Komşum Handan ile Denizde hikayesi 2

merhaba ben emin .. sizlere geçen yaz başımdan geçenleri anlatmak istedim..bana vakit ayıirdiginiz icin simdiden tesekkur ederim. 25 yasindayim 182 83 esmer kirli sakalli cevremdekiler tarafindan yakisikli bulunan biriyim..bir sahil kentinde yalnız yasıyorum.bir aile apartmaninda oturuyorum ve sakin durust birisi oldugum icin benden rahatsiz olan kimse yoktur.yan komsum handan 42 yasinda evli beyaz tenli balık etli cok guzel bir hatundur..icimden onu gecirirdim hep ama apartmandaki cizgimi bozmamak icin bir girisimde bulunmaktan cekinirdim surekli.handan ozel bir bankada calisiyor ve bildimiz uzere bankaci her kadin gibi handan da cok bakimlidir bu guzelliginin yaninda..kocasi ise gercekten handan gibi bir hatuna yakismayan hani sunepe dedigimiz adamlardandır.bu yetersizligi yetmiyormus gibi bi de capkinlik yapmaya calisip eline yuzune bulastirmaz mi .. handan a haketmedigi seyler yasattigini biliyordum cunku duvarlarımız bitisik oldugu icin tartismlarini dinlerdim surekli..benim kocasi ayhan la aram iyidir ayhan in arabasi yokken benden araba ister bende verirdim islerini gormeye giderdi .. birsey alacak oldugu zaman bana sorardi yani ayhan bana oldukca guvenirdi .. disardan cok normal gozuken ev yasamlari cocuklarinin da sehir disiya universiteye gitmesiyle iyice icerden icerden bozulmaya tartismalarin siddeti artmaya basladi…gecelim o harika gune .. agustos da cok sicak birgundu gercekten ve pazar gunu olmasi nedeniyle herkes gibi bende arkadaslarla deniz kenarina kacmayi planlıyordum o gun handan ve ayhan i hic gormemistim.. hazırlanıp arkadaslarimla konusmak icin balkona ciktigimda handan ve ayhan i arabalarinin basinda beklerken buldum .. balkondan seslendigimde arabalarinin bozuldugunu soylediler ve ben asagi inip arabalarina bakabileceimi soyledim..aslinda ayhan ın arabasi umrumda bile degildi ama handan i kısacik sortuyla askili body si ile biraz daha yakından gormek icin indim asagi ..her neyse handan i bastan asagi guzelce suzdukten sonra arabaya baktim ve sadece bir sigortanin yerinin degişmesi gerektigini farkettim .. tabii dedimya ayhan gerizakalisi birseyden anlamadigi gibi bunu da becerememis ve 2 dk da arabalari calisir hale getirdim. handan el cirpip sevinince o guzel dolgun gogusleri zipladiya ben bu sevinci bir daha gormek icin arabayi 20 saat daha tamir edebilirdim :).. her neyse biz de denize gidikcektik geldigin cok iyi falan dedi handan sen ne yapıcaksin bugun dedi gel beraber gidelim dedi bana ben bu teklifi duyunca bir an bile tereddut etmeden olur gidelim dedim .. ayhan da onayladiktan sonra ben surucu koltuguna gectim ayhan yanima handan da arkaya oturdu ve gidecegimiz yere dogru yola ciktik ben surekli aynadan handan i kesiyordum ve ben ona baktikca o da arada bakıyodu ve ben ilk defa bugun ona karsi biseyler belli etmeyi dusunuyordum cunku inanilmaz derecede tahrik ediciydi o gun . bu bi sigortayi bile degistiremeyen ayhan belki de onu yatakta mutlu edemiyodu ve benim gibi birini o da arzuluyodu.bakisa bakisa deniz kenarina geldik ve oturacagimiz yeri zar zor ayarlayip oturduktan sonra sohbet etmeye basladik. o gun orasi gercekten cok ama cok kalabalikti denizde bile dogru durust girecek yer kalmamisti zaten dedigim gibi oturacagimiz yeri de cok zor bulduk.. daha sonra denize girmek icin kalktim ben ve tisortumu cikarip denize dogru yurumeye basladim handan da hadi ayhan biz de girelim cok sicak hava dedi ayhansa ben simdi girmicem mangali kurayim sen git istersen emin le dedi ben de hadi handan abla girelim dedim ama oyle bi baktim ki ona o an sanki gel hadi karicim denizde seni doya doya kucaima almak istiyorum der gibiydi ve handan da bunu anladi gulusunden belliydi hafif hafif ben handan i beklemeye basladim ayakta o soyundukca o guzel baldirlari gogusleri ortaya ciktikca benim aletim zonk zonk atmaya ve kazik gibi olmaya basladi sadece onu boyle gormek bile beni bu hale getiriyoken bi de onu kucaimda altimda hayal ettikce delirebilieceimi dusundum 🙂 .. bi de pembe ojeli ayak parmaklari zaten cok sıkı bi ayak fetisiyim o beyaz bacaklariyla ciplak ayaklarini bir arada gorunce basim dondu artik yarraim sortu yirtacak gibi oldu ve ben ayhan farketmesin diye sırtımı dondum ve zaten handan da bikinisi ile yanıma gelmişti .. yavas yavas denize dogru yururken o guzel pamuk gibi ellerini tutmamak icin kendime zor hakim oldu .. ayhan in bizi izlediginden suphem olmadigi icin dikkatli