. “Sevgilim çok büyük yarrağın var nasıl alayım onu götüme?” dedi. Rojda “Korkma Pelin Abla, ilk seferinde biraz acır ama alışınca çok zevk alırsın.” diyerek Pelin’e cesaret verdi. Pelin de “Tamam ama dikkatli ol.” dedi.

Fatma Hanım’la yarım kalan işimi Pelin’le tamamlayacaktım. Pelin’in göt deliğini yalayarak yumuşattım önce. Daha sonra parmağımla ve iki parmağımla gitgel yapmaya başladım. Daha öncce götten çok yediği belli oluyordu. Parmaklarım çok rahat girmişti. Ve büyük an gelmişti. Domalmış pozisyonda yarrağımı götüne dayadım. Biraz ittirdim. Kaçmaması için belinden yapıştığım için, öne hamlesi işe yaramadı ve yarrağımın ucu girdi. Acı bir çığlık attı. “Lütfen biraz yavaş…” dedi. Bir kez daha ittirdim ve yarısına kadar girdi. “Aağğğhhh… Ne yapıyorsun, götümü yırttın sevgilim.” dedi. Fazla sokmadan gitgel yapmaya devam ettim. Pelin zevk çığlıkları atamaya başladı. “Daha derine sevgilim, daha derine…” diye… Ben de gaza gelip kökledim. Pelin acı bir çığlık attı. İçinde biraz bekleyip tekrar gitgel yapmaya başladım. “Müthişsin sevgilim.” dedi. “Siktiğim en dar göt seninki sevgilim…” dedim. “Başka göt de mi siktin?” dedi. “Evet” dedim ve Alp bize baktı. Alp başını çevirdikten sonra Pelin kısık sesle “Alp mi?” dedi. “Evet” dedim. “Götüm sana helal olsun.” dedi. Çok geçmeden götüne boşaldım. İlk defa bir bayan götü sikmiştim ve müthiş zevk almıştım.

Rojda ve Alp bizden önce işlerini bitirmişti. Rojda giyinmişti bile… Rojda “Benim gitmem lazım, evden merak ederler.” dedi ve gitti. Üçümüz başbaşa kaldık.

Alp “Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz?” dedi. Pelin “Ya ne yapacaktık. Senin yaptığın yamuktan sonra seninle yatar mıyım sanıyordun. Hiç olmazsa bir sikici bulmuş oldum.” Pelin de üzerini giydi ve bana ateşli bir öpücük verip gitti.

Alp “Sen benim kankamsın olum. İnsan kankasının sevgilisini siker mi?” dedi. “Kanka, o kız seni şutlayacaktı bu olaydan sonra; hiç olmazsa yabancıya gitmedi. Ayrıca ben olmasaydım; Rojda’yı da kaybedecektin.” dedim.

Pelinle sikişmemizin ertesi günü okulda Pelin’le karşılaştık. Selamlaştık. “Dün muhteşemdin. Büyük yarrağın müthiş zevk verdi.” dedi. “Sen de harikaydın.” dedim. Az ilerde Ayşe’yi fark ettim. “Gitmem lazım…” dedim. “Tamam” dedi.

Ayşe’nin yanına gittim. “Nasılsın Ayşe?” dedim. “İyiyim, sen nasılsın?” dedi. “Ben de iyiyim, sağol.” dedim. “Sevgilin çok güzelmiş.” dedi. “Hayır o benim sevgilim değil. Alp’in sevgilisi… Alp’i sordu bana… Hem benim aşık olduğum başka birisi var. Gözüm ondan başkasını görmüyor. Sen de biliyorsun.” dedim. “Kimmiş o?” dedi. “Sensin tabi ki… Ben sana aşık oldum Ayşe… Seni çok seviyorum.” dedim. “Şaka yapıyorsun, dalga geçme…” dedi. Hemen orada dudağına yapıştım. Pelin de oradaydı. O anda yakınımızda bulunanlar etrafımızı çevirdi ve alkışlamaya başladı. Pelin de alkışlayanlar arasındaydı. Artık herkes biliyordu aşkımızı…

Artık Ayşe ile daha fazla vakit geçiriyordum ama Fatma ve Pelin ile sikişmeyi de ihmal etmiyordum. Arada onlardan tavsiyeler alıyordum.

