Kocam Beni Resmen Pazarlamıştı

Selam seks hikayeleri okurları. Kocamla bir gün sevişirken – ‘Neyin var hayatım yine?” dedim sıkıntıyla… Kocam üstümde gidip gelirken hareketleri yavaşlamış, içimdeki siki yumuşayıvermişti. Kaç zamandır böyleydi bu durum… Tıbbi malzemeler pazarlıyordu ve patronuyla başı dertteydi. “Yine mi iş konusu?”
Üstümden indi, yatağın yanındaki sigara çakmağına uzanıp yaktı, sırtüstü uzandı. Sigarasından derin bir nefes çekti. Dumanını savururken boş boş tavana bakıyordu. Bir süre durdum, sonra yan dönüp uysal bir kedi gibi başımı göğsüne koydum. Elimi geniş göğsünün kılları arasında, düz karnında, yumuşamış sikinde, taşaklarında gezdirdim hafifçe, okşadım.
“Ne oldu, söylesene… Anlat bana…”
Pufladı. Anlatmaya başladı. Tahmin ettiğim gibi, iş meselesiydi. Kaç aydır patronun istediği rakamları bir türlü yakalayamamıştı. Adam bozuk çalıp duruyordu. Ertesi gün özel bir hastane müdüründen randevu almıştı. Bu son şansıydı, yoksa işten çıkaracaktı patron…
“Randevu için zorlukla razı ettim müdürü… Patron baskısı bir yandan, hastane müdürünün nazı bir yandan… Bunaldım valla… Patron da demez mi, eşinle gitsen daha iyi olur diye…”
“Benimle mi gideceksin? O da nerden çıktı hayatım? Fantazi mi kuruyorsun yine yoksa?”
“Ya… Bak hayatım, ben istediğim kadar bağlama çekeyim, olmuyor. Yarın görüşeceğim herif bayanlara meraklıymış. Pek hayır diyemezmiş. Yanımda sen olursan bir faydası olurmuş, falan filan… Seni tanıyor, ne seksi kadın olduğunu biliyor ya… Yarın da işi kıvıramazsam kapının önündeyim aşkım… Düşünsene, evin taksidi, borçlar… Bittik biz o zaman… Hani diyorum, sen de gelsen yanımda… Şöyle biraz frapan giyim, makyaj filan… Ha? Ne dersin?”
“Anladım ben… Patronun emir verdi, ürünün yanında beni pazarlayacaksınız. Bunu mu demek istiyorsun şimdi?” Bozulmuştum biraz… O da anladı bozulduğumu, kollarıyla sarıp çıplak sırtımı, uzun sarı saçlarımı okşadı.
“Öyle kızma hemen aşkım. Ben konuşurken sen yanımda dursan, adamların dikkatini kendine çeksen, ben o arada bağlamamı yapsam… Ne kadar seksi karı olduğunu sen de biliyorsun. Nereye gitsek gözler üstünde… Tek yapman gereken yanımda oturman yarın… Hayat memat meselesi… Çok şey istemiyorum ki senden… Farzet ki düğüne, kokteyle gidiyorsun.”
“Tabi, sen de balıklama atladın patronun lafına değil mi kocacım? Pek bayılırsın karına mini etek giydirip koluna takmaya… Gezdiğimiz yerlerde erkeklerin karına sikecek gibi bakmalarına…”
Elimin altındaki ölgün erkekliği kıpırdadı ben bunu söyleyince… Tutup penisini sıktım. O da beni kollarının arasında sıktı biraz daha, kendine bastırdı. Koca memelerim göğsünde ezilmeye başladı. Bacağımı onun bacaklarının üzerine attım. Zevkim yarım kalmıştı az önce… Bacaklarımı ayırınca dudakları açılan ıslak kadınlığımı onun kıllı bacağına bastırdım. Kalçamı oynatıp bastıra bastıra sürttürdüm. Çenemden tutup başımı kaldırdı, dudaklarımdan öptü.