davraniyordum.. handan la sohbet ederek denize girdik ve cok kalabalik oldugu icin ben biraz da handan i korumak icin ona yakin duruyordum..bu yakinliktan dolayi elim arada gobegine falan degiyordu ama bi gozumde ayhandaydi..bu el carpmasi gibi ellemeler arasinda sohbeti tartismalarina getirdim.. sebebini falan sordum eger ozel degilse diye handan sa aslinda ozel ama sen bizden biri gibisin sana anlatirim dedi ve anlatmaya basladi ayhan in yapmaya calistigi ama bi turlu beceremedigi ve sadece parasini yedirdigi hatunlardan falan vay be dedim bende ayhan abi ye bak bu kadar hızlımı ya dedim .. handan bi kahkaha atti ve ne hızlısı ya evdekini isini dogru durust goremio ama salaklıgından disarda biseyler ario dedi .. ben de bozuntuya vermeden hmm falan dedim .. sonra da handan senin gibi esim olsa birak disarda birilerini aramayi evden disari bile cikmam valla dedi .. handan bu lafimdan cok hoslanmisti ve icimden gelerek soyledigimi biliyodu .. saol canim benimm bende oyle istiyorum ama nerde oyle koca dedi.. artik ok yaydan cikmisti bende elini tuttum denizde goren olmadigi icin ve gozlerinin icine bakarak iste burda dedim.. once bi sasirdi ama hosuna gittigi o kadar belliydi ki ama emin sen ben nasil olur falan dedi bende susturdum o an onu ve dur direk bi cevap vermek zorunda deilsin dedim peki dedi sadece .. biraz daha yuzduk falan iste.. yuzerken ben yakin durup artik ona carpmiyor resmen istedigim yerini elliyordum onun .. farkindaydi ama hic de rahatsiz olmuodu..aradan zaman gectikten sonra ayhan da yanimiza gelmişti ve biz uzaklasmis ama bakislarimizdan birbrimz icin yandigimiz belliydi .. beraber yuzmeye devam ederken handan birden alakasizca ayhan a karpuz aldin mi diye sordu ayhan da yok yaa unuttuk falan dedi sonra handan ona hadi gec olmadan al gel dedi ayhan once nazlandi ama evin gercek reisi handan oldugu icin tamam dedi ve ben gelince baslariz artik dedi mangala ben de tamam abi dedim ve handan o cikarken bana bi goz kirpti ama sanki kalbim aletimde atiyodu .. o kadar sertlesmistimki… ayhan cikti ve arabasina binip gozden kayboldugu anda handan iyice yaklasti bana ve elimden tuttu sana cevabim evet dedi.. ayhan in gelip gitmesi yarim saati bulabilecegi icin ben de rahattim ve istedigim herseyi yapacaktim denizin altinda handan a deniz cok kalabalik oldugu icin kimse kimsenin ne yaptigini umursamiyor sevgililer karı kocalar kucak kucaga duruolardi ve bizde ole durabilecektik handan elimi tutarken onun belinden kavradim ve tehlikeli oldugunu bile bile dudaklarindan opmeye basladim o da o kadar istekliydiki kimseyi umursamadan opmeme izin verdi ama 5-10 sn surdu daha fazla risk alamazdik.. tamam yasadigimiz yere uzakti ama ne olur ne olmaz.. birlikte gecireceigimz dhaa cok vaktimiz olacakti.. bu opusme sırasinda demir gibi olmus yarragim handan in kadinligina oyle bi baski yaptki ki nerdeyse bikinisini delip icine girecekti.! handan opustukten sonra bunu farketti ve elini aletime goturup harika birsey harika diyerek gozlerini kısarak oksamaya basladi aletimi ..o aletimi oksarken bende onu tam olarak kucaima almis bacaklarini baldirlarini heryerini oksuordumm.. sonra onu kucaimdan biraktim ve bana sarildi hemen bacaklarini belime doladi ve kalkmis yarraim tam olarak gotune baski yaparken elleri boynumda bana opucukler atıyo ve harikasin diyodu bende ayni seyleri soyleyerek elimi kalcalarina ve kadinliginda gezdiriyordum.. ne muthis bi kadindi hala yazarken bile aletim kazik gibi oluo.. ona orda sokmak icin neler vermezdim ama biliyordum ki en gec 24 saat icinde o guzel kadinliginin icinde olacaktim bir sekilde .. bunlari dusunerek o kucaimda kivirtirken bikinisinin icine elimi daldirdim kadinligini ciplak sekilde oksarken bu tamanen bana siki siki sarilip titreye titreye kucaimda bosaldi ve harika birsey bu ya ayhan bi kez olsun bile bosaltamadi beni yatakta dedii.. ben de daha dur askim defalarca bosalacaksin benim altimda dedim ..cok ama cok mutluydukk.. ben dimdik yarraimla onun icine girememistim ama benim kadar onun da onu sikmem icin delirdigini biliordum.. ayhan ın gelmesi yaklastigi icin biz denizden cikmak zorunda kaldik ve masya oturup ayhan i beklemeye basladik…. yazimin ilk bolumunu okudugunuz icin cok tesekkur ederim umarim guzel vakit gecirmisinizdir benimle irtibata gecip tanismak isteyenler icin size mail adresimi birakicam [email protected] gelen tepkilere gore devamini da buyuk bir zevkle yazmak istiyorum… simdilik hoscakalin…