Vizelerimiz başlamıştı. Ayşe ile sık sık bir araya gelip ders çalışıyorduk. Bazen evine gidip ailesinin yanında ders çalışıyorduk. Yine öyle bir günde Ayşe’lere gittim. Annesi ve babasının acil işi çıktı ve gitti. Biz ders çalışmaya başladık. 5 dakika sonra Ayşe “Annemler gitti. Beni öpebilirsin.” dedi. Odasında ders çalışıyorduk. Dudağına yapışıp yatağına yatırdım. Üzerine uzanıp öpmeye devam ettim. Oradan boynuna indim. Kazağının üzerinden göğüslerini okşamaya başladım. “Senin olmak istiyorum.” dedi. “Emin misin” dedim. “Evet, eminim…” dedi. “Aşık olduğum insana teslim etmeyeceğim de kime teslim edeceğim kendimi… Yalnız bakireyim, hayatımda hiç seks yapmadım. Canımı yakma.” dedi. Ayşeyi hızlı bir şekilde soydum. Vücudu Pelin ve Fatma kadar düzgün değildi. Biraz balık etliydi, kısa boyluydu. İlk defa bakire birini sikecektim. Amcığını yalamaya başladım. Dilimi içinde gezdiriyordum. Ayşe inlemeye başladı. Bu şekilde 15 dakika yaladım ve boşalttım. Yarrağımı hfif yaladım ve amcığına dayadım. Hafif ittirdim. Tam çığlık atacakken dudağına yapıştım. Sadece ucu girmişti. Biraz bekledim. Hafif geri çekip tekrar ittirdim. Bağırmaması için dudağına yine yapıştım. Acı çektiği yüzünden belli oluyordu. Az daha ittirip gitgel yapmaya başladım. Yarrağım amcığında çok zor hareket ediyordu. Daracıktı. O sırada amcığından kan sızıyordu. Ayşeye söylemedim ve yarrağın yarsını gitgel yapmaya devam ettim. Hepsini sokmaya cesaret edemedim. Bu şekilde 10 dakika gitgel yaptım ve boşaldım.

Bu zevki ne Fatma ne de Pelin yaşatabilmişti. Bakire amcığın tadı bir başkaydı. Alp’in neden Rojda’dan vazgeçemediğini artık anlamıştım. Ayşe kanlı çarşafı görünce şok oldu. “Korkma aşkım, artık karım oldun. Okullarımız bitince ilk işim seninle evlenmek olacak.” dedim. Gerçekten de öyle düşünüyordum. Çünkü Ayşe, dünya güzeli olmasa bile dünya iyisiydi. Ayşe’nin çarşafını hemen makineye atıp çalıştırdık.

Artık sınavları bahane edip sık sık ayşe ile buluşuyordum. Ayşe’nin annesi ve babası evde olmadığında Ayşe ile sikişiyordum. Daracık amcığı çok zevk veriyordu. 4. sikişmemizden sonra tamamını alabilir olmuştu.

Fatma Hanım ders çalıştığımı düşündüğü için beni seks yapmaya zorlamıyordu. Zaten Alp fırsat buldukça sikişiyordu.

Vizelerimiz bitmişti. Ayşe’nin en düşük notu 90, benim 80 idi. Ramazan Ayının gelmesi ile finallerimiz de başlamıştı. Oruç da tutuyordum. Oruç tuttuğum için artık Ayşe ile sikişemiyorduk. Sadece ders çalışıyorduk. İftarda Fatma Hanım’a misafir oluyorduk. Karnımızı doyurduktan sonra da sikişiyorduk.

Final sınavlarımız bitmişti. Alp’i memleketine uğurlamıştık. Ben de ertesi gün gidecektim.

Akşam Fatma Hanım’da iftarımı yaptım. “Bu kez artık götünün tadına bakmak istiyorum.” dedim.

Hemen Fatma Hanım’ı soyup götünü yalamaya başladım. Bir parmağımla gitgel yapmaya başladım. Çok rahat giriyordu parmağım. Şaşırdım. “Parmağınla anrenman mı yapıyorsun?” dedim. ŕ aydır Alp sen olmadığın zamanlarda götümden sikiyor.” dedi. Duyunca çok kızdım. Yarrağımı tükürükledim ve götüne dayadım. Belinden yapışıp hızlı bir şekilde ittirip yarısını soktum. “Aaaaaaaaaaaaağğğğhhh…” diyerek acı bir çığlık attı. “Ne yaptın?” dedi. “Götünü ilk ben sikmek istiyordum.” dedim. Bu şekilde bir süre gitgel yaptıktan sonra sert bir şekilde kökledim. Yine bir acı bir çığlık duydum. O sırada kapıda iri yarı bir adam belirdi. 1.80 boyunda 45-50 yaşlarında bir adamdı. Sanırım kocasıydı. Hemen yarrağımı götünden çıkardım.

“Lan şerefsizler!!! Ne yapıyorsunuz? Karıma süpriz yapmak için habersiz geldim ama asıl süprizi karım bana yapıyor. Lan Orospu! Lan İbne!” şeklinde bağırmaya başladı.

Yumruğunu sıkıp üzerime yürüdü. Geri geri giderken komidine kadar gelmiştim. O sırada komidinin üzerindeki parfüm şişesi geçti elime ve serbir şekilde kafasına vurdum. O sırada yere düştü. Donumu ve pantolonumu kapıp kaçtım. Kapılar zaten açıktı.

Kapıcan çıkınca Fatma Hanımlar’ın karşı dairesinde oturan Şehmuz Bey ile karşılaştım. Muhtemelen gürültüye çıkmıştı. Şehmuz Bey 25 yaşında postanede memur idi. Bekardı ve evde tek başına yaşıyordu.