“Ne yapayım, hoşuma gidiyor sana bakmaları biliyorsun… Zevk alıyorum. Sen kalçalarını çevire çevire yürürken, memelerin bıngıl bıngıl oynarken öyle bir bakıyorlar ki sana… Sikecek gibi… Seksi karım benim… Benim bile yatırıp sikesim geliyor seni oracıkta…”
“Biliyorum kocacım… Sikin kalkar hep bana bakarlarken… Bak, şimdi de kalktı biraz…” Avucumun içindeki penisi iyice sertleşmeye başlamıştı. “Eee? Yarın da aynı şey mi olacak diyorsun? Ben mini etek giyicem, adam bana bakacak, memelerime, bacaklarıma, sen de malı götüreceksin, öyle mi? “
“Yani… Aynen karıcım… Oh, benim güzel karım, seksi karım… Dediğim gibi işte… Her zaman yaptığın şey… Senin de hoşuna gitmiyor mu? Milletin sikini kaldırmaya bayılıyorsun hep, eve zor yetişiyoruz. Senin güzel amcığın sulanır, benim yarak taş gibi olur… Kaç posta sikişiriz hep… Sanki hiç yapmadığın şey…”
İyice sertleşmişti siki… Anlattığı kıvama gelmiş, taş gibi olmuştu. Eğilip başına bir öpücük kondurdum. Dilimin ucunu sikinin başına değdirdim, titredi. Aşağıya kaydım, bacaklarının arasına yerleştim bir güzel, sikini ellerimle tutup yalamaya başladım. En bayıldığı şeyi yapıyor, saksafon çalıyordum kocama… İnledi. Başımı kaldırıp gözlerine baktım yalarken,
“Ama adam kadına düşkünmüş dedin kocacım. Ya ileri giderse?” Elini uzatıp kasıklarına dökülen saçlarımı karıştırdı. Zevkle kıvranırken,
“Mmmm… Hastanenin içinde, makam odasında, benim yanımda… Kalkıp kocanın yanında seni sikecek hali yok ya adamın aşkım? Biraz ucundan gösterecen, ama vermeyecen işte…”
Kendimi kaptırmıştım iyice… Gözümün önüne kocaman bir masa geldi, döner koltukta oturan herifin biri… Beni domaltmış o geniş masanın üstüne… Takım elbiseden sikini çıkarmış. Sikiyor… Kocam yanımızda, bizi izliyor. Eli pantolonun önünde… Offf…
Dayanamadım fazla… Hazır kocam da sikini kaldırmış… Hazır ıslak, amıma girmeye hazır, taş gibi… Kalktım, bacaklarımı aralayıp üstüne çıktım. Bir hamlede kocamın sikinin üstüne oturuverdim. Amımı yardı bir anda, kasıklarımız öpüştü. Kasık kılları sertleşmiş klitorisimi okşadı. İnledim.
“Ohhh… Şimdi oldu işte…” dedim. Uzanıp dudaklarını somurdum. O da memelerimi avuçladı alttan… Oturup kalkmaya başladım sikinin üstünde… “Peki… Göstermesem yalnız… Sikse beni… Olmaz mı kocacım? İzin versen bana…” Kalçalarımı değirmen gibi çalkalıyordum bunları söylerken… Kocam altımda kıvranıyordu.
“Ohhh… Siksin karıcım… İzin veriyorum… Siksin seni… Amına koysun senin… Tatlı amına soksun yarağını… Ooohhhh…”
“Sen bize bak olur mu? Adam beni sikerken bize bak… Beni nasıl siktiğine bak… Aahhh… Sikin iyice kocaman oldu aşkım… Ooohhhh… Siksin beni… Masanın üstünde siksin kocacım… Sen de ağzıma ver sikini sevgilim… Adam beni sikerken, senin sikini yalarım ben… Boş bırakmam seni de aşkım… Ohhh…”
Üstünden kalktım, yatakta domaldım. Arkamdan yetişti hemen, sikini daldırıverdi sulu amıma… Belimi tutup sikmeye başladı beni… Ben de alttan elimi uzatıp klitorisimi ovalıyordum. Sarsıldım, zirvelere yükseldim. Kocam da arkamda motor gibi gidip geliyordu. Sonunda ben boşalırken, o da üstüme kapaklandı. Yatağa uzanıp kaldık. Nefes nefeseydik. Kocam üstümdeydi hala… Kalkıp üstümden attım. Başımı yastığa koydum sırtüstü… O da yanıma geldi, sarıldı.
“Tamam…” dedim. “Bu güzel sikişin hatırına tamam. İstediğin gibi olsun. Yarın seninle geliyorum. Tam istediğin gibi…” Minnetle dudaklarıma yumuldu, öptü. Sarılıp uyuduk.
image
Sabah kalktık, hazırlandık. Gardrobu açıp olabildiğince seksi şeyler seçmeye çalıştım. Dantel, siyah tanga külot, siyah, daracık mini etek, siyah ince jartiyer çoraplar, üzerime askısız beyaz bir bluz, siyah ceket…
Makyajımı yapıp yüksek topuklularımı giydim, kocama döndüm. Şöyle bir baktı. Sütyenin askıları şeffaf olmasına rağmen çıkarttırdı. Görüntüyü bozuyormuş. Aynaya baktım. Beyaz bluzun kumaşından meme uçlarım belli oluyordu.
“Böyle daha iyi oldu” dedi. “Eteğini de biraz yukarı çek aşkım… Bir iki parmak daha yukarıya… Tamam… Dudaklarına biraz daha parlatıcı sür… Kırmızısı göze batsın iyice… Okey… Şu beni delirten parfümünden de sık bol bol bakayım…”
“Orospusunu işe gönderen pezevenkler gibisin aşkım” dedim gülerek… “Kendi elinle hazırlıyorsun karını… Adamı epeyce tahrik edeceksin bu gidişle… Ama bak, gece yatakta olan yatakta kaldı. İleri gitmek yok, ona göre.”
