yılbaşında kocam işe gidince komşum beni sikti!

Yaşadıklarımı birilerine anlatmaktan çok utanacağımı düşünüyordum, fakat buradaki diğer hikayeleri okuyunca yazmaya karar verdim. Biz Bursa’da oturan, kendi halinde yaşayan bir çiftiz. İki yıl önce evlendik. Kocamla birbirimizi çok seviyoruz. Ben 21, kocam 28 yaşında. Ben kocamdan başkasıyla hiç beraber olmadım, olmayı da aklımdan bile geçirmedim. Çünkü kapalı bir çevrede yetiştik. Bu arada kocam Hüsnü sekse pek düşkün değildir. Çoğu zaman ben ona yaklaşırım. Apartmanda sadece görüştüğümüz Aysel ablalar vardı. Onlarla çok samimiydik. Herşeyimizi paylaşırdık. Her sırrımızı paylaşırdık. Hatta cinsel yaşantımızı bile. Kocası Osman abi kamyon şoförüydü. Yola çıkardı sürekli. Yoldan döndüğünde Aysel ablayı sevişmekten perişan ettiğini, her gece onunla seviştiğini anlatırdı. “Üzerime bir çıkar benim pestilimi çıkarır.” derdi. O bunları anlatırken aklıma Hüsnü’nün isteksiz hali gelirdi. Osman abi iri kıyım bir adamdı. Aysel abla kocasının ona artık yaşlanmaya başladığını, eski tazeliğini koruyamadığından falan bahsedermiş. Aysel abla 40 yaşlarında falandı. Bir hafta sonra yılbaşıydı. Aysel ablalar bizi o gece için davet ettiler. Onlar eğlenmeyi seven, neşeli insanlardı. Hüsnü’ye söyledim. Hüsnü bir metal üretimi yapan fabrikada çalışıyordu. “Tamam gidelim, ama o gece benim gece çalışmam gerekebilir.” dedi. Ben de, “Olsun, o saatte biz de kalkarız zaten.” dedim. Yılbaşı gecesi akşam saat 20:00 gibi onlara gittik. Hüsnü gece çalışacaktı. Bunu onlara anlattı. Fakat onlar, “Hüsnü sen istediğin yere git, bu kızın ne suçu var, o gitmez bizle girer yeni yıla. Gerekirse bizde kalır. Olmaz öyle şey!” dediler. Hüsnü mecburen kabul etti. Saat 22:00’ye kadar eğlendik, tombala falan oynadık, yedik içtik. Saat 22:30 gibi ben Hüsnü’yü yolcu ederken, onlar da kapıya kadar uğurladılar. Hüsnü gitti, ama ben tedirgin oldum, kocam yoktu. Biz içeri girdik ve televizyonda müzik ve eğlence proğramını izlemeye devam ettik. Bir ara Aysel abla odaya gitti, döndüğünde üzerinde ince bir gece elbisesi vardı. “Aman sıkıldım dar elbiseden, şimdi rahatladım. Sen de ince birşeyler istermisin?” dedi bana. Ben de, “Ben böyle iyiyim.” dedim utanarak. Aysel abla, “Aaaa olurmu? Ben böyle sen öyle. Hemen sana da bulalım!” dedi. “Bilmem ki nasıl olur?” dedim. Odaya gittik. Aysel abla dolabından ince bir askılı elbise çıkardı. Çok açık saçık bir elbiseydi. Ben başörtülü bir kadınım, nasıl olacaktı, “Ben onu giyemem abla!” dedim. Fakat zorla başörtümü çıkardı, “Kızım bu gece yılbaşı, bırak köylülüğü, gönlünce eğlen, bak bize takıl sabaha kadar!” dedi. Verdiği elbisenin etekleri kısaydı, bu geceye kadar böyle elbise giymemiştim. Sıkılyordum. Odaya girerken çıplak hissettim kendimi. Bir de kocamdan başka bir erkek vardı yanımızda. Ama neyse, o benim abim sayılırdı. Saat 24:00’e çeyrek vardı, Aysel abla mutfağa çağırdı beni, “Güzel bir yılbaşı sofrası ve mezesi hazırlayalım, bana yardım edermisin? Osman abin içmeden durmaz, bakarsın biz de atarız bir iki duble belki, olmaz mı?” dedi. “Ben içkiyi hayatımda hiç ağzıma sürmedim abla, siz için!” dedim. Sofrayı hazırladık. Saat 24:00’e saniyeler kala Aysel abla ile Osman abi beni de ayağa kaldırıp, geri saymaya başladılar. Osman abi bir koluna Aysel