Kuzenim ve Arkadaşına Birlikte Sapladım

Merhaba ensest sex hikayeleri okuyucu dostlarım, ben sizler gibi sık sık hikaye okyan bir tip değilim ama son bir kaç aydır böyle bir alışkanlığım başladı. Gün aşırı bilgisayar başından veya sırf bu iş için aldığım tabletimden internete düşen yeni porno hikayeleri arayıp buluyor ve bazen bazılarını tekrar tekrar okuyorum. Genelde hikaye ayırt etmem, benim için yeni olmaları yeterli ama eğer mümkünse özellikle akraba sex hikayesi olmaları daha iyi :).
Benim Kezban isminde bir kuzenim var, yaşı 22 ve bende dahil olmak üzere özellikle akraba sex fantazilerinden hoşlananların kesinlikle böyle bir akrabaları, böyle azgın ve sekse düşkün bir kuzenleri olmalı diye düşünüyorum :). Anlatacaklarım tamamen gerçek olaylardır diyeceğim ama her porno hikaye içerisinde bu hatırlatmayı görüyorum o yüzden yazdıklarımı okuduğunuzda gerçekliğine siz karar verin çünkü bende dikkat ediyorum bir hikaye gerçek olup olmadığını daha ilk bir kaç satırda belli ediyor. Ben yaşanılanları yazacağım o yüzden gerçek yada fantazi ürünü olarak algılanıp algılanmaması ile ilgili bir düşüncem yok. Okuduğunuzda sizde anlayacaksınız gerçek olduğunu. Benim adım Serdar, yaşım 25, Gürcistan’da doktora için bulunuyorum. Buraya geleli bir yıla yakın oldu ve ülkemize göre bir çok ürün neredeyse yarı yarıya fiyat farkı ile satılıyor. Kuzenim kendine bir kaç parça eşya almak ve arkadaşlarından Hacer isimli bir kız ile bir hafta kadar tatil yapmak için ziyaretime geldiler. Kezban’ı daha önce çok gördüm haliyle :), ama arkadaşı Hacer ile ilk defa tanışıyordum.
Biz erkekler hep aynıyızdır diye düşünüyorum. Kezban’ı geçin ama Hacer’in nasıl bir kız olduğunu içten içe merak ediyordum. Okulda tabiki bakmaya kıyamayacağınız güzellikte kızlar var ama Hacer bizde bir hafta boyunca kalacak ve bu bir hafta süresinde belki yatak arkadaşlığı yapacaktık. Yani benim içten içe hayal ettiğim oydu o yüzden gelmelerine yakın güzel bir traş oldum, fiyaka kıyafetlerimi giydim, evin içini temizledim. Elimden geldiği kadar kendimi onlara bakımlı, kibar ve seksi göstermek istiyordum. Bu hazırlıklarım öyle uzun günlerce sürmedi tabi, beni aradıklarında bir hafta sonrasına geleceklerini söylemişlerdi, ben onlar gelmeden bir gün önce temizliklere ve kişisel bakıma zaman ayırmıştım :). Yani nihayetinde üniversite öğrencisiyim, saç sakal zaman zaman birbirine giriyor, evin içi dağınık oluyor falan. Her neyse evi adam ettikten sonra kendimede biraz baktıktan sonra ertesi gün Kezban ve arkadaşı çıkageldiler.
Havaalanına onları almaya gittiğimde yalan yok biraz heyecan vardı. Hacer’in sosyal ağ üzerinden bir kaç resmine bakmıştım yani o yüzden biraz heyecan vardı. Resimlerde gördüğüm kadarıyla oldukça güzel, seksi ve verişgen bir tipi vardı :). Havaalanında yarım saat kadar bekledikten sonra Kezban ve Hacer çıkageldiler. Kezban’ın üzerinde siyah bir kot pantolon ve kırmızı kareli, oduncu gömleği tarzında bir gömlek vardı. Kırmızı ve siyahın uyumunada bayılırım laf aramızda. Hacer’in üzerinde ise dizlerinin üzerine kadar gelen bir etek, üzerinde de beyaz bir bluz vardı. O ana kadar “Kezban kuzenim nasıl olsa onu siktir et ama Hacer’e her türlü yazıl” gibi şeyler söylüyordum kendi kendime ama kızların ikisinide görünce gerçekten dibim düşmüştü. Kezban ile iki belki üç yıldan fazladır görüşmüyordum ve benim hatırladığım Kezban bu kadar bakımlı bir kız değildi :). Resmen ikiside parıl parıl parlıyorlardı ve ikisinde de bir star havası vardı. O an kendimi o kadar şanslı hissettim ki, böylesine seksi ve güzel iki kızla bir hafta aynı evde kalacaktım.
Havaalanında ayaküstü tanışa faslından sonra yorgun olup olmadıklarını, direk eve geçmek isteyip istemediklerini sordum. İkisi de eve geçmeden önce biraz dolaşmak istediklerini söyleyince yaklaşık iki saat kadar dışarıda zaman geçirdik. Kızları sürekli göz altından süzüyordum, sık sık götlerine bakmak için arkadan arkadan gidiyordum. Hacer’in götü gayet güzel, dolgun ve sikiş için idealdi ama kuzenim Kezban’da o kadar büyük bir göt vardı ki kız her adım attığında bir sağa bir sola sallanan götünü izlemekten başım dönüyordu diyebilirim :). Kızlar beni o iki saatlki gezinti sırasında defalarca kez sertleştirdiler ve onlar sağa sola bakarken ben ikisiyle beraber yatağa girdiğimi, ikisini grup olarak siktiğimi falan düşünüyordum. Dışarıda gezerken inanın bana kızlara öyle göz altından bakan sadece ben değildim. Yani oranın kızı olmadıkları her hallerinden belliydi. İkisi birden bir turistiz diye bağırıyorlardı adeta o yüzden benimle beraber bir düzine erkeğin daha bunları aşk dolu gözlerle baktıklarına şahitim.