“Sen merak etme karıcım, bu kadarı yeter. Gerisini ben hallederim” dedi.
Bu şekilde hastane müdürüyle olan randevumuz için yola çıktık. Bindiğimiz taksinin şoförünün, indiğimizde hastane güvenliğinin bakışları hemen üzerime çevriliyordu. Açıkçası adamların beğeniyle bakmaları hoşuma gitmişti. Yanımda yürüyen kocamın da ağzı kulaklarındaydı tabi…
Müdürün odasına tam randevu saatinde girdik. Makam masasının önündeki cam sehpanın etrafında geniş misafir koltukları vardı, oraya oturduk karşılıklı… Kocam beni müdürle tanıştırdı ve elindeki teklif dosyasını verdi. O konuşurken ben bacak bacak üstüne atınca bacaklarım kalçama kadar açılmıştı.
Kocam anlatırken haklıymış. Uzun boylu, iri yarı müdürün gözü benim bacaklarımdaydı ama pek belli etmiyordu. Elindeki dosyayı inceliyor, sayfa sayfa rakamlara bakarken, arada çaktırmadan beni süzüyordu. Sonunda kocama,
”Baktım da, bu teklif rakamı diğer firmalarla hemen hemen aynı. Neden işi size verelim?” deyince işlerin pek yolunda gitmediğini anladım.
Ceketimi çıkardım, sıcaktan bunalmış gibi yaparak yandaki koltuğa bıraktım. Beyaz bluzumun dekoltesinin üzerinden benim koca göğüsler fırlamış, uçları ince kumaştan belli oluyordu. Ceketi bırakmak için yana eğilince de eteğim iyice sıyrıldı, baldırlarım ortaya çıktı.
Bu kez müdürün gözleri direkt olarak bana yöneldi. Ayaklarımdan yukarıya çıktı bakışları, dudaklarımdan, göğüslerimden aşağıya süzdü iyice… Kocam dosyaya baka baka ürünlerin kalitesi hakkında bir şeyler paralarken müdüre gülümsedim. Dilimin ucunu parlak kırmızı ruj sürdüğüm ve araladığım dudaklarımda dolaştırdım hafifçe… O da kocama aldırmadan ona sergilediklerime baktı doya doya…
“Bakın ne yapalım?” diyerek kocamın sözünü kesti sonunda… “Ayak üstü bu dosyayı incelemek, karar vermek zor. İsterseniz birlikte bir akşam yemeği yiyelim, orada alım için son kararımı vereyim. Olur mu?” Kocam hemen atılıp,
“Tabi efendim, ne demek…” diye yaltaklandı. “Nasıl isterseniz… Emriniz olur. Nasıl buyurursanız…”
“Yalnız, biz otelde mükellef bir yemek yerken eşiniz evde yalnız kalmasın diyorum. O da bizimle beraber gelsin. Sizin için sakıncası var mı hanımefendi?” dedi bana bakarak…
“Hiç sorun değil müdürüm” dedi tekrar kocam, lafı kesildi yine, kocamın yüzüne bakmadan, gözlerini bana dikerek,
“Ben eşinize sormuştum, hanımefendiye…” dedi adam… Açıkça asılıyordu bana herif, kocamın yanında hem de…
Kocam da bana baktı yalvarırcasına, yutkundu. Bir an başımı eğdim, kafamdan bin türlü düşünce geçti. Her şey… Kocamın işi, geçimimiz, evin kredi taksitleri, borçlar… Her şey benim o anda vereceğim yanıta bağlıydı. Adam bir de otel lafı etmişti. Niye otel? Restoranların suyu mu çıktı acaba?
Bu işin sonu nereye varacak diye merak ettim ama mecburduk. Adam ne istese yapmak zorundaydık. Sonunda kararımı verdim. Teşhirse teşhir, ileri gitmekse ileri gitmek… Başımı yukarıya kaldırıp adamın gözlerine baktım. Gülümsedim,
“Elbette müdür bey, ne sakıncası olabilir? Memnun olurum. Dediğiniz gibi, evde yalnız başıma oturmaktansa, sizinle beraber olmak daha iyi olur.”
“Tabi, çok sevinirim. Ben de memnun olurum…” dedi adam, gözleri her yerimde dolaşıyordu. “Bizimle beraber olursanız…” diyerek ilave etti.