Beni görünce, “Hemen gir içeri…” dedi. Ben de hemen girdim. “Dairene çıksaydın hemen yakalanırdın. Sana ilk bakacağı yer orası… Donsuz bir şekilde buraya gireceğin aklına bile gelmez.” dedi. Hızlı hızlı ayak sesleri duyunca sustuk. Fatma Hanım’ın eşinin ayak sesleri idi. Yukarıya doğru çıkıyordu. Şehmuz Bey haklıydı. “Şimdi seni diğer dairelere de sormaya çekinir rezil olmaktan korkarlar.” dedi.

“Elbiselerim, valizim zaten hazır. Yarın dönecektim. Onları almam lazım.” dedim. “Valizin hazırsa ben 12 gibi terasa çıkar alırım. Onlar 10.30 gibi yatarlar. Komutanım yol yorgunudur.” dedi.

İçerde anadan doğma bir şekilde çekyatın üzerine oturdum. O da yanıma oturdu. “Çok güzel vücudun varmış. Hiç tüy yok.” dedi. 18 yaşında olduğum için vücudumda fazla tüy yoktu. Bacağımı okşamaya başladı. “Ne yapıyorsun sen?” dedim. “İstersen seni komutanıma vereyim. Seni tanınmayacak hale getirsin. Seni bu gece ya ben sikeceğim ya da komutan… Lan evi kümese çevirdiniz. 2-3 güne bir kızları bağırta bağırta sikiyorsunuz. Diğer günlerde de Fatma Hanım’ı… Biz de insanız lan!!!” dedi. Çaresizce boynumu eğdim. O da çırılçıplak soyundu. Yarrağı benimkinden küçüktü ve Alp’in yarrağından biraz büyüktü. Sanırım 17cm falandı.

Yarrağını ağzıma dayadı. Alp’in yarrağını bile yalamamıştım ama bunu yalamak zorundaydım. İğrene iğrene ağzıma aldım ve somurmaya başladım. 5 dakika sürmeden ağzıma boşaldı. Tuzlu bir tadı vardı. Koşa koşa lavaboya gittim ve kustum.

Geldiğimde yarrağını kaldırmış bekliyordu. Domalmamı istedi, domaldım. Önce götümü tükürükledi ve yarrağını dayadı. Hafif zorlamayla yarrağının yarısını soktu. “Sen daha önce götten vermişsin.” dedi. “Evet, Alp ile birbirimizi sikiyorduk. Yarrağını tekrar ittirdi ve köküne kadar soktu. Alp’le sikişmelerimizden daha zevkliydi. Bu şekilde 10 dakika daha gitgel yaptı ve boşaldı. 15 dakika dinlendikten sonra bir posta daha sikti.

Saat 12’de benim valizimi alıp geldi. Sabah erkenden çıktım. Otogar’a gittim. 8’e bilet aldım. Ayşe’ye mesaj gönderdim. Saat 8’e çeyrek kala Ayşe geldi. Gitmeden son kez sarıldım ve helalleştik. Saat 8’de otobüse bindim.

Memlekete gittim. Memlekette annemin yemeklerini özlediğimi farketmişim. Makarna yemekten bıkmıştım. Arada ailemden gizli Ayşe ile mesajlaşıyordum. Ramazan Bayramı gelmişti. Bayramlaşmak için Alp’i aradım. Alp’e o gittikten sonra olanları anlattım. “Başının çaresine bakacaksın. Ben yatay geçiş yaptım Marmara’ya” dedi. Kalacak bir evim yoktu, ev arkadaşım yatay geçiş yapmıştı. Tek başına ev tutacak parayı babam vermezdi. Yine de babama Alp’in yatay geçiş yaptığını, tek kaldığımı söyledim. Babam ya yurtta kalmamı ya da ev arkadaşı bulmam gerektiğini söyledi. Ev sorununu çözmek için erken dönmeye karar verdim.

Diyarbakır’a döndüm. Fatma Hanım benim eşya’ları satıp parasını hesabıma yatırmıştı. Gerçi fazlasıyla yatırmıştı. Bizim eşyaların ederinin 4 katını yatırmıştı. Yeni ev tutmak istesem eşya sıkıntım olmazdı. Önemli olan ev arkadaşı idi ya da tek başına altından kalkabileceğim bir ev… Öylesi bir ev de okula uzak olacaktı. Kampüs şehir dışında olmasına rağmen eğitim fakultesi çarşıya yakındı.