Gezintimiz bittiğinde kızlarla beraber eve geçtik. İçeri girer girmez önce Hacer “duş alabilirmiyim” diyerek banyonun yerini sordu. Ardından Kezban “dur beraber girelim” diyerek Hacer ile beraber duşa girdiler. Yani bu davranışa bende şaşıp kalmıştım. Birlikte duşa girmeleri beni çok şaşırtmıştı ve ister istemez duşta girecekleri, girme ihtimali olan lezbiyen ilişkiyi düşünmeye başladım. İkisi birlikte duşa girince e haliyle bende banyonun kapısının deliğinden onları izlemeye başladım. Düşündüğüm gibi olmamıştı ama. Önce Hacer duşakabin’in içine girip duş almaya başlamıştı, Kezban’da o sırada aynanın karşısında yüzündeki makyajı siliyordu. Zaten Hacer duştan çıkana kadar Kezban’ın da işleri ancak bitmiti ve dakikalarca kapının önünde durup onları gözletlediğimde bir an bile birbirlerine o gözle baktıklarını ne yazıkki göremedim :). Hacer duştan çıkıp havlusuna sarılıp aynanın karşısına geçince bu defa Kezban girdi duşa. En fazla gördüğüm manzara külotlu halleriden ibaretti.
Bir birlerinin karşısında sütyen takmadan rahat bir şekilde işlerini halledebiliyorlardı ama külotsuz kaldıklarını göremedim, görmeyi çok istememe rağmen ne yazıkki o kadar da rahat kızlar değillerdi. Derken Hacer aynanın karşısına geçtiğinde kurulanarak makyajını yapıp dışarı çıkmak için hareketlendi. Bende o sırada hemen banyonun önünden ayrıldım ve salona geçerek televizyon izlemeye başladım. Hacer önce Kezban ile beraber kalacakları odaya giderek üzerine birşeyler giydi ve yanıma geldi. Üzerinde ki o lacivert şortu o kadar da kısa değildi ama külot giymediği net bir şekilde belli oluyordu çünkü kısa olmasada şort öyle dardı ki eğer cesaretimi toplayıp amına doğru bakabiliyorsam amının izini şortun üzerinden görebiliyordum ama bunu o kadar sık sık yapamıyordum. Birşey söylemek için ona doğru baktığımda öyle bir kaç saniyeliğine gözümü amına doğru kaydırıp kısa bir süreliğine kabaran amcığına bakıyordum. Amına bakmak biraz zor olsada götünü izlemek o kadar keyifliydi ki.
O da sanki bana sürekli götünü göstermek istiyormuş gibi önce ayağa kalkıp kumandayı aldı ve kanalları değiştirip müzik kanalı açmak istedi. Sonra “bir barda su alıp geleyim, sende içer misin” diyerek mutfağa gitti. Bir kaç dakika oturduktan sonra “evinin manzarası nasılmış bir bakayım” diyerek camın önüne geçti. Yani buna benzer bir sürü bahane ile sürekli ayağa kalkıyor ve iç çamaşırsız giydiği şortundan taşan o muhteşem götünü bana izlettiriyordu. Kezban duştan çıkana kadar belki yarım saat boyunca Hacer’in o güzel götünü büyük bir keyif ve sertleşmek için fırsat kollayan yarrağım ile beraber izledim durdum. Buraya gelmelerinin nedeni alışverişti ama onun için yarın dışarı çıkacaktık. Kezban’da banyodan çıktıktan sonra Hacer’e gülümseyerek bakmaya ve göz ucuylada arada bir bana bakarak “biraz dinlenelim mi? akşam Serdar bizi gece hayatına götürür belki” dedi. Ben hemen atıldım “tabi kızlar, neden götürmeyeyim, biraz dinlenin evet, gece daha hareketli olacak” diyerek güldüm.
Kezban içeri girdiğinde yüz yüze duruyorduk, yani karşılıklı olarak ve o da salona gelmeden evvel odasıa giderek üzerine birşeyler giymişti. Onun üzerinde de Hacer’in şortunu aratmayacak bir şort ve üzerinde de askılı bir atlet vardı. Yalnız Hacer’in aksine Kezban’da külot vardı, izleri arkasından baktığımda belli oluyordu. Yalnız yalan yok ikisinin götü de o kadar güzel di ki eğer onlara o dakika sikişecek olsam önce götlerini yalamakla başlardım. Böyle dediğime bakmayın göt hastası biri değilim fakat böylesine yapılı ve dolgun götleri görünce aklım şaştı. Kızlar dinlenmek üzere odalarına gittiklerinde salonda tek başıma kalmıştım ve yarrağımı avuçlayarak sıkıca tuttum ve bir kaç saniyeliğine ikisinide düşünerek yarrağımı sıkmaya devam ettim. Bir şekilde bu tatil süresince ikisiylede birşeyler yaşamam gerekiyordu, en azından Hacer ile aramızda birşeylerin olması şarttı. Eğer olmazsa gerçetken hayatım boyunca unutamayacağım psikolojik sorunlarım olabilirdi :).