ablayı, bir koluna da beni takmıştı. Yüksek sesle sayıyorduk, ben de onlara katılmıştım. “Sıfır!” deyince Osman abi Aysel ablayı sarılıp kucağına aldı, kaldırıp öptü. Hatta uzunca dudağından öptü. Sonra bana yöneldi, beni de kucaklayıp, “Mutlu yıllar!” deyip beni de yanaklarımdan, ama dudağıma yakın öptü. İçim bir tuhaf oldu. Ben ne yapıyordum? Kimse inanmazdı şu olanlara. Hoşuma gitti, ilk defa böyle değişik bir yılbaşı kutluyordum. Sonra oturduk, ben Aysel abla ile konuşurken, Osman abi içki içmeye başladı. “Bayanlar size de dolduruyorum!” dedi. “Ben içmem, siz için!” dedim. İkisi kadeh tokuşturup içmeye başladılar. Hem sohbet ediyor, hem yiyor, içiyorduk (ben meyvasuyu içiyordum sadece). Osman abi sürekli eşine takılıyor, ona el şakaları yapıyor, kucaklıyor, öpüyordu. Bir ara ikisi de bana, “Meyvasuyuna biraz Votka katalım, bak sen de seveceksin, eğer hoşuna gitmezse içme!” dediler. Artık ısrarları üzerine kabul ettim. Önce tadı değişik geldi, ama biraz içince hoşuma gitti. Ama sarhoş olurum diye korktuğum için, bir bardaktan fazla içmeyecektim. Osman abi, “Cenaze evindemiyiz yaa, oturmaya mı geldiniz buraya, hadi biraz da oynayın bakalım!” dedi ve oryantal bir CD koydu. Aysel abla beni de zorla kaldırdı ve başladı kıvırtarak oynamaya. Ben utandım, yüzümün kızardığını söylediler. İçkinin tesiriyle kendimi koyverdim, aslında iyi oryantal yapardım. Aysel abla, “Kız sen dansözlere taş çıkartırsın valla, bu ne güzel oynayış!” dedi. Osman abi de, “Aysel bu kızda ne cevherler varmış da haberimiz yokmuş!” dedi. Az sonra Osman abi de kalktı bizimle oynadı. Sonra oturduk ve oynamayı nasıl öğrendiğimi sordular. Ben de kızlar arasında oryantal yarışı yaptığımızı, sürekli oynadığımızı anlattım. Aysel abla, “Biraz da romantik takılalım kocacığım!” deyip, slow bir CD koydu. Odanın büyük ışıklarını södürüp, küçük mum ışığı tipindekini yaktı sadece ve ışığını da loş hale getirdi. Osman abiyle dansa kalktılar… Kafaları da çakırlaşmıştı. Dans erlerken öpüşüyorlar, elleri de birbirinin vücudunu okşuyordu. Osman abi bir ara eşinin boynunu yaladı. Beni fark etmiyorlardı sigara dumanı ve loşluktan. Ben çaktırmadan onları seyrediyordum. Aysel abla elini kocasının önüne atmış, sikini okşuyordu. Dudakları biririnden ayrılmıyordu. Az daha biribiriyle sevişeceklerdi. Aysel abla benim sıkıldığımı fark etmiş olacak ki, “Ben yoruldum!” dedi. Ama Osman abi, bırakmak istemedi. Aysel abla da, “Biraz da Oya ile dans et hadi, onu kaldır dansa, ben de masadakileri toplayıp mutfağa götüreyim!” dedi. Otururlarken Osman abi bana, “Oya hadi dans edelim!” dedi, elini uzattı. Ne yapacağımı şaşırdım, istemeden elimi uzattım ona. Dansa başladığımızda Aysel abla da masayı toplamaya başladı… Osman abi yeni yıldan neler beklediğimi falan soruyordu. Yüzü yüzüme değecek gibiydi. Nefesini hissediyordum. Vücudumuz değiyordu zaten. İçimde birşeyler kıpırdıyor, fakat ben duygularımı bastırmaya çalışıyordum. Osman abi konuşmaya devam ediyordu. İlk defa bana bu kadar yaklaştığını ve beni çok sevdiklerini anlatırken, elini belimde gezdiriyor, kalçalarımı okşuyordu. “Ne güzel oynadın öyle, vücudun da çok güzelmiş, aslında hep böyle giyinsen ya!” dedi. Ben de, “Açık giyinirsem kocam kızar!” dedim. “Ama çok düzgün fiziğin var, insanlar da görsün