Ayşe’ye sordum, bana ev arkadaşı önerebilir mi diye? O da bir kaç arkadaşını aradı. Olumsuz yanıtlar aldı. Tek çare kalmıştı o da yurt… Devlet yurduna gittim, boş yer olmadığını söylediler. Devlet yurdundan suratım asık bir şekilde çıktım. Kara kara düşünmeye başladı. Gece nerede kalacaktım, sokakta mı yatacaktım? Benim kara kara düşündüğümü gören birisi yanıma geldi. Son sınıf ilahiyat öğrencisi olduğunu söyledi. Derdim in çözümünü bildiğini söyledi. Cemaat yurdunda kalmamı teklif etti. Mecburdum, sokakta kalamazdım. İsminin Ahmet olduğunu öğrendiğim arkadaşla yurda gittik. Bana bir oda ayarladılar. Oda 4 kişilikti. Tatil olduğu için henüz boştu ama 2 kişi daha gelecekmiş odaya okul açılınca.

Yurt okula biraz uzaktı. Halk otobüsü ile 20 dakika sürüyordu. Gerçi halk otobüsü çok dur kalk yapıp, çok dolaşıyordu. Yurdun yemeklerinden memnundum. Hergün farklı yemekler… Okul açılmıştı ve diğer iki oda arkadaşım da gelmişti. Biri Adanalı, diğeri Yozgatlı idi. İkisinin de ilk seneleriymiş. Zaten üst sınıfları pek yurtta barındırmıyorlarmış. Cemaat evlerine yolluyorlarmış. Adanalı arkadaşın ismi Hakan idi. Sınıf öğretmenliği okuyordu. Yozgatlı arkadaş Hukuk okuyordu. İsmi Mevlüt idi. Mevlüt çok ciddi takılıyordu. Onunla pek muhabbet edemiyordum ama Hakan ile çok iyi anlaşıyorduk. Hakan benim gelmeme sevindiğini, çok sıkıldığını belirtti. Dersler artık başlamıştı. Saatlerimiz uyuştuğu zamanlarda Hakan ile gidiyorduk okula…

Okulun 3. günü öğle arası kantinde karnımı doyurduktan sonra Pelin ile karşılaştım. Ayaküstü biraz muhabbet ettik. Beni, benimle sikişmeyi çok özlediğini söyledi. Okulun bodrum katında boş sınıflar olduğunu söyledi. Hemen indik. İkimiz de belden aşağımızı soyunduk. Acelemiz vardı Kimse gelmeden halletmeliydik. Amcığını tükürükledim ve hafiften ittim. Bağırmasını istemezdim. Hafif hafif gitgellerle köküne kadar soktum. Yarrağım amcığına alışınca hızlı hızlı gidip gelmeye başladım. Korku ve zevk birbirine karışmıştı. Sikişmemiz 10 dakika sürdü ve boşaldım. Tam giyinirken Ayşe geldi. “Ne yapıyorsunuz siz?” dedi.

Ayşe olayın ardından beni terk etti. Affetmedi. Bu arada ev aramaya da devam ediyordum.

Bir gün öğrenciye kiralık ev diye bir yazı gördüm. Koşa koşa ev sahibine gittim. 2+1 mutfağı, banyosu, tuvaleti ve şohbeni olan kaloriferli ve eşyalı bir evdi. Fiyatı tek başına bile kalabileceğim bir miktardı. “Neden bu kadar ucuz?” dedim. “Hayır işlemek istiyorum dedi. Herşeyiyle uygundu, üstelik okula da yakındı.

Hakan’a ev fikrini daha önce açmıştım. Uygun birşey bulursan otururuz demişti. Hakan’a evi gösterdim çok beğendi. “Hemen yerleşelim.” dedi. “Yalnız ben eve bazen Pelin’i getirebilirim. Ararım sen de evden çıkarsın.” dedim. “Bu soğukta dışarı nasıl çıkayım?” dedi. “Öyleyse odana geçersin ses çıkarmazsın.” dedim. “Tamam…” dedi.

Yurttan eşyalarımızı aldık ve eve yerleştik. Ben ertesi gün Pelin’i eve getirdim. Tabi ki Hakan odasına geçti. Salonda Pelin ile öpüşmeye başladık.

Pelin “Ayşe ile ayrılmanıza çok sevindim. Daha önce okul bahçesinde Ayşe varken benden uzak duruyordun. Şimdi kol kola geziyoruz.” dedi. Gerçekten de öyle olmuştu. Okulda herkes bizi sevgili olarak bilmeye başlamıştı. Sınıf arkadaşlarımın bana gıpta ile bakıyordu. Bu da benim gururumu okşuyordu. “Aslında ayrıldığımızda çok üzülmüştüm ama şimdi daha huzurluyum. Ayrıca senin gibi güzel bir kızın gözlerine her gün bakabiliyorum.” dedim.

Pelin’i soydum. Önce boynunun altından göğüslerine doğru öpmeye başladım. Göğüslerini biraz emdikten sonra amcığına indim. Amcığını yalamaya başladım. İçinde dilimi gezdiriyordum. Pelin inlemeye başladı. “Yeter artık o iri yarrağını amcığımda istiyorum.” dedi.