Gülümsedim. Beraber olmak sözünü öyle vurgulamış, öyle anlamlar yüklemişti ki… Neyi ima ettiğini anlamamak için geri zekalı olmak gerekirdi. Kocam da geri zekalı olmadığını gösterdi müdüre, bana bakarak,
“Efendim, sizi memnun etmek bizim görevimiz, ne gerekiyorsa…” dedi adama… Bu kez de kocam ne gerekiyorsa lafının üstüne basa basa söylemişti.
“Anlaştık o zaman… Şu yeni açılan büyük otelin en üst katındaki barda buluşalım. Akşam saat yedi gibi…” diyerek elimizi sıktı, bizi yolcu etti. Elimi biraz daha uzun tuttu elinde, okşarcasına, gözleri gözlerimdeydi. Dışarı çıktığımızda kocama çemkirdim,
“Ne dedin adama öyle, ne gerekiyorsa lafları falan… Adam düpedüz asıldı bana… Bana bak, bu işin sonu iyiye gitmiyor.” diye terslendim.
“Karıcım, nolur idare et. İş oldu gibi… Şu akşam yemeğini de atlatalım. Her şey güzel olacak bir tanem… Bozma lütfen…” diye yalvardı.
Akşam giysilerimi değiştirmiş, bu kez biraz daha şık, janjanlı, biraz daha dekolte giyinmiştim. Altımda jartiyer ve dantelli çoraplar vardı. Asansörde en üst kata çıkarken beğeniyle baktı kocam… Gülümsedi. Bara girdik, oturduk. Bütün garsonlar, barmen beni izliyordu. Birer içki aldık beklerken… Yarım saat sonra müdür geldi. Yanında genç, yakışıklı bir herif daha vardı. Satın alma müdürüymüş. Hep beraber masaya oturduk. Üç erkek, yanlarında ben… Müdür menüye bakarken,
“Normalde hesabı şirketler öder ama, bu akşam ben ısmarlamak istiyorum.”
Yemekleri ısmarladık. Beyler viski aldı, bana sert bir kokteyl geldi. Bir saat kadar hiç iş konuşulmadan sohbet ettik. Genç satın alma müdürü, Ömer, sürekli espriler yapıyordu. Hoşuma gitmişti adam… Yakışıklıydı, takım elbisenin içinde zıpkın gibi duruyordu. Yemek yedik. Yemekte şarap içtim. Yemekten sonra tekrar kokteyl, kocam viski, derken pek alışkın olmadığımızdan kocam da ben de sarhoş olduk.
İçkinin tesiriyle sıcak bastı, ceketimi çıkardım. Üzerimdeki ipek beyaz bluz yine göğüslerimi ortaya çıkarmıştı. Genç adamın bakışları memelerime kilitlendi. İki erkeğin de ilgisi benim üzerimdeydi. Hoşuma gidiyordu beğenilmek… Dilim açılmış, adamların karşısında şakıyor, kahkahalarla gülüyordum. İyice samimiyetimiz artmıştı. Kocam da hayatından memnundu. Sonunda müdür ayağa kalktı, bana elini uzattı,
“Gelin, alt kata inelim. Burada rahat değiliz, aşağıda oda ayırtmıştım. İçkilerimizi alıp sohbetimize orada devam edelim.” dedi.
Oda ayırtmış ha? Vay zampara pezevenk vay… Anlaşıldı, bunlar ben bakireyi kurban edeceklerdi aşağıda… Kocama baktım, o benden daha hevesli… Ben de mutlulukla elimi uzattım, elini tuttum. Beni kaldırdı. Diğerleri de kalktı.
Başım dönüyordu, sendeleyince genç adam belimden tuttu. Sarılıp destek oldu. Kocam da ayakları dolaşarak arkamızdan geldi, alt kata indik. Bize ayrılan odayı bulduk. İçeriye girdik. Süit, klasik mobilyalarla döşenmiş, güzel bir odaydı, girişte koltuklar, duvar kağıdıyla süslü duvarın arkasında geniş bir yatak, banyo…
Beyler koltuklara otururken ben izin isteyip banyoya girdim. Makyajımı, rujumu tazeledim, saçlarımı düzelttim. Etrafıma baktım, lüks banyonun her yerinden akıyor. Köşede dekorlu fayansların üzerine yerleştirilmiş jakuzi , küvetin içinde bir sürü su fışkırtan metal yuvarlaklar, altın kaplama gibi duran süslü bataryalar, musluklar, bembeyaz işlemeli havlular…
Banyodan çıktım, bana bakıyorlar, beni bekliyorlardı. Müdür yine adeti olduğu üzere sikercesine baştan aşağıya süzdü beni… Ben oturmadan,
“Gül hanım, kocanız bu sabah, memnun etmek için ne gerekiyorsa demişti biliyorsunuz. Söylediği gibi bizi memnun etmenizi beklemiyorum. Ama siz içerideyken kocanızla konuştuk. Bize küçük bir şov yapabileceğinizi söyledi.” dedi.