bu güzelliğini, bak biz de sevindik!” dedi. İçim yine tuhaf oldu. Başka bir erkek beni beğendiğini söylüyor ve beni okşuyordu. Bu arada Osman abi eşini izliyordu. Ona meyva hazırlamasını söyleyip mutfağa gönderdi… Aysel abla gidince, Osman abinin hareketleri serbestleşti, elini kalçama indirdi. Beni yanağımdan öptü, “Oya çok güzelsin!” deyip dudağımdan öpmeye çalışırken, ben geri çektim kendimi. Elini bacaklarıma indirdi, zorla öpüyordu. Ben kendimi kaçırırken birden dudaklarım onun dudaklarına değdi ve Osman abi de hemen yapıştı dudaklarıma. Kocamdan başka bir erkekle hiç öpüşmemiştim. Tadı farklıydı. Tükrüğü, dudaklarıma yapışıp içine çekmesi değişikti. Ben yine kendimi toparladım, “Oturalım!” dedim. Ben oturunca, o direk mutfağa gitti…Aradan bir süre geçti, kimse gelmeyince, yavaşça mutfağa yöneldim. Mutfağın kapıdan içeriye baktım ki, aman Tanrım! Osman abi beni öpüp okşayamayınca, gitmiş hevesini karısından çıkarmaya çalışıyordu. Arkasında eteğini kaldırmış, külodunu dizine kadar indirmiş, amını yalıyordu. Aysel abla da, “Yapma Osman, içeride kız var!” diyordu. Osman abi de, “Siktirtme kızını lan, mazaret dinlemem ben, seni sikmeden bir adım atmam buradan!” diyordu. Hemen aysel ablayı tezgaha domaltıp, kendi pantolonunu ve donunu indirdi, sikini eline aldı. Ne büyük birşeydi o öyle! Tükürükle sikinin başını ısladı önce, sonra dayadı karısın amına. Aysel abla sadece boğuk bir, “Ohhhh!” diyebildi. Osman abi kudurmuş gibi hızlı hızlı sikmeye başladı. Sikinin ancak yarısı giriyordu Aysel ablanın amına. “Yavaş Osman, hepsini sokma, canım yanıyor!” diyordu. Az sonra siki ve taşakları Aysel ablanın kalçalarına vuruyordu. Sonra birden boşaldı ki herhalde, Aysel ablanın üstüne yığıldı kaldı. Ben de sessizce yerime geçtim.

Yılbaşında Kapıcının Karısına Sapladım

Selam seks hikaye seven arkadaşlar, 2014 yılında işim icabı İstanbul’a taşındıım. Geldiğmi yerde müstakil bir evde oturuyorduk ama İstanbul’a gelince işe yakın olsun diye hiç sevmesemde apartman dairesine taşındık ama günler geçtikçe ve kapıcının karısını tanıdıkça kendi kendime “iyi ki bu apartmana taşınmışız” demeye başladım. Kadın hiçte kapıcı karısı gibi bir havada değildi, daha ziyade apartmanın yöneticisinin karısı gibiydi diyebilirim :).
Bazı akşamlar çöp almak için dairelerin kapılarını gezdiğinde sırf onu görebilmek için karımdan habersiz, gizli gizli kapının önüne gelirim ve delikten onu izlerim. Tabi bu durum hep böyle devam etmedi, devam edemezdi zaten çünkü bir şekilde o karıyı sikmem gerekiyordu ve bunun için ilk girişimimi apartmana taşındıktan bir hafta sonra gerçekleştirdim. Karım ve ben çalışan insanlar olduğumuz için akşam saat altıdan sonra ancak evde olabiliyoruz ama benim işim gereği hafta sonu tatilini cumartesi veya pazar günü değilde haftada bir gün ve sürekli değişen bir gün kullanıyorum. O gün, kapıcının orospu karısına niyetimi belli ettiğim gün, yani o hafta salı günü izin kullanıyordum. Salı günü karım evde altıya kadar yoktu. Sabahtan karımı gönderdim ve kapıcının karısının servine çıkmasını beklemeye başladım. Sabah servislerine normalde o çıkıyordu, daha önce bir kaç defa denk gelmiştim ama aksilikya bu sabah servisine kocası çıkmıştı. Yüzsüz, huysuz ve kadından daha yaşlı angun bir adamdan söz ediyorum.