Bir kaç saat odalarında dinlendikten sonra önce Kezban odadan çıktı ve “ee kuzen naber nasılsın, bi sohbet edemedik doğru düzgün, okul nasıl gidiyor, Gürcistan’ın kızları ile aran nasıl” diyerek sohbet açtı. Aslına bakarsanız Gürcistan’a geldikten sonra dört tane kız ile birlikteliğim oldu ve dördüde farklı ülkelerden benim gibi doktora için gelen tipler. Tabi Kezban’a bunu söylemedim ve “aman ne olsun ya, bizim oraların kızları gibi değil, mesela sizi gördüğüme o kadar sevindim ki anlatmam. Uzun zamandır kıza hasret kalmışım meğerse” dedim ve gülümsedim. Amacımı belli etmek için bundan daha iyi bir fırsatım olamazdı o yüzden Hacer odasından çıkana kadar elimden geldiği kadar kuzenime yavşadım. Öyle ki onun güzelliğinden, görmeyeli ne kadar çekici bir kız olduğundan, kuzenim olmasa ona neler neler yapacağımdan bahsettim ve bunların hepsini dinlerken yüzünde bir gülümseme eksik olmadı. Yaklaşık onbeş dakika kadar sohbet ettikten sonra Hacer’de üzerine elbiselerini giyerek salona geldi.
Hacer’den sonra Kezban’da “o zaman bende hazırlanayım hemen çıkalım, yemeği dışarıda yeriz” dedi ve Hacer ile beni baş başa bırakarak odasına kıyafetlerini giymeye gitti. Hacer’in üzerinde gece için seçtiği kıyafeti vardı ve tek parça mavi bir elbiseydi. Elbise; dizlerinin üzerinde bir etek ve kolları kısa fakat boğaz kısmı kapalı bluzdan oluşuyordu. Yani tek parçaydı ve beni tahrik eden tek tarafı mini eteğinin ortaya çıkarttığı bacakları olmuştu. Yani pek seksi denilebilecek bir elbise olmasada Kezban bu durumu telafi etti. Kezban kıyafetini giyip geldiğinde elimde olmadan “vaov süper olmuşsun” demekten kendimi alamadım. Kuzenimin üzerinde daracık beyaz bir kot pantolon vardı, içinde ki tanga külotunun yan ipleri belli belirsiz börünüyordu ve üzerindeki beyaz transparan bluzunun içerisi görünüyordu. İçinden sütyen giymemiş olsa emin olun kuzenimin göğüsleri açıkça ortada sallanabilirdi ama olsun sütyenli halide bana o tepkiyi verdirmişti :).
Dışarı çıkarken apartmanın önünde “içki içiyor musunuz yoksa içkisiz bir yere mi gidelim” diye sordum. İkisi birden kahkaha atarak “içkisiz gece hayatımı olur ya” dediler ve en lüx, en gözde barlardan bir kaçına gitmek istediler. Yani burada gece hayatıda o kadar pahalı değildir, özellikle bu tür bar ortamlarında inanamayacağınız kadar ucuz bir bütçe ile geceyi sabaha kavuşturabilirsinzi. Tabi o kadar alkol alacak bünyeye sahipseniz. Dedikleri gibi en gözde, en lüx barlardan ikisine uğradık. İlkinde biradan başka birşey içmek istememişlerdi ama masaya bir tane otuzbeşlik jack daniels viski açtırdım ve hem bira hem viski takılmaya başladık. İlk bardan çıkmamız iki saatimizi almıştı ve bardan çıkarken bırakın kızları benim bile kafam bir milyondu ve ikinci bir bara gitmek yerine eve geçmeyi daha çok tercih ediyordum ama kuzenim ve Hacer sanki iplerinden kopmuş deli dana gibi öyle istekli, öyle meraklılardı ki o bardan çıkıp bir süre dolaştıktan sonra ikinci bar’a girdik mecburen :).
Yalnız bar’a girdiğimizde tabi ki burda ki kızların alımları, işveleri bambaşka ama kuzenime ve arkadaşına bir bakan dönüp tekrar bakıyordu. Kafam güzel olsada ara ara sertleştiğimi itiraf etmek istiyorum :). İkinci bar’a girdiğimizde ilkindeki kadar aktif olamadık, ikincisinde kişi başı bir yada ikişer şat tekila içtik. Zaten daha fazlası için ne isteğim vardı nede bünyede tekilalar için yer vardı. Orada oturmamız yarım saatten uzun ama bir saatten de kısa sürmüştü. Kızlar “artık içmeyelim biraz dolaşalım” diyerek bar’dan çıkmak istediler. Tabi bu işler istemekle olmuyor :). Hacer’in kafası o kadar güzel olmuştu ki ayağa kalktığında şöyle bir sallanıp tekrar yerine oturması bir iki saniye sürmüştü. Bu arada böyle içkili ortamlara girecek olanlar varsa ve tekila ile viski yi karıştırmanızı isterlerse kesinlikle yanaşmayın derim. Dünyanın döndüğünün farkına varmak insanın midesini o kadar bulandırıyor ki etrafınızda kim olursa olsun hiç umursamadan sağa sola kusabilirsiniz :).
Şahsen benim midem o derece bulanıyor, kafam hiç durmadan dönüyordu. Bir kaç dakika öylece oturduk ve mümkün olmayacağını bilsekte kendimize azda olsa gelmeyi bekledik, tabi gelemedik. İkinci bar’dan çıkarken birbirimizin kollarına tutunarak çıkıyorduk. Kızlardan farkım yoktu inanın benimde kafam o kadar güzeldi ki artık dayanamadım ve “bence yeter kızlar, eve gidelim yoksa bir yere düşüp kalacağız” dedim. Bar’ın önünde bu sözüme en az iki dakika kahkaha atarak güldük :). Yani öyle dakikalarca gülünecek bir söz değil ama düşmemek için yanındaki kıza tutunan ve konuşurken kızların yüzüne değilde sağa sola bakan birinin düştüğü bu durum gerçekten kahkahalık bir durumdu. Oracıkta gülüşmelerimiz bittiğinde hemen bir taksi çevirdik ve adresi vererek doğru eve gittik. Apartmanın önüne vardığımızda yukarı çıkarken akla karayı seçtik resmen ama nihayetinde eve girdiğimizde kızlarla beraber odalarına girdim, üçümüz birden yatağa neredeyse üst üste uzanarak öylece kalakaldık.