“Ne gibi sayın müdürüm?” dedim pek itiraz etmeden… Anlamıştım tabi, eşek değildim ya… Bu lüksün, bu güzel yemeğin, içkilerin bedava olmayacağını, kocamın işi için bir bedel ödeyeceğimi biliyordum. Adam elindeki kumandanın düğmesine bastı, köşedeki büyük ekran televizyondan yumuşak bir müzik yayıldı odanın içine… Kıvrak, güzel bir dans müziği…
“Hadi bize güzel bir dans gösterisi yap. Kocan söyledi, çok iyi oryantal dans yapıyormuşsun. Hatta striptiz de yapabilirsin. Sabahtan beri güzel vücudunu görmek için sabırsızlanıyorum”
Sesindeki buyurganlık, itiraz kabul etmeyen ton dikkat çekiciydi. Artık siz demeyi bırakmış, sen demeye başlamıştı. Sabrı kalmamıştı adamın, anlıyordum. Diğerlerine baktım, benim pezevenk kocam da, Ömer de oturdukları koltuklarda beni izliyorlardı. Ben karşılarında ayakta duruyordum.
“Anlaşılan kocamın da bu konuda bir itirazı yok. Kocam izin verdikten sonra ben neden dans etmeyeyim ki…” dedim.
Gözlerimi kapadım. Müziğin kıvrak nağmelerini içimde hissettim. Sonra hareket etmeye başladım. Erkeklerin önünde, müziğin ritmine uygun olarak kalçalarımı kıvıra kıvıra dans ediyordum. Yavaş hareketlerle üzerimdeki ceketi sıyırdım, kenara attım. Bluzumu da çıkardım. Sütyensizdim, memelerim her hareketimde bıngıl bıngıl oynayıp duruyordu.
Hiç böyle bir şey yapmamıştım daha önce… Fakat bu gece, içkinin de tesiriyle, tereddüt etmeden iki yabancı erkeğin karşısında soyunuyordum. Her parça giysimi çıkarırken bir ara veriyor, sonra diğer parçayı çıkarıyordum. Eteğimin fermuarını açtım, beline parmaklarımı geçirip kalçamı iyice kıvıra kıvıra santim santim aşağıya indirdim. Az sonra eteğim de yerdeydi. Üstümde sadece jartiyerim, tangam, siyah ince jartiyer çorabım ve iskarpinlerim kalmıştı.
Hayran hayran, önlerini oğuşturarak beni izleyen üç erkeğin karşısında striptizime devam ediyordum. Müzik hareketlenip yükselmiş, benim hareketlerim iyice kıvraklaşmıştı. Müdür kahkahalar atıyor, bana tempo tutuyordu. Neşesi yerindeydi. Elinde viski kadehiyle kalktı, yanıma geldi. Bana sarıldı, ikimiz dans etmeye başladık.
İri yarıydı adam, yanında küçük kalmıştım. Kollarından sıyrıldım, adama sürtüne sürtüne oryantal dansıma devam ettim. Önümü sürtüyor, dönüyor, kalçalarımı onun sertleşmiş önüne sürtüyordum. Koca adamın sikini kaldırabilmek hoşuma gitmişti. Hayatımdan memnundum. Arada elindeki viski kadehini alıyor, dilimle kadehi yalayarak bir yudum alıyor, sonra dansıma devam ediyordum. Müdür boşalan kadehi bıraktı, fermuarını indirip sikini dışarıya çıkardı.
“Güzelim, öyle sikimi kaldırdın ki… İçerde sürtünüp yara olmasını istemedim.” diyerek güldü.
Benim umurumda değildi tabi sikinin dışarıda olması… İyice havaya girmiştim. Arkamı dönüyor, kalçalarımı adamın sikine sürtüp çalkalıyor, dansıma devam ediyordum. Altımdaki dantel tanga külodu biraz aşağıya indirdi. Ateş gibi yanan sikini aradan sokup sürtmeye başladı.
Bizi izleyen genç adam, Ömer gidip elektrik düğmesini çevirdi, ışıkları biraz daha kısarak odayı loş hale getirdi. O loş ortamda adeta sevişircesine dansımıza devam ettik. Müdürle iki kaşık gibiydik. Adamın elleri memelerimi sıkıştırıp dururken, ben kucağında kalçalarımı çeviriyordum. Siki arkamdan bacaklarımın arasında, küloduma, çıplak tenime sürtünüp duruyordu.
Sonunda bir sıcaklık hissettim. Siki bacak aramda biraz daha büyüdü sanki… Memelerimi okşayan elleri canımı yakarak kasıldı, daha içime girmeden boşalıyordu. Bittiğinde toparlandı, fermuarını çekti. Gidip kendini koltuğa attı. Ayakta duruyordum, bacaklarımın arasından adamın dölleri akıyordu beyaz beyaz… Diğerlerine baktım, gözleri üstümdeydi, süzülen beyaz dölleri onlar da görebiliyorlardı. Utandım,
“Biraz dinlenmek istiyorum” diyerek kaçarcasına içeriye, yatağın olduğu bölüme gittim.