Adamı tanısanız muhtemelen benimle aynı şeyleri düşünür ve sırf kadının iyiliği için bir kaç dakikada olsa karısını sikerek kadını bu adamla yaşama sıkıcılığından kurtarırsınız :). Sabah servisinden sonra yine gözüm kapıdaydı, sürekli kapıcının karısını bekliyordum ama ne yazıkki saat ikiye kadar her beş dakikada bir dışarıyı kontrol etsemde gelen giden olmadı. Artık tamamen umudumu kestiğim bir sırada dışarı çıkarak faturaları yatırayım dedim. Yatması gereken bir elektrik birde telefon faturam vardı. Aslında internetten yatırmam mümkün ama her ne kadar umudumu yitirsemde yinede belki kapıcının karısını görürüm diye dışarı çıktım ve usul adımlarla apartmandan dışarı çıkmak için yürümeye başladım. Tam dış kapının önünden çıkıyordum ki arkamdan gelen ayak sesleri ile başımı çevirdim. İşte o anda kapıcının karısıyla yüz yüze gelmiştik. Bu benim saatlerdir beklediğim bir fırsattı o yüzden hemen değerlendirdim ve “Fidan hanım nerelerdesiniz saatlerdiz sizi arıyorum :)” diyerek konuya balıklama daldım.
Ona olan ilgimden az çok haberinin olduğunu düşünüyorum çünkü her fırsatta gözlerimi dikip dik dik ona bakardım. Benim bu sözümün üzerine gülümseyerek “hayırdır Bülent bey, bir şey mi isteyecektiniz” dedi. Dışarı çıkmaktan vazgeçtim ve “evet bir kaç siparişim olacaktı acaba işiniz yoksa bir kaç dakikaya daireme gelir misiniz” dedim. Dedikten sonra hemen eve geri döndüm çünkü sipariş için çağırdığımdan dolayı eğer dışarı çıkarsam neden siparişimi kendim almıyorum gibi bir duruma düşerdim o yüzden bir kaç dakikaya gelmesini söylerek eve girip sonraki aşamalarda ne yapacağımı düşünmeye başladım. Ben düşünürken birden kapı çaldı. Kapıyı açtığımda ne diyeceğimi bilmiyordum ve en azından faturalarımı söyleyebilirdim ama o bile aklıma gelmedi. Kapıyı açtım öyle birşey diyemeden, diyecek birşey bulamdan yüzüne bakmaya başladım. Ben boş boş bakınca “evet sizi dinliyorum” diyerek söze girdi. Bir anda kadının karşısında dumur olmuştum, resmen söyleyecek birşey bulamıyordum.
Aptallık ettim ve “ee nasılsınız, nasıl gidiyor” diye saçma sapan birşeyler söyledim. Zaten daha önceki dik dik bakmalarım bu saçmalığımla birleşinde haliyle kadın amacımın ne olduğunu anladı ve “eşiniz evde değil sanırım” diyerek gülümsedi. Bende “evet evde değil isterseniz girin bakın” dedim. Saçmalamalarım dahada devam ediyordu, daha önce sanki hiç bir kadınla konuşmamış gibi heyecanlıydım. Ben Fidan hanımı eve davet edince ağzını kapatarak bir kahkaha patlattı ve etrafa bakarak birilerinin olup olmadığınıda kontrol ediyordu. O gülünce bende güldüm haliyle ve ne tepki vereceğini beklemeye başladım. Bir kaç saniye kahkaha ve sonra gülüşmelerden sonra “kocam bekliyor, inanın girip bakmak isterdim ama bu gün bakamam” dedi ve bir siparişimin olup olmadığını sorarak gitti. O gün çok üzülmüştüm, işin olmaması beni hem üzmüş hemde saçma sapan konuşmalarım yüzünden kendime sinir olmuştum. Tabi dediğim gibi bu benim Fidan hanıma henüz ilk asılmamdı ve devamını da getirdim.