Yarrağımı ağzına verdim. Biraz yaladı ve somurdu. Sonra amcığına dayadım. Artık amcığı yarrağıma iyice alışmıştı. Çok zorlanmadan yarrağı aldı. Gidip gelmeye başladım. “Artık senin yarrağından başka yarraktan zevk alamıyorum. Senin yarrağına aşık oldum.” dedi. Rahat rahat sikişmeyi çok özlemiştim. Bir süre sonra muhteşem bir zevkle boşaldım. O sırada Hakan’ın odasının kapısı açıldı.

Hakan “Çok azdım. Ben de sikmek istiyorum.” dedi. Pelin elbiseleri ile göğüslerini ve amcığını kapatmaya çalıştı. “Hani evde kimse yoktu?” dedi. “Hakan saçmalama…” dedim. Pelin alelacele giyinip çıktı.

“Ne yaptın oğlum? Kızı kaçırdın. Bir daha bana güvenmez artık.” dedim. “Çok özür dilerim. Sizi kapıdan izliyordum. Kızın fiziği muhteşemdi. Sizi izlerken azdım. Belki bana da verir diye çıktım.” dedi.

Alp ile tanışmadan önceki halimi düşündüm ve anlayış gösterdim. Acaba Alp’in bana yaptığı kıyağı mı yapsaydım? Yapmaya karar verdim.

“Sana bir teklifim var. Biliyorum abazasın. Abazalığını giderebiliriz. Am yoksa göt var. Sen beni, ben de seni sikeyim.” dedim. Kabul etti. Ben zaten çıplaktım. Hakan da soyundu. Esmer bir teni vardı. Yarrağını görünce çok şaşırdım. Alp’in yarrağından daha küçüktü. Muhtemelen 13-14 santimdi. Önüne domaldım. Götümü tükrükledi. Yarrağının ucunu dayadı. İttirmesiyle rahatlıkla girdi. Bu şekilde bir süre gitgel yaptı. 2 dakikada boşaldı. Sonra götümden çıkardı yarrağını…

“Sıra bende…” dedim. “Senin yarrağın çok büyük alamam.” dedi. “Böyle anlaşmamıştık.” dedim. Ne kadar ısrar ettimse de sikememiştim.

Gece oldu yattık. Gecenin bir yarısı zil çaldı. Kalktım. Hakan da kalkmıştı. Şaşkın şaşkın bakıyorduk. Diyafonu açıp “Kim o” dedim. “Neriman yok mu Neriman” dedi. “Yalnız geldiniz sanırım.” dedim. “Sen pezevengi misin?” dedi. Diyafonu kapattım. Dışarıdan bağırmaya başladı. Polisi aradık. Polis geldi adamı götürdü. Ertesi gün okulda araştırdık. Meğer esk**en orada Neriman isminde orospu oturuyormuş. Ev sahibi öğrendikten sonra evden atmış ama kırıkları her gece oraya düşüyormuş. Neyse dersini almıştır adam dedik.

Sandığımız gibi olmadı. Her gece başka bir kırığı gelip rahatsız ediyordu. Hakan dayanamadı yurda döndü. Ben yurtta kalmak istemiyordum. Ev bulmalıydım.

Acil bana uygun fiyatlı bir ev lazımdı. Tek yardım isteyebileceğim insan Fatma Hanım vardı. Doğruca ona gittim. Kapıyı çaldım. Ben olduğumu öğrenince, gitmemi istedi. “Mecbur kalmasaydım gelmezdim, nolur al içeri…” dedim. Kapıyı açtı, etrafı kolladı ve içeri aldı. Üzerinde pijamaları vardı. Sanırım sütyen giymemişti. Göğüs uçları belli oluyordu. Göğüslerinin iriliği yeteri kadar tahrik ederken, göğüs uçları da belli olunca yarrağım kalktı. Kaçamak bakışlarla yarrağımı kesiyordu. Derdimi anlattım.

“Sen gittikten sonra kocamdan çok fena dayak yedim. Bir hafta sokağa çıkamadım. Kocamın izni bitti, sapık komşum Şehmuz tecavüz etti. Polise şikayet ettim. Hapse girdi. Polisler tutukladığında ‘Genç delikanlılarla sikişiyordu.’ dedi. Milletin yüzüne bakamıyordum uzun süredir. Sapık zaten hapiste intihar etti. Dedikodusu hala dolaşıyor. Yeni yeni unutulmaya başladı. Biraz birikmişim var. Sana onu vereyim. 2 yıl kira derdi çekmezsin. Bir daha buraya uğrama.” dedi.

Parayı aldım. Çarşının göbeğinde kiralık tabelalarına baktım. Kaloriferli bir stüdyo daire buldum. 1 + 1 daire idi. Salon ve mutfak bir aradaydı. Banyo tuvalet de bir aradaydı. Ev sahibine 6 aylık peşin verince hemen evin anahtarlarını verdi. Eve 2 çekyat, bir karyola, buzdolabı, tabak, çanak, vs aldım. Televizyon ve VCD aldım. Paranın yarsını harcamıştım. Diğer yarısını bankaya faize yatırdım.