Ne benim seksi düşünecek halim vardı, nede sertleşmeye mecalim vardı. Yaptığımız tek şey yatağa uzanıp belirli belirsiz konular üzerinden saçma sapan muhabbetler etmekti. Belki beş dakika belkide on dakika kadar öyle sohbet ettikten sonra üçümüzde olduğumuz yerde sızdık kaldık. Sabah gözümü açtığımda Hacer ile koyun koyuna yatıyordum. Kuzenim Kezban bizden önce uyanmış, duşa girmiş ve mutfaktakilerle, yani elde olanlarla bize kahvaltı hazırlamıştı. O gün okula iki saatliğine gitmem gerektiğinden kahvaltıdan sonra, saat onbir civarında evden çıkıp okula gittim. Okulda dersler bitince eve geldiğimde kızların dışarı çıktıklarını fark ettim ve telefon açıp eve geldiğimi haber ettim. Onlarda pek uzaklaşmamışlardı zaten, etrafta dolaşmak ve kıyafet veya makyaj ürünleri gibi birşeyler almak üzere sağda solda geziyorlarmış. Geldiklerinde yemek için tekrar dışarı çıktık. O gün üzerlerinde dün geceki kıyafetleri yoktu tabi. O gün, gün boyu Kuzenim kot ve tişört takılmıştı, arkadaşı Hacer ise yine bir etek ve gömlek giymişti.
O günde olabildiğince onları izleyerek ara ara iç çamaşırımı ıslattığımı itiraf etmek isterim. Gün boyu hem onlarla alışveriş için dolaştım, hemde akşam için neler yapabiliriz, nereye gideriz diye ara ara konuştuk. Akşam olduğunda dün gittiğimiz yerlerin haricinde başka bir yere gitmek istediler. Aslında o günün sabahında alkolün etkisi ile saatlerce başım ağrımış ve midem bulanmıştı. Bu gün yine öyle bir geceyi kaldıramazdım ama onlar isteyince mecburen yine aynı şekilde bir plan yaptık. Tabi onların planının yanı sıra ikinci gün ben kendime bambaşka bir plan yaptım. Akşam saat on civarı dışarı çıktığımızda yine bir bar’a girdik. Onlar yine dünkü gibi otuzbeşlik bir viski istediler ama yanında fazla değil sadece birer bardak bira içtiler. Ardından ne kadar temkinli davranılarsa davransınlar neticede sarhoş olmuşlardı fakat ben yaptığım plan doğrultusunda ilerleyerek elimden geldiği kadar az içiyordum. Akşama, eve geçtiğimizde kafamın güzel olmaması gerekiyordu.
Güzel olsun ama kendimi kaybedecek kadar güzel olmamalıydı. O yüzden ilk bar’da pek fazla içmedim sadece viskiden iki kadeh aldım, bir bardak biramdan da üç beş yudum aldım o kadar. İlk bardan çıkarken benim kafam yerindeydi ama kızlar yine kendilerini kaybetmişlerdi. İkinci bar’a bu defa Kezban girmek istemedi ve biraz doşalmak istedi ama dolaşıp yorulmamak ve eve vardığımızda yorgunluktan sızmamaları için “boşverin gezmeyi, o işi yarın ayık kafa ile hallederiz” dedim ve ikinci bir bar’a sokarak birer ikişer kadehte orada içtik. Ben yine temkinli davranıyordum, sarhoş olmamak için çok dikkatli içiyordum. İkinci bar’dan çıktığımızda kızlar yine dün olduğu gibi birbirlerine tutunarak ayakta duruyorlardı. Aralarına geçtim ve kollarına girerek bir taksiye bindirip doğru eve götürdüm. İkisi de öyle sallanıyorlardı ki bazen beni bile düşürecek kadar kendilerini bırakıyorlar, ayakta duramıyorlardı. Apartmanın önüne vardığımızda merdivenlerden çıkmamız resmen işkence gibiydi ama sonunda ki ödülü düşündükçe hızla basamakları atarak ikisininde kollarına girerek çıkartmıştım.
Eve girdiğimizde dünkü gibi yine odalarına girdik, ikisini de yata yatırdım ve aralarına yatarak sohbet açmaya başladım. Odanın ışığı o kadar aydınlık geliyordu ki hemen yataktan fırlayıp ışığı kapatarak ara koridorun ışığını açtım. İçeride loş bir ortam vardı ve artık birşeyler yapmak üzere girişimde bulunabilirdim. İlk yaptığım şey Hacer’in elini tutmak olmuştu. Elinin üzerine elimi koyduğumda başımı hafif ona doğru çevirdim ve vereceği tepkiye göre ileri gidip gitmemeyi düşünüyordum. Göz göze geldiğmizde o sex dolu bakışları bana ileri gitmemi söylüyordu. Hacer’in elini tuttum ve yarrağımın üzerine koydum. Kuzenime durumu belli etmemek için temkinli davranıyordum. Hacer yarrağımı elinin altında hissedince sıkıca tuttu ve yavaş yavaş okşamaya başladı. Tabi onunla yetinmek istemiyordum o yüzden Hacer yarrağımı avuçlayıp okşarken bende elimi yavaşça kuzenimin amının üzerine koydum ve bir süre öylece bekledim. Kuzenim elimin üzerine elini koyup amını okşatmaya başlayınca istediğim olmuştu.