Ben yatağın yanına geldiğimde kolumdan biri yakaladı. Baktım, Ömer… O da arkamdan gelmişti hemen… Saçlarımdan hırsla tutup kendine çekti, dudaklarımı somura somura öpmeye başladı. Canımı yakıyordu ama aynı zamanda hoşuma gidiyordu, zevk veriyordu haşin öpüşü… Uyluklarımda, bacak aralarımda müdürün yapışkan dölleri, Ömer’in ezen, hırpalayan dudakları, her yerimde dolaşan elleri, göbeğime baskı yapan önündeki sertlik…
Ben pantolonun belinden tutup fermuarını indirdim, o da elini küloduma atıp bir hamlede cart diye yırtıp attı. Karşı karşıya durup gözlerimizin içine baktık bir an…
İstiyordum onu… Bu yakışıklı, iri yarı erkeğin beni sikmesini istiyordum. Hem de çok istiyordum. Amımın suları akıyordu artık… Elimi uzattım. Beni yatağa yatırsın, içime girsin diye davet edercesine uzattığım elimi görmedi bile… Kolumdan tuttu, geriye, yatağa doğru çevirdi beni sertçe… Başımdan bastırıp yatağa eğdi. Ne istediğini anlayıp önünde domaldım. Ne fark eder diye düşündüm… Yeter ki siksin beni… Dirseklerimi yatağa dayayıp kalçalarımı olabildiğince havaya kaldırdım, beklemeye başladım.
Tam o anda kocam girdi içeriye… O da ne yaptığımızı merak etmiş olmalıydı. Girişte, ayakta durmuş bana bakıyordu. Sikilmek üzere olan karısına… Bir otel odasında, ilk kez bir iki saat önce gördüğüm yakışıklı bir adam beni sikmek üzereydi. Ve kocam da bizi izliyordu heyecanla… Önündeki kabarıklık dikkat çekiyordu. Göz göze bakışırken arkamdaki genç adam yarağını bir hamlede ıslak amıma geçiriverdi.
“Ahhh…” diye inledim. “Yavaş…”
Gözlerim kapandı. Önce biraz acı… Sonra zevk… Hem de müthiş bir zevk… Kalın kalın amımı doldurmuştu Ömer’in siki… Gidip gelmeye başladı. Gözlerimi açtım. Kocam hala orada, bize bakıyordu. İstediği olmuştu sonunda… Kocamla göz göze, arkamdaki yabancı vurdura vurdura sikiyordu beni…
Kasıkları kalçalarıma, torbaları klitorisime çarpıyordu gidip geldikçe… İnlete inlete, kalçalarımı tokatlaya tokatlaya sikiyordu. Her kalçama vurduğunda, sikini her gömdüğünde canımın yanmasından çok, zevk duyuyordum. Delirtiyordu beni bu adam… Sikini çıkardı, saçımı kavrayıp havaya kaldırdı.
“Ayy…” diyerek can acısıyla doğruldum.
“Sırt üstü yat şimdi orospu…” dedi.
Dediğini yaptım uysal bir orospu gibi… Sırt üstü yatıp bacaklarımı ayırdım. Geldi, bacaklarımı omuzlarına koydu, yine bir hamlede sikini amıma gömdü, sikmeye başladı. Bir yandan da yüzüme hafif tokatlar atıyordu. Şaşkındım. Hiç böyle seks yapmamıştım ben… Kocam girer çıkar, zevk verirdi ama bunu hiç denememiştik.
İtiraz etmek aklıma bile gelmiyordu. Başımı sağa sola atıyor, zevkten kıvranıyordum sikinin altında… Başımı yana çevirince kocamı gördüm, sikini çıkarmış, otuzbir çekiyordu bana bakarak… Tükürükleyerek kayganlaştırdığı sikini sıvazlayıp duruyordu hemen yanımızda… Benim baktığımı gören Ömer, kocama seslendi,
“Gel de bana yardım et pezevenk…” dedi. Beni tekrar çevirip bu kez yatağın üstünde domaltmıştı bu arada… “Karının kalçalarını tut, iki yana aç…”
Kocamın elleri kalçalarıma yapıştı hemen… Karısının sikilmesine yardım ediyordu kocam… Kalçamı ikiye ayırdı, minik deliğimi meydana çıkardı iyice…
“Karının götünü yala iyice, ıslansın…” diye emir verdi Ömer…
Eli sikinde kocamı bekliyordu. Kocamın dilini göt deliğimde hissettim. Islak diliyle bir köpeğin dişisini yaladığı gibi yalıyordu deliğimi… Zevk alıyordum ıslak dili gidip geldikçe… Yalıyor, ucuyla girişi zorluyordu. Sonunda iyice ıslanınca kocamı yana itti, tükürüklediği sikini göt deliğime bastırdı.