Evde yalnız başıma oturuyordum, keyfim yerinde idi. Her gün film kiralayıp izliyordum. Faize yatırdığım para dışında babamın kira ve harçlık olarak gönderdiği paralar da olunca para sıkıntısı çekmiyordum.

Aşk hayatında işler o kadar yolunda gitmiyordu. Ayşe sınıfımızdan Diyarbakır’ın yerlisi olan Adem ile çıkıyordu. Çok geçmeden nişanlandılar. Pelin ise İngilizce bölümünden bir asistan ile çıkmaya başlamıştı.

Abazalık iyice başıma vurmuştu. Eve taşınalı 2 ay olmuştu. Vizeler yeni bitmişti. 1. dönem kadar başarılı değildim ama hiç 50’nin altında notum yoktu. Derslere vermiştim kendimi… Kaçırdığım derslerin notlarını alıp telafi edecek, daha yüksek notlar alacaktım.

Sınıfımızda Elif isimli Ayşe’nin boylarında ama gayet güzel ve düzgün fizikli bir kız vardı. Çok başarılı değildi ama not tutuyordu. Ondan istedim, “Fotokopi çektirip yarın getiririm.” dedim. Kırtasiyeye gittim. Fotokopi çektirirken tanıdık bir ses Ŕ.5 kalem ucu alabilir miyim?” dedi. Dönüp baktım, Rojda idi. Beni görünce tanıdı. Başımızla selamlaştık.

Kırtasiyeden çıktığımızda bana Alp’i sordu. “Yatay geçiş yaptı.” dedi. “Yalan söylüyorsun.” dedi. “Benim eve çıkalım, sana anlatırım.” dedim. Rojda’yı yatağa atmak niyetindeydim.

Benim eve çıktık. “Bana söz vermişti. Evlenecektik. Bekaretimi ona vermiştim.” diye ağlamaya başladı. Çekyata oturduk, başını omzuma koydu ve ağlamaya devam etti. Ben de saçını okşamaya başladım. “Beni de yüzüstü bıraktı. 2 aya yakın kalacak yer sıkıntısı çektim.” dedim. Hafiften elimi beline doğru indirdim. Diğer elimi bacağına koydum. “Pelin Abla’nda beni terketti. Asistanla çıkıyor. Seninle aynı kaderi paylaşıyoruz. Hatırlar mısın? Bir çekyatta sen ve Alp, diğerinde ben ve Pelin sikiştiğimiz günleri… Şimdi onlar başkaları ile sikişiyor, ikimiz yanlızız.” dedim ve bacaklarını okşamaya başladım. Sonra hiçbirşey söylemeden öpüşmeye başladık. Kısa zamanda ikimizde çırılçıplak olduk. Rojda’nın muhteşem vücudu elimin altındaydı. Küçük göğüslerini okşamaya başladım. Boynuna öpücükler kondurup göğüslerini emdim. Daha sonra amcığına indim. Amcığına dilini soktum. Daracıktı. Biraz yaladım ve yarrağımı misyoner pozisyonunda amcığına dayadım. Hafif bastırdım, çığlığı bastı. Çığlık atamasından korkmuyordum. Çünkü altımızda kasetçi vardı. Sürekli müzik çalıyordu. “Acıyor, acıyor…” demeye başladı. “Alp’in küçük yarrağından sonra bu yarrak büyük geldi. Amcığında uzun zamandır yarrak görmediği için daralmıştır iyice… İlkince acı çekersin, daha sonraçok zevk alırsın.” dedim. Tekrar ittirdim yarrağımı, yine çığlık attı. Çığlıklarına aldırmadan gitgel yapıyordum. Her defasında daha derine giriyordum. Ayşe ile ilk sikişmemizde aldığım zevki alıyordum. Amcığı yarrağını çok fena sıkıyordu. Gitgel yaparken sonunda köküne kadar sokmayı başarmıştım. Artık Rojda da acı ile karışık zevk çığlıkları atıyordu. “Harikasın erkeğim… Çok zevk alıyorum.” dedi. Çok geçmeden ikimiz de aynı anda boşaldık.

Önüme domalttım ve götünü yalamaya başladım. Parmağımla önce götünü alıştırdım. Gitgel yapmaya başladım. Sonra iki parmağımı sokup gitgel yapmaya başladım. Yarağımı götüne dayayıp hafifçe ittirdim. Öne kaçmaması için beline sarılmıştım. Acı bir çığlık attı. “Çıkar, çıkar… İstemiyorum.” diye bağırdı. “Az dayan, az öncede acımıştı bak nasıl zevk aldın.” dedim. Hafif hafif gitgel yapmaya başladım. Her seferinde daha derine sokuyordum. Son bir hamle ile kökledim. “Yandım… Yırttın götümü…” dedi. Aldırmadan gitgele devam ediyordum. Bir süre sonra müthiş bir zevkle boşaldım. İkimiz de duşa girip yıkandık. Rojda’yı evine yollayıp ders çalışmaya başladım.