Ne kuzenimin Hacer’e yarrağımı okşattığımdan, nede Hacer’in kuzenimin amını okşadığımdan haberi yoktu. Bir süre bu böylece devam etti. Belki iki dakika boyunca sessiz bir şekilde gizli gizli, loş ışıkta oynaşmaya devam ettik. Ardından ben kızların arasından kalktım ve ikisine manalı manalı bakarak ellerimi göğüslerine koyup ikisinide okşamaya başladım. İlk yaptıkları şey başlarını birbirlerine çevirerek bakışmak olmuştu. İşte tam o dakika hem kuzenimle hemde Hacerle sikiş başlamıştı diyebilirim. Önce kuzenimin dudaklarına yaklaştım ve dilimi ağzının içine sokarak uzun uzun emdirdim. O sırada elimin biri Hacer’in memelerinin üzerinde duruyordu. Oradan yukarı doğru çıkarttım ve elimi ağzının üzerine koyarak baş parmağımı ağzına verip emdirmeye başladım. Hacer tombul parmağımı öyle güzel emiyordu ki sanki ağzında ki baş parmağım değilde yarrağımdı. Uzun uzun emdirdikten sonra kuzenimin dudaklarından uzaklaşarak Hacer’in dudaklarına yumulup emmeye başladım.
Tabi bu sırada kuzenimi ihmal etmiyor, bu sefer diğer elimin baş parmağını kuzenimin ağzına vermiştim. Bir kaç dakikalık bu ön sevişmenin ardından aralarından komple kalktıp, ayakta üzerimdekilerin hepsini çıkarttım ve tekrar aralarına yatarak “hadi kızlar sizde soyunun” dedim. İkiside yattıkları yerden soyunmaya başladılar ama pek başarılı olamadılar. Kafaları öyle güzeldi ki soyunmaları için yardımcı olmam gerekiyordu. Üzerlerindeki bluzlarından, tişörtlerinden tutunda altında ki külotlarına kadar ellerimle çıkarttım. Bir süre yarıbaygın bir halde bana eşlik ettiler ama seks arzusu bedenlerini sardığında artık yatağın üzerinde doğrularak ilişkiye aktif bir şekilde katılabiliyorlardı. Yatağın üzerinde bir kuzenimi bir Hacer’i dudaklarından öperek amlarını avuçlamayı sürdürdüm. Ardından yatağa uzandım ve kuzenime “yarrağımı ağzına alsa” diyerek oral sex için başını yarrağıma doğru itekledim. O yarrağımı emerken Hacer’e de “amını ağzıma getir” dedim ve amının içine kadar dilimi sokarak onu zevkten inim inim inlettim.
Bir süre bu yalaşmalar devam etti, ardından içine ilk girdiğim kişi kuzenim olmuştu. Yatağın üzerinde domaltarak arkasına geçtim ve yarrağımı kuzenimin amına sokup yavaş yavaş çıkmaya başladım. Ben kuzenimle sex yaparken Hacer’de kuzenimin önüne yatmış, bacaklarını ayırmış ve amını yalatıyordu. Bilemiyorum daha önce böyle bir ilişkileri oldu mu ama hiç yabancılık çekmeden gayet rahat bir şekilde lezbiyen ilişki içerisine girmişlerdi. Belki alkolden belkide tecrübedendir bilemiyorum ama onların bu yakınlaşması beni zevkten delirtmişti ve halimden öyle memnundum ki dakikalarca kuzenimin amının içine girmeye devam ettim. Sonunda kuzenim alkollü olmasına rağmen bir süre sonra o pozisyonda, Hacer’in amını yalarken birden üzerine yığılıverdi ve Hacer’i sıkıca kavrayarak orgazm olmaya başladı. O orgazm olurken bir an olsun durmadım ve hatta daha hızlı sikmeye başladım. Diyebilirim ki kuzenimi sike sike inlettim ve çığlık çığlığa bıraktım.
Orgazm olduktan sonra öyle halsiz kalmıştı ki zaten bünyesinde alkol olduğundan çok geçmeden sızmıştı. Gerçi halsiz ve hareketsiz kalınca amından çıktığım için sızmış olması daha yüksek bir ihtimal ama ben kuzenimi yatakta yüz üstü yatar bir şeklide bıraktıktan sonra Hacer biraz kenara geçerek bacaklarını ayırıp beni üzerine davet etti. Yarrağım biraz önce kuzenimin amının içinden çıktığı için hafif nemli ve kaygan olduğundan ve Hacer’in amıda biraz evvel yalanıp sırılsıklam edildiğinden birleşmemiz çok kolay olmuştu. Hacer’in amına girdiğimde öyle bir oh çekti ki sanki yıllardır içine girmemiş bekliyormuşcasına derinden bir oh çekmeydi bu. Üzerine tüm ağırlığımı verip onu kiralık bir fahişe siker gibi siktim. Kız öyle azgındı ki bir an olsun susmadan sürekli inleyerek “sik beni, kullan beni” diyordu. Dediğini en iyi şekilde yaptım, elimden geldiği kadar uzun bir süre siktim. Hacer, kuzenimden daha dayanıklı çıkmıştı ve üzerinde belki kırk dakika kadar durdum.
Zaman zaman iniltimize kuzenimde uyanıyor ve göz ucuyla bakarak gülümseyip tekrar uykuya dalıyordu. Kırk dakika hiç pozisyon değiştirmedim, Hacer’i misyoner pozisyonda sikip hem onu hem kendimi kudurttum :). Sonunda da Hacer “artık geliyorum” diyerek ellerini çarşafın üzerine atıp sıkıca yatağa kavradıktan sonra kendini sıkarak orgazm oldu. Daha fazla durmak ve içine bir kaç damla sperm kaçırmamak için bende her ne kadar daha saatlerce sikişebilecek potansiyele sahip olsamda hızla girip çıkarak yarrağımı dışarı çıkartıp Hacer’in göbeğinin üzerine doğru boşaldım. Yalnız boşaldıktan sonra benim için ilişki henüz bitmemişti. Hem benim için hemde Hacer için bitmemişti. Tüm spermlerimi Hacer’in üzerine boşalttıktan sonra Hacer elini atıp spermlerimi vücudunun her tarafına, özellikle memelerinin üzerine doğru yaydı ve elini uzatarak ucunda hala bir kaç damla sperm lekesi olan yarrağımı çekiştire çekiştire kendine doğru yaklaştırdı. Ben acaba ne yapacak diye beklerken bir anda yapacağını yaptı.