Kocamla her gece anal yaptığımızdan alışıktım. Kolayca kaygan sikini arkama aldım. Ömer’in siki arka deliğimde gidip gelmeye başladı. Eliyle de eğilip amımı okşuyordu götümü sikerken… Kocama döndüm. Karısı götünden sikilirken izleyen, izlerken otuzbir çeken kocama,
“İstediğin oldu mu sonunda kocacım?” dedim. “Karını sikiyorlar sonunda… Karının götünü sikiyorlar… Hem de senin önünde…”
“Çok konuşma orospu…” diye hırlayan kocam sikini ağzıma soktu, susturmak istercesine…
Ben de susmak zorunda kaldım. Kocamın siki ağzımı doldurmuştu çünkü… Ömer arkamda göt deliğimde gidip gelirken, ben de kocamın sikini emiyordum. O da ağzımı sikiyordu, saçlarımdan tutmuş, sikini ağzıma sokup çıkarıyordu durmadan…
Birkaç dakika sonra dayanamadı, ağzıma boşaldı kocam… Arkamdaki adam hala gidip geliyordu. Belimden tutmuş, acımadan vura vura sikiyordu beni… Biraz arka deliğimde gidip geliyor, sonra çıkarıp amıma sokuyordu sikini… Kocama,
“Sen de ister misin?” diye sordu. “Gel beraber sikelim karıcığını…”
“Yok, ben bittim. Sen devam et karımı sikmeye…” dedi kocam, içeriye gitti.
Ömer durmaksızın, önlü arkalı sikişine devam etti. Ben ikinci orgazmımı olurken o da boşalmaya başladı sonunda… Bitirmişti beni… Çok fena sikmişti… Biraz dinlenip kalktım. Dizlerim titriyordu. Elimden tuttu, el ele içeriye geçtik. Gözüm boy aynasına ilişti. Makyajım iyice dağılmış, yediğim tokatlardan yüzüm yanaklarım kıpkırmızı olmuştu. Çorabım da kaçmıştı. Tam bir orospu gibi görünüyordum. Acımasızca sikilmiş bir orospu… Eğilip yerden bluzumu alıyordum ki müdür elimi tuttu,
“Dur, bir de ben tadına bakayım yavrum…” diyerek içeriye sürükledi beni… Giderken kocama “karın tam bir orospuymuş. Keşke daha önce söyleseydin” diyordu gülerek… Kocama baktım, kocam başını yana çevirdi. İtiraz etmeden içeriye gittim. Bir çırpıda çırılçıplak soyunup yatağa oturdu, beni kucağına çekti. İri yarı gövdesinin üstünde kucağında kız çocuğu gibi kalmıştım.
“Oh yavrum… Harikasın…” diyerek belimden tuttu, sikinin üzerine oturtmaya çalıştı. Az önce sikilen ıslak amcığım, adamın kalın sikini rahatlıkla içine aldı… Oturup kalkmaya başladım. Biz sikişirken kocam girdi içeriye… İnlemelerimizi duyunca merak etmiş, yanımıza gelmişti. Siki yine kalkmıştı bizi izlerken… Yine çıkarmış, aletini okşuyordu bize baka baka…
Müdürün kalın sikinin üstünde oturup kalkarken kocamın izlemesi daha çok tahrik etti beni de… Gözlerim kaydı zevkten… İnlerken bağırmamak için dudaklarımı ısırıyordum. Ömer de gelmişti yanımıza… Ben müdürün sikinin üstünde dans ederken memelerime vurmaya başladı. Bu hareket bitirdi beni… Can acısı, zevk, hepsi bir arada bittim… Titremeye, boşalmaya başladım.
Ama müdür hala boşalacak gibi görünmüyordu. Kukla gibi kaldırdı beni, yatağa yatırdı. Bacaklarımın arasına girip kalın sikini tekrar amıma soktu. Halim kalmamıştı artık… Bitsin diye bakıyordum. Adam üstümde gidip gelmeye başladı. Çam yarması gibi adamın altında kayboluyordum nerdeyse… Ağırlığının altında nefesim kesiliyordu.