Ertesi gün Elif’in defterini teslim ettim ve teşekkür ettim.

Rojda ile artık fırsat buldukta sikişiyorduk. O da yarağıma alışmıştı. Çok acı çekmiyordu yarağımı alırken.

Finaller başlamıştı. Rojda’nın da son yazılıları başlamıştı. Sikişmelerimize ara vermiştik. Analiz sınavında Elif yanımdaki sırada oturuyordu. Sınava çok iyi çalıştığım için kağıdımı 10 dakikada doldurmuştum. Baktım Elif sorulara bakıp kara kara düşünüyor. Hemen önümdeki kağıdı ona verip, onun kağıdını aldım. Hoca fark etmemişti. Onun ismini silip kendi ismimi yazdım kağıda, o da benimkini silip kendi ismini yazdı. Sınav çıkışında çok teşekkür etti. Kantinde karşılıklı çay içtik. Gözlerime tatlı tatlı bakıp gülümsüyordu. Birbirimize telefon numaralarımızı verdik. Akşamları telefonda sohbet ediyorduk. 2 sınavda daha kağıt değiştik. Sınavların sonuçları açıklanmıştı. İkimiz de tüm derslerden geçmiştik. Yine de çok üzülüyorduk, çünkü önümüzde 3 aylık yaz tatili vardı.

Gitmeden önce son akşam Rojda ile buluşup doya doya sikiştik.

Yaz tatili için köye dönmüştüm. Köyde bahçe işleri ile uğraşıyordum. Bazen telefon’da Elif ile konuşuyorduk. Elif Urfalı idi… Babası kamyon şöförü idi. Onun için deniz kenarına gidip tatil yapamıyordu. Evde oturup televizyon izliyordu. Annesi evde olmadığında ise benimle dertleşiyordu. Ağustos ayı geldi. Bizim köyün zenginlerinden Ali’nin sınav sonucu açıklandı. Dicle Tıp Fakultesi kazanmıştı. Annesi Hatice Teyze köyümüzdeki tüm kadınlar gibi kapalıydı. Zamanında köyün en güzel kızıymış. Gerçi hala çok güzel. Ali’nin Babası ile evlendiğinde 16 yaşındaymış. Şu anda 35 yaşında ama en fazla 27-28 yaşında gösterir. Çok düzgün bir vücudu, incecik beli, iri göğüsleri ve fazla büyük olmayan kalçası vardı. Gördüğüm en iri göğüslere sahipti. Bize her misafirliğe geldiklerinde yarrağımı zapt etmekte güçlük çekerdim. Tuvalete gidip mastürbasyon yapardım. Ali tek çocuktu. Halil Amca (Babası) ve Hatice Teyze onu el üstünde tutardı.

Halil Amca, Ali’yi de alıp bize geldi. Tebrik ettik. Her konuda yardım edebileceğimi söyledim. Babası Ali’nin benim yanımda kalmasını istedi. Ben kem küm ederken; babam “Çok iyi olur, birbirlerine yoldaş olurlar.” dedi.

Bir hafta geçmiş, kayıtlar başlamıştı. Ali ve Babası ile Diyarbakır’a gittik. Ali’nin kayıdını yaptık. Benim eve geldik. Halil Amca Evi hiç beğenmedi. Küçüktü, kasetçinin üzeriydi, gürültülüydü. Ders çalışmaya hiç elverişli değildi. Nispeten daha sakin bir semt olan Çamlıca’da ev tutmaya karar verdik. 2+1 bir daire bulduk. Çok güzel bir daireydi. Çok lükstü. Kira çok pahalıydı. “Ben burada kalamam. Çok pahalı…” dedim. Önemli değil, kirayı ben karşılarım. Sen yeter ki Halil ile kal. Halil sana emanet.” dedi. Gece benim evde yattık. Ertesi gün karyola, yemek masası ve bilgisayar aldık. “Okul açıldığında telefon ve internet bağlatırsınız.” dedi Halil Amca… Eşyaları yeni eve yerleştirdikten sonra Karaman’a döndük.

Hatice Teyze Ŗ-3 ay ben onlarla kalayım, oğlum alışana kadar…” dedi. İçimden “Şimdi hapı yuttuk. Hayatta eve kız atamam artık.” dedim. Zaten yaz tatilinde yarrağım amcık yüzü görmemişti, elim mastürbasyon yapmaktan nasır tutmuştu. Okul açılacak 2-3 ay daha amcık yüzü göremeyecektim.