O günden sonra artık nerde görsem, ne zaman görsem, yanımda karım bile olsa bir merhaba derdim ve gülümseyerek mümkünse ufaktan göz kırpartdım. Geçtiğmiz yıl başı, yani 2015’e gireceğimiz günden söz ediyorum. Karımla beraber evde yıl başı kutluyorduk. Haliyle o gece içki olayı diğer günlere göre daha sıradan bir hal alıyor ve bizde karımla oturup içmeye ve tv izlemeye başlamıştık. O gün hiç Fidan hanımla sex yapmak gibi bir hayalim yoktu. Saat oniki civarı artık karımda bende hafiften sarhoş olmaya başlamıştık. Zaten karım eğer içki içiyorsa onu sarhoş olmak için içiyordur, ben bir bardak içerken o iki hatta üç bardağı çoktan içmiştir :). Yılbaşına girdiğimizde karım ayakta zor duruyordu, benimde kafam çok ama çok güzeldi fakat daha fazla içmek için elimizde içki kalmamıştı. Karım kapıcıları arayarak içki istememi söyledi. Dediği gibi yaptım ve interkomdan kapıcılara seslendim. İnterkomun ucunda Fidan hanım vardı, hemen yukarı gelmesini rica ettim.
Yani o gece Fidan hanımı sikemeyecek olsamda, evde karım olsada yinede gözlerim bayram eder, biraz azarım diye düşünmeye başlamıştım. Kapının çalmasıyla hemen oturduğum yerden zıplayarak kalktım ve kapıyı açtım. O kadar heyecanlıydım ki, gerçi onu her gördüğümde heyecanlanıyorum ama her neyse. Öyle heyecanlıydım ki içki siparişi vermek için salondan çıkarken karıma ne istediğini bile sormamıştım. Kapıyı açtım, Fidan hannım karşımda üzerinde ki dar siyah kumaş pantolonu ile duruyordu. Üzerinde kırmızı bir bluzu vardı ve pantolonundan kocaman götüyle amının yarığını net bir şekilde görünürken bluzu her ne kadar kapalı olsada kocaman memeleri fırlayacak gibi duruyordu. Bir kaç saniye ayak parmağından saçlarının teline kadar süzerek baktıktan sonra siparişi vermeye geçmiştim ama tam olarak ne alacağımızı karıma sormadığım için Fidan hanıma “bi saniye karıma sorayım ne istiyormuş” dedim. Tam arkamı dönmüş içeri geçiyordum ki Fidan hanım “karınız evde miydi, benimde kocam dışarıda” diyerek laf çarptı.
Kocasının dışarı oldunu söylemesinin nedeni tabiki müsait olduğunu söylemek istemesiydi. Ben hemen mesajı aldım ve “karım evde ama birazdan sızabilir, sızdığında arayım mı seni” dedim. Gülümseyerek “bilmem ki, amaaaan kim bilir ne zaman sızar o” dedi. Kalbim resmen güm güm atıyordu, aceleyle “bilmem ki belkide sızmıştır, bekle dur” dedim ve içeri girdim. Karım gerçekten alkolün etksiyle sızmanın eşiğine gelmişti. Yanına geçtim ve “aşkım ne içmek istersin, ne aldırayım” dedim. Karımdan siparişi aldıktan sonra “siparişler gelene kadar sen istersen içerde yat, gelince ben seni kaldırırım” dedim ve karımı yatak odasına götürerek yatağa yatırdım. Bu sırada Fidan hanım kapının önünde bekliyordu. Karımı yatağa yatırınca hemen Fidan’ın yanına döndüm ve “tamam, karım uyuyor, ne yapıyoruz şimdi” dedim. İçeriye girerek kapıyı kapattı ve “karın nerede yatıyor” diye sordu. Yatak odasında yattığını söyledikten sonra beraber oturma odasına geçtik.
Onun amacıda benim amacımda belliydi, üstelik uzun bir zamandan beri belliydi o yüzden hiç sohbet muhabbet falan düşünmeden odaya girer girmez birbirimize yanaştık. Fidan hanım yanıma sokulunca hemen elini sikimin üzerine attı. Sikim zaten kapıyı açtığım andan itibaren sertleşmeye başlamıştı. Fidan hanımı içeri aldığımda da yeteri sertliğe ulaşmıştım bile. Odada elini sikime atınca sertleşmiş sikim tam eline oturuverdi. Sıkıca kavrayıp avuçlarken “karın uyanmaz değil mi, basılmayalım” dedi. Karım o an aklımdan çıkıvermişti ve “yok yok uyanmaz” derken bile uyanmış, uyanmamış hiç umurumda değildi. Fidan sikimi sıkıca tutarken dudaklarına yapıştım ve emmeye başlayarak amının üzerine elimi atıp okşamaya başladım. Demiştimya kumaş pantolon vardı altında, amının dudakları resmen ikiye ayrılmış, pantolonda arasına girmişti. Dudaklarını sıkıca tutarak okşuyor, aynı zamanda da öpüp yalıyordum. Bu öpüşmelerimiz, birbirimizi okşamalarımız bir-iki dakikadan fazla sürdü.