Önce yarrağımın üzerine, tam başına ufak bir öpücük kondurup o bir iki damlalık spermleri dudağına bulaştırdı. Ardından ağzını sonuna kadar açarak yarrağımı boğazına doğru sokturdu. Kız bu işte profesyonel gibiydi, sanki gerçekten bir fahişeydi. Derin bir saksonun ardından yarrağımı emerek son sperm damlalarınıda içimden çıkarttı. O gece üzerindeki spermleri yastığa silerek olduğu yere sızdı, tabi bende. Ertesi sabah olduğunda gözlerimi açtığında kuzenim ve Hacer hala uyuyorlardı. Hemen kalkıp duşa girdim, temizlendim ve kahvaltı için dışarıdan birşeyler alıp geldim. Eve geldiğimde kuzenim ve Hacer’de uyanmış ve duştan çıkmışlardı. Eve girdiğimde önce kuzenim ardından Hacer dudağıma bir öpücük kondurdular ve “ee kahvaltıda ne var” diyerek elimdekileri alıp kahvaltı masasına götürdüler. O günden sonra tatilleri bitene kadar, Gürcistan’dan gidene kadar hiç abartmadan söylüyorum ki karı koca hayatı yaşadık. Ne Hacer kuzenimden, nede kuzenim Hacer’den beni kıskanıyordu.
Çok uyumlu bir çift olmuştuk. Ülkeye dönerlerken tekrar gelmeleri için her fırsatta, aklıma her geldiğinde “en kısa zamanda tekrar bekliyorum bak” diyerek gönderdim. İkisi de gördüğüm kadarıyla en az benim kadar isteklilerdi. Bakalım geçen telefonda görüştüğümüzde kuzenim “bir kaç haftaya kadar tekrar geliyoruz” dedi. Şuan bu hikayeyi sizlere yazarken geldiklerinde yaşayacaklarımızı düşünüyorum da, heyecandan zaman zaman kalbim çarpıyor :).

Yılbaşında Kapıcının Karısına Sapladım

Selam seks hikaye seven arkadaşlar, 2014 yılında işim icabı İstanbul’a taşındıım. Geldiğmi yerde müstakil bir evde oturuyorduk ama İstanbul’a gelince işe yakın olsun diye hiç sevmesemde apartman dairesine taşındık ama günler geçtikçe ve kapıcının karısını tanıdıkça kendi kendime “iyi ki bu apartmana taşınmışız” demeye başladım. Kadın hiçte kapıcı karısı gibi bir havada değildi, daha ziyade apartmanın yöneticisinin karısı gibiydi diyebilirim :).
Bazı akşamlar çöp almak için dairelerin kapılarını gezdiğinde sırf onu görebilmek için karımdan habersiz, gizli gizli kapının önüne gelirim ve delikten onu izlerim. Tabi bu durum hep böyle devam etmedi, devam edemezdi zaten çünkü bir şekilde o karıyı sikmem gerekiyordu ve bunun için ilk girişimimi apartmana taşındıktan bir hafta sonra gerçekleştirdim. Karım ve ben çalışan insanlar olduğumuz için akşam saat altıdan sonra ancak evde olabiliyoruz ama benim işim gereği hafta sonu tatilini cumartesi veya pazar günü değilde haftada bir gün ve sürekli değişen bir gün kullanıyorum. O gün, kapıcının orospu karısına niyetimi belli ettiğim gün, yani o hafta salı günü izin kullanıyordum. Salı günü karım evde altıya kadar yoktu. Sabahtan karımı gönderdim ve kapıcının karısının servine çıkmasını beklemeye başladım. Sabah servislerine normalde o çıkıyordu, daha önce bir kaç defa denk gelmiştim ama aksilikya bu sabah servisine kocası çıkmıştı. Yüzsüz, huysuz ve kadından daha yaşlı angun bir adamdan söz ediyorum.
Adamı tanısanız muhtemelen benimle aynı şeyleri düşünür ve sırf kadının iyiliği için bir kaç dakikada olsa karısını sikerek kadını bu adamla yaşama sıkıcılığından kurtarırsınız :). Sabah servisinden sonra yine gözüm kapıdaydı, sürekli kapıcının karısını bekliyordum ama ne yazıkki saat ikiye kadar her beş dakikada bir dışarıyı kontrol etsemde gelen giden olmadı. Artık tamamen umudumu kestiğim bir sırada dışarı çıkarak faturaları yatırayım dedim. Yatması gereken bir elektrik birde telefon faturam vardı. Aslında internetten yatırmam mümkün ama her ne kadar umudumu yitirsemde yinede belki kapıcının karısını görürüm diye dışarı çıktım ve usul adımlarla apartmandan dışarı çıkmak için yürümeye başladım. Tam dış kapının önünden çıkıyordum ki arkamdan gelen ayak sesleri ile başımı çevirdim. İşte o anda kapıcının karısıyla yüz yüze gelmiştik. Bu benim saatlerdir beklediğim bir fırsattı o yüzden hemen değerlendirdim ve “Fidan hanım nerelerdesiniz saatlerdiz sizi arıyorum :)” diyerek konuya balıklama daldım.