Okullar açılmış, Diyarbakır’a gitmiştik. Eve gittik. İlk gün dışarıdan yemek söyledik. Ali ve ben odalarmızda Hatice Teyze ise Salon’da yattı. Sabah Hatice Teyze’nin sesi ile uyandım. “Hadi kalkın kahvaltı hazır diye seslendi antreden… Yataktan kalktım, odadan çıkınca Hatice Teyze’yi gördüm. Başı açıktı ve üzerinde çiçekli pembe bir pijama vardı. İlk defa Hatice Teyze’yi başı açık görüyordum. Sarışın olduğunu ilk o zaman öğrendim. Pijama içinde iri göğüsleri daha fazla dikkat çekiyordu. Yarrağım kalkmış pijamamı zorluyordu. Şaşkın birşekilde yarrağıma baktı ve mutfağa doğru gitti. Ben de lavaboda elimi yüzümü yıkadıktan sonra mutfağa gittim. Muhteşem bir kahvaltı sofrası vardı. Sucuklu yumurta, domates, salatalık, bal reçel, patates kızartması, peynir… İlk defa böyle geniş bir kahvaltı görmüştüm. Sabah kapıcıya sipariş vermiş malzemeleri… Karnımızı doyurduk. Üzerimizi giyinip çarşıya çıktık. 100 m ileride Migros vardı. Migros’tan temizlik malzemeleri aldık. Eve döndük ve temizlik yapacaktık. Ali “Anne sinemada güzel bir film var. Ben onu izlesem olur mu?” dedi. Hatice Teyze “Tamam git, biz hallederiz temizliği…” dedi. Ali gitti. Ben üzerimi değişmek için odama, Hatice Teyze de Ali’nin odasına girdi. Kilot ve atlet giymeden penye şort ve tşört giymiştim. Odadan çıktığımda şok olmuştum. Hatice Teyze de şort ve kısa kollu tişört giymişti. Çok seksi görünüyordu. Bembeyaz ve pürüzsüz bacaklara sahipti. Görüntü yine yarrağımı kaldırmaya yetti. Penye şort giydiğim için yarrağım tüm hatları ile belli oluyordu. Gözlerini yarrağıma dikti ve “Oha o ne öyle?” dedi. Azgınlığın verdiği cesaretle donumu indirdim ve “Yarrak, hiç görmedin mi?” dedim. “Çek şu şortunu…” diye azarladı. Korkumdan hemen çektim. “Sen azdın galiba… Hiç sevgilin yok mu?” dedi. “Var ama sen varken onunla sikişemem.” dedim. “Haklısın. Dışarıda da yol bilmem, iz bilmem… Sikilmene izin vermezsem de sen bu azgınlıkla beni sikersin” dedi. Onu bir gün sikeceğimi anlamıştım ama o bugün değildi. “Ali derse gittiğinde ben sevgilimi getiririm. Sen de Ali’nin odasına geçersin.” dedim. “Olur.” dedi. O gün temizliğimizi yaptık.

Bir hafta sonra okullar açıldı. Rojda’nın okulu bizim eve yakındı. Rojda’nın okulun önüne geldim. Rojda beni kapıda görünce koşa koşa geldi. Üzerinde okul kıyafetleri vardı. Görmeyeli göğüsleri ve kalçaları biraz daha irileşmişti. Onu bizim eve götürdüm. Eve girdiğimizde “Yeni evin hayırlı olsun. Güzelmiş.” dedi. Onu salona aldım. Salonda soymaya başladım. “Çok seksisin, çok güzelsin…” dedim. “Senin o iri yarrağını çok özledim.” dedi. Ben de soyundum. Çırılçıplak oldum. “Senin yarrağın daha da büyümüş.” dedi. Salondaki vitrinin çekmecesinde mesura vardı. Onunla ölçtüm. 22cm olmuştu. ൞cm olmuş. 2cm uzamış.” dedim yüksek sesle…

Rojda’yı odama götürdüm. Yatağıma yatırdım. Ali’nin odası ile yan yana idi. Hatice Teyze’nin duymasını istiyordum. Amcığını yalamaya başladım. Rojda yüksek sesle inliyordu. 15 dakika yaladım ve boşaldı. Yarrağımı amcığına dayadım. Amcığı uzun zamandır sikilmediği için daralmıştı. Yarrağım girerken çok zorlanıyordu. Rojda çığlığı bastı. Yarrağımı gitgellerle zorladım. Yarrağın tamamını sokmam 10 dakikamı aldı. Köküne kadar soktuktan sonra 10 dakika kadar gitgel yaptım ve boşaldım.

Sıra götüne gelmişti. Götünü tükürükledikten sonra parmağımla alıştırdım. 2 parmağımla bir süre gitgel yaptıktan sonra yarrağımı dayadım. Hafif ittirdim. Çığlığı bastı. Ucu girmişti. Zorlaya zorlaya giriyordum. Çığlıklarına aldırmıyordum. Sonunda köküne kadar girmiştim. Acı ve zevkle karışık çığlıklar atmaya başladı. Bir süre gitgel yaptıktan sonra boşaldım.

İkimiz de duşa girip yıkandık. Rojda’yı giydirip gönderdim.
__________________

Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

Bir Cevap Yazın