Kendime inanamıyordum artık… Ben bitsin artık, öldüm, bittim derken, erkeğin kalın siki amımı yara yara tekrar zevk vermeye başlamıştı. Tekrar kıvranmaya başlamış, tekrar içimde gidip gelen aletin iri başının, gövdesinin vajinamın duvarlarına sürtünmesi öldürmeye başlamıştı. Artık kontrolümü kaybetmiş, bağırmaya başlamıştım,
“Aahhh… Yeter… Öldürdün beni zevkten… Ooohhh… Erkeğim… Sikin zevk veriyor… Dayanamıyorum… Ooohhh…”
Ömer beni susturmak için sikini ağzıma soktu. Boğuk inlemelerle sikilmeye devam ediyordum. Müdür amımı sikerken, Ömer ağzımı sikiyordu. Kocam da eli sikinde bizi seyrediyordu yanımızda… Sonunda müdür sikmeyi bıraktı, kocama seslendi,
“Gel, sen de sik karını…” diyerek yerini kocama terk etti.
Kocam mal bulmuş gibi hemen zıpladı, bacaklarımın arasına girdi. Müdürün kalın sikinden sonra içimde kürdan gibi kalmıştı. Pek hissetmiyordum kocamın sikini… Ama o zevk alıyordu, her halinden belliydi. Çok sürmedi boşalması, döllerini amıma püskürttü. O zevkten böğüre böğüre boşalırken Ömer de son bir hamleyle saçlarımı tutup kendine çekti beni… Dudaklarım kasık kıllarına kadar değdi, sikinin tamamını boğazıma kadar soktu. O da inleyerek spermlerini boğazımdan aşağıya akıttı.
Bitmiştim artık… Kaç kez boşaldığımı saymayı bırakmıştım artık, bilmiyordum. Son postada müdür boşalmadan kalmıştı aramızda… Beni çocuk gibi kucakladı, banyoya götürdü. Geniş jakuzinin içinde, üzerimde jartiyer ve siyah çoraplarımla ayakta dururken duşun başlığını tutup her yerimi temizledi. Üç erkeğin dölü her yerimden aktı, girdaplar halinde küvetin deliğinde kayboldu.
Ilık su biraz kendime getirmişti beni… Banyodan çıkmak için ayağımı uzatmıştım ki, geriye çekti beni, kucağına oturturken bir eli de şampuanlara doğru uzanıyordu. Islak bedenime şampuanı boca etti. Alttan tıpayı kapatmış, su küvetin içinde birikirken kokulu şampuanı köpürttü iyice… Suyun içine duş jellerini boşalttı, köpürttü iyice suyu…
Kaygan bedenlerimiz birbirine kavuştu tekrar… Köpüklü köpüklü her yerimi, ıslak çoraplı bacaklarımı okşadı, öptü, sevdi… Beni tekrar canlandırdı. Sonra tekrar domaltıp becermeye başladı. Kalın yarak köpüklü köpüklü kaydı içimde… On dakika boyunca domalttı sikti, kucağına alıp sikti… Jakuzinin jetini açıp basınçlı sular her yerimize köpürerek püskürürken o da amıma boşaldı sonunda… Ben de onunla beraber…
Toparlanıp kurulandı, banyodan çıktı. Ben de durulandım, yumuşak beyaz bornoza sarınıp dışarıya çıktığımda kocamdan başka kimse kalmamıştı.
“Gittiler mi?” dedim kocama… Toparlanmış, koltukta beni bekliyordu.
“Gittiler” dedi. “Teşekkür ettiler. Teklifi de kabul etmişler. Sayende…”
Bornozun iki yakasını tutup açtım. Çoraplarım hala üzerimde duruyordu. Sıyırdım, çıkarıp çöpe attım. Kurulandım iyice…
“Kabul ettiler ama, karını da iyi siktiler kocacım…” dedim yorgun argın… “Bacaklarım tutmuyor, dizlerim titriyor yorgunluktan…”
Giysilerimi geçirdim üzerime… Ne külot kalmıştı, ne çorap… Çıktık. Ne saçımı kurutacak halim kalmıştı, ne makyaj yapacak… Kocam koluma girip destek olmasa yürümekte bile zorlanıyordum. Otelin resepsiyonunu, geniş giriş salonunu geçip kapıdan çıkana kadar bütün otel personelinin gözü üzerimdeydi. Sırıtarak bakıyorlardı bana… Ağır sikilmiş olduğum o kadar belliydi ki… Aldırmadım. Eve gidip yatmaktan başka bir şey düşünemiyordum.
“Ne düşünüyorsun?” diye sordu kocam arabada giderken… Sol eli direksiyonda, sağ elini uzatıp elimi tuttu, sıktı. Başım arkaya dayalı, gözlerim kapalı cevap verdim kocama,
“Seni bilmiyorum ama… Yabancı erkeklere sikilmek hoşuma gitti kocacım… Bayıldım. Zevkten öldürdüler beni herifler…” Başımı yana çevirip kocama baktım, gülümsedim,
“Artık tadını aldım. Maymun gözünü açtı. Tekrar yapalım bunu… Hep yapalım. Olur mu?”
Kocam sadece elimi sıktı, yanıt vermedi bana, ama gülümseyen yüzünden okunuyordu ne düşündüğü…