Ona olan ilgimden az çok haberinin olduğunu düşünüyorum çünkü her fırsatta gözlerimi dikip dik dik ona bakardım. Benim bu sözümün üzerine gülümseyerek “hayırdır Bülent bey, bir şey mi isteyecektiniz” dedi. Dışarı çıkmaktan vazgeçtim ve “evet bir kaç siparişim olacaktı acaba işiniz yoksa bir kaç dakikaya daireme gelir misiniz” dedim. Dedikten sonra hemen eve geri döndüm çünkü sipariş için çağırdığımdan dolayı eğer dışarı çıkarsam neden siparişimi kendim almıyorum gibi bir duruma düşerdim o yüzden bir kaç dakikaya gelmesini söylerek eve girip sonraki aşamalarda ne yapacağımı düşünmeye başladım. Ben düşünürken birden kapı çaldı. Kapıyı açtığımda ne diyeceğimi bilmiyordum ve en azından faturalarımı söyleyebilirdim ama o bile aklıma gelmedi. Kapıyı açtım öyle birşey diyemeden, diyecek birşey bulamdan yüzüne bakmaya başladım. Ben boş boş bakınca “evet sizi dinliyorum” diyerek söze girdi. Bir anda kadının karşısında dumur olmuştum, resmen söyleyecek birşey bulamıyordum.
Aptallık ettim ve “ee nasılsınız, nasıl gidiyor” diye saçma sapan birşeyler söyledim. Zaten daha önceki dik dik bakmalarım bu saçmalığımla birleşinde haliyle kadın amacımın ne olduğunu anladı ve “eşiniz evde değil sanırım” diyerek gülümsedi. Bende “evet evde değil isterseniz girin bakın” dedim. Saçmalamalarım dahada devam ediyordu, daha önce sanki hiç bir kadınla konuşmamış gibi heyecanlıydım. Ben Fidan hanımı eve davet edince ağzını kapatarak bir kahkaha patlattı ve etrafa bakarak birilerinin olup olmadığınıda kontrol ediyordu. O gülünce bende güldüm haliyle ve ne tepki vereceğini beklemeye başladım. Bir kaç saniye kahkaha ve sonra gülüşmelerden sonra “kocam bekliyor, inanın girip bakmak isterdim ama bu gün bakamam” dedi ve bir siparişimin olup olmadığını sorarak gitti. O gün çok üzülmüştüm, işin olmaması beni hem üzmüş hemde saçma sapan konuşmalarım yüzünden kendime sinir olmuştum. Tabi dediğim gibi bu benim Fidan hanıma henüz ilk asılmamdı ve devamını da getirdim.
O günden sonra artık nerde görsem, ne zaman görsem, yanımda karım bile olsa bir merhaba derdim ve gülümseyerek mümkünse ufaktan göz kırpartdım. Geçtiğmiz yıl başı, yani 2015’e gireceğimiz günden söz ediyorum. Karımla beraber evde yıl başı kutluyorduk. Haliyle o gece içki olayı diğer günlere göre daha sıradan bir hal alıyor ve bizde karımla oturup içmeye ve tv izlemeye başlamıştık. O gün hiç Fidan hanımla sex yapmak gibi bir hayalim yoktu. Saat oniki civarı artık karımda bende hafiften sarhoş olmaya başlamıştık. Zaten karım eğer içki içiyorsa onu sarhoş olmak için içiyordur, ben bir bardak içerken o iki hatta üç bardağı çoktan içmiştir :). Yılbaşına girdiğimizde karım ayakta zor duruyordu, benimde kafam çok ama çok güzeldi fakat daha fazla içmek için elimizde içki kalmamıştı. Karım kapıcıları arayarak içki istememi söyledi. Dediği gibi yaptım ve interkomdan kapıcılara seslendim. İnterkomun ucunda Fidan hanım vardı, hemen yukarı gelmesini rica ettim.
Yani o gece Fidan hanımı sikemeyecek olsamda, evde karım olsada yinede gözlerim bayram eder, biraz azarım diye düşünmeye başlamıştım. Kapının çalmasıyla hemen oturduğum yerden zıplayarak kalktım ve kapıyı açtım. O kadar heyecanlıydım ki, gerçi onu her gördüğümde heyecanlanıyorum ama her neyse. Öyle heyecanlıydım ki içki siparişi vermek için salondan çıkarken karıma ne istediğini bile sormamıştım. Kapıyı açtım, Fidan hannım karşımda üzerinde ki dar siyah kumaş pantolonu ile duruyordu. Üzerinde kırmızı bir bluzu vardı ve pantolonundan kocaman götüyle amının yarığını net bir şekilde görünürken bluzu her ne kadar kapalı olsada kocaman memeleri fırlayacak gibi duruyordu. Bir kaç saniye ayak parmağından saçlarının teline kadar süzerek baktıktan sonra siparişi vermeye geçmiştim ama tam olarak ne alacağımızı karıma sormadığım için Fidan hanıma “bi saniye karıma sorayım ne istiyormuş” dedim. Tam arkamı dönmüş içeri geçiyordum ki Fidan hanım “karınız evde miydi, benimde kocam dışarıda” diyerek laf çarptı.
Kocasının dışarı oldunu söylemesinin nedeni tabiki müsait olduğunu söylemek istemesiydi. Ben hemen mesajı aldım ve “karım evde ama birazdan sızabilir, sızdığında arayım mı seni” dedim. Gülümseyerek “bilmem ki, amaaaan kim bilir ne zaman sızar o” dedi. Kalbim resmen güm güm atıyordu, aceleyle “bilmem ki belkide sızmıştır, bekle dur” dedim ve içeri girdim. Karım gerçekten alkolün etksiyle sızmanın eşiğine gelmişti. Yanına geçtim ve “aşkım ne içmek istersin, ne aldırayım” dedim. Karımdan siparişi aldıktan sonra “siparişler gelene kadar sen istersen içerde yat, gelince ben seni kaldırırım” dedim ve karımı yatak odasına götürerek yatağa yatırdım. Bu sırada Fidan hanım kapının önünde bekliyordu. Karımı yatağa yatırınca hemen Fidan’ın yanına döndüm ve “tamam, karım uyuyor, ne yapıyoruz şimdi” dedim. İçeriye girerek kapıyı kapattı ve “karın nerede yatıyor” diye sordu. Yatak odasında yattığını söyledikten sonra beraber oturma odasına geçtik.