Gayet rahat bir şekilde elleyip okşuyordum. Ardından Fidan hanım daha fazla duramadı ve pantolonumun önünü açarak yarrağımı boxerımın üzerinden dışarı çıkarttı. Yarrağımın başı dışarı çıkınca ucunda ki ıslaklıkta net bir şekilde göz önüne çıkmıştı. Fidan hanım önce o ıslaklığı, yani zevk suyumu parmağıyla yarrağımın başına yaydıktan sonra dizlerini kırmadan domalarak yarrağımın kafasını ağzına alıverdi. Sadece kafasını emerken ve diliyle etrafında daireler çizerken bende duvara yaslanmış ayakta durmaya çalışıyordum. Yarrağımın kafasını yalamasını bitirdikten sonra bu defa pantolonumu komple indirip boxerimida pantolonumun üzerine kadar indirdi. Yarrağım karşısında kalkmış ve ıslak bir şekilde duruyordu. Bu defa yarrağımı değil taşaklarımı yalamaya başladı. Önce yarrağımı yukarı kaldırdı ve vücuduma yapıştırarak taşaklarımdan yarrağımın başına doğru yalamaya başladı. Dili yarrağımda her gezdiğinde ben biraz daha ıslanıyordum, zevk suyumun yarrağımdan gelişini hissediyordum.
Yarrağım o an adeta usul usul patlayan volkan gibiydi, sürekli damla damla zevk suları gönderiyordu. Hele yarrağımı değilde taşaklarımı ağzına alıp oynarken zevk sularımın miktarıda artmıştı. Sonunda yarrağımı bırakarak odada ki kanepenin üzerine beni oturtup kucağıma çıktı. Alttan yarrağımın dibinden kavradıktan sonra amından içeri yavaş yavaş sokmaya başladı. İçine tamamen girdiğimde az önce dışarıya akan zevk sularım artık Fidan hanımın amından içeri akıyordu, resmen hissediyordum o damla damla akan zevk sularını. Fidan hanım önce yavaş yavaş oturup kalkmaya başladı ama her geçen saniye biraz daha hızlanarak kendini deliler gibi siktirmeye devam etti. Belki on dakika kadar aynı pozisyonda kaldık, on dakika kadar Fidan hanımı üzerimde zıplatarak siktim. Yılbaşı gecesi kocasını aldatan Fidan hanım ve karısını aldatan bendeniz o oturma odasında inleye inleye yarım saatten uzun bir süre sikiştik. Yarım saatin sonunda Fidan hanım zaten çoktan boşalmıştı.
Bende boşalacağımı söylediğim an kucağımdan fırlayarak kalktı ve yarrağımı tekrar ağzına alıp sadece başını emerek dip tarafına otuzbir çekmeye başladı. Ağzının içinde otuzbir çektiği yarrağım on saniyeden bile kısa bir süre içerisinde öyle şehvelte ağzının içine boşalmaya başladı ki kadın belki yutarım diye düşünerek spermlerimi ağzında tutuyordu ama gerçekten daha önce boşalmadığım kadar çok boşalmıştım. Hal böyle olunca spermlerim Fidan hanımın ağzının henarlarından akaran halıya damlıyordu. O yinede ağzında tutabildiği kadar sperm tuttu ve benim boşalmam bittiğinde ağzındaki spermleri yuttup yerdekileride eliyle silerek elini yaladı. Ben hayatım boyunca bu kadar azgın ve sex konusunda böylesine profesyonel bir kadın ne gördüm nede duydum. Görmüyor değilim, en azından porno izleyerek bu işi profesyonel yapan kişiler görüyorum, veya gerçekten çok kaliteli sikişen kadınların porno hikayeleri ni okuyorum ama kim ne derse desin benim o gece yaşadığım ilişki kadar zevk verici bir ilişki daha olamaz.
O günden sonra zaten internette pek sık rastlanmasada kapıcı porno hikayeleri aramaya başladım ama dediğim gibi pek sık bulamıyorum. Benim gibi kapıcının karısı ile olur, veya ne bileyim kapıcının kızıyla olur eğer ilişki yaşamış olan varsa lütfen paylaşsın. Bir çok hikayeyi okurken Fidan hanımı düşünerek karımdan gizli gizli otuzbir çekiyorum. O günden sonra aradan onbir ay geçti ama öyle kaçamak bakışmalar ve merdivende elleşmeler haricinde bir daha yakınlaşamadık.