Onun amacıda benim amacımda belliydi, üstelik uzun bir zamandan beri belliydi o yüzden hiç sohbet muhabbet falan düşünmeden odaya girer girmez birbirimize yanaştık. Fidan hanım yanıma sokulunca hemen elini sikimin üzerine attı. Sikim zaten kapıyı açtığım andan itibaren sertleşmeye başlamıştı. Fidan hanımı içeri aldığımda da yeteri sertliğe ulaşmıştım bile. Odada elini sikime atınca sertleşmiş sikim tam eline oturuverdi. Sıkıca kavrayıp avuçlarken “karın uyanmaz değil mi, basılmayalım” dedi. Karım o an aklımdan çıkıvermişti ve “yok yok uyanmaz” derken bile uyanmış, uyanmamış hiç umurumda değildi. Fidan sikimi sıkıca tutarken dudaklarına yapıştım ve emmeye başlayarak amının üzerine elimi atıp okşamaya başladım. Demiştimya kumaş pantolon vardı altında, amının dudakları resmen ikiye ayrılmış, pantolonda arasına girmişti. Dudaklarını sıkıca tutarak okşuyor, aynı zamanda da öpüp yalıyordum. Bu öpüşmelerimiz, birbirimizi okşamalarımız bir-iki dakikadan fazla sürdü.
Gayet rahat bir şekilde elleyip okşuyordum. Ardından Fidan hanım daha fazla duramadı ve pantolonumun önünü açarak yarrağımı boxerımın üzerinden dışarı çıkarttı. Yarrağımın başı dışarı çıkınca ucunda ki ıslaklıkta net bir şekilde göz önüne çıkmıştı. Fidan hanım önce o ıslaklığı, yani zevk suyumu parmağıyla yarrağımın başına yaydıktan sonra dizlerini kırmadan domalarak yarrağımın kafasını ağzına alıverdi. Sadece kafasını emerken ve diliyle etrafında daireler çizerken bende duvara yaslanmış ayakta durmaya çalışıyordum. Yarrağımın kafasını yalamasını bitirdikten sonra bu defa pantolonumu komple indirip boxerimida pantolonumun üzerine kadar indirdi. Yarrağım karşısında kalkmış ve ıslak bir şekilde duruyordu. Bu defa yarrağımı değil taşaklarımı yalamaya başladı. Önce yarrağımı yukarı kaldırdı ve vücuduma yapıştırarak taşaklarımdan yarrağımın başına doğru yalamaya başladı. Dili yarrağımda her gezdiğinde ben biraz daha ıslanıyordum, zevk suyumun yarrağımdan gelişini hissediyordum.
Yarrağım o an adeta usul usul patlayan volkan gibiydi, sürekli damla damla zevk suları gönderiyordu. Hele yarrağımı değilde taşaklarımı ağzına alıp oynarken zevk sularımın miktarıda artmıştı. Sonunda yarrağımı bırakarak odada ki kanepenin üzerine beni oturtup kucağıma çıktı. Alttan yarrağımın dibinden kavradıktan sonra amından içeri yavaş yavaş sokmaya başladı. İçine tamamen girdiğimde az önce dışarıya akan zevk sularım artık Fidan hanımın amından içeri akıyordu, resmen hissediyordum o damla damla akan zevk sularını. Fidan hanım önce yavaş yavaş oturup kalkmaya başladı ama her geçen saniye biraz daha hızlanarak kendini deliler gibi siktirmeye devam etti. Belki on dakika kadar aynı pozisyonda kaldık, on dakika kadar Fidan hanımı üzerimde zıplatarak siktim. Yılbaşı gecesi kocasını aldatan Fidan hanım ve karısını aldatan bendeniz o oturma odasında inleye inleye yarım saatten uzun bir süre sikiştik. Yarım saatin sonunda Fidan hanım zaten çoktan boşalmıştı.
Bende boşalacağımı söylediğim an kucağımdan fırlayarak kalktı ve yarrağımı tekrar ağzına alıp sadece başını emerek dip tarafına otuzbir çekmeye başladı. Ağzının içinde otuzbir çektiği yarrağım on saniyeden bile kısa bir süre içerisinde öyle şehvelte ağzının içine boşalmaya başladı ki kadın belki yutarım diye düşünerek spermlerimi ağzında tutuyordu ama gerçekten daha önce boşalmadığım kadar çok boşalmıştım. Hal böyle olunca spermlerim Fidan hanımın ağzının henarlarından akaran halıya damlıyordu. O yinede ağzında tutabildiği kadar sperm tuttu ve benim boşalmam bittiğinde ağzındaki spermleri yuttup yerdekileride eliyle silerek elini yaladı. Ben hayatım boyunca bu kadar azgın ve sex konusunda böylesine profesyonel bir kadın ne gördüm nede duydum. Görmüyor değilim, en azından porno izleyerek bu işi profesyonel yapan kişiler görüyorum, veya gerçekten çok kaliteli sikişen kadınların porno hikayeleri ni okuyorum ama kim ne derse desin benim o gece yaşadığım ilişki kadar zevk verici bir ilişki daha olamaz.
O günden sonra zaten internette pek sık rastlanmasada kapıcı porno hikayeleri aramaya başladım ama dediğim gibi pek sık bulamıyorum. Benim gibi kapıcının karısı ile olur, veya ne bileyim kapıcının kızıyla olur eğer ilişki yaşamış olan varsa lütfen paylaşsın. Bir çok hikayeyi okurken Fidan hanımı düşünerek karımdan gizli gizli otuzbir çekiyorum. O günden sonra aradan onbir ay geçti ama öyle kaçamak bakışmalar ve merdivende elleşmeler haricinde bir daha yakınlaşamadık.