Küçük Ama hikayesi

Küçük Ama Marifetli Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 7
OlumsuzOlumlu
Yazar Nilay ERDEM
20 08 2011
Ben Antalya’da oturan 24 yaşında çok güzel vücut ölçülerine sahip bir bayanım. Vücudumu gören azar boşalır yani çok güzel bir vücudum var. Düne kadar bakireydim tek yaptığım şey mastürbasyondu ve onu da pek yapmadım aslında pek cinsellik içeren olayları sevmezdim.

Evet olaya döneyim dün işten erken çıkmıştım eve otobüsle geliyordum o güne mi denk geldi bilmiyorum o saatte otobüs tıklım tıklımdı anlayamadım. Arkamda da bizim yan komşumuzun oğlu Erkan vardı onunla biraz muhabbet ettikten sonra o arkama geçmişti bana yol verir gibi. Benimde üstümde biraz mini kumaş bir etek vardı bilseydim böyle olacağını pantolon giyerdim ama olan oldu. Erkan arkamdaydı benim dolgun götüm onun yarağına değiyordu. Onun bu kadar büyük bir yarağı olduğunu bilmiyordum. Giderken otobüs daha da yolcu almaya başladı.
Bu bana tamamen yapışmıştı genç olmasına rağmen çok hınzırdı yavaştan götümü ellemeye başladı. Ben dönüp bakış attım aslında hoşuma da gidiyordu ama yan komşumun oğluydu. Hadi tamam dedim döndüm önüme tekrardan ellemeye başladı. Bende bu sefer bişey yapmadım çünkü devam ediyordu. Bense ona göre büyüktüm böyle bişey yapması doğru değildi. Bende buna nasıl izin verdiğimi anlamıyorum ama oldu bi kere Erkan cesaretlenmiş ki daha sert sıkmaya mıncıklamaya başladı. Bu biraz sinirimi bozmuştu ama bişey diyemiyordum. Vücudumu döndürmeye çalıştım çok kalabalıktı döndürseydim götüm başka erkeklerin önüne geliyordu hiç olmazsa bu tanıdık diye durdum bişey yapamaz diye yaptıklarına müsaade ediyordum ki baktım Erkan’ın eli çıplak baldırlarımda geziniyordu.

Bu beni çok azdırdı yukarı çıkmasın diye dua ediyordum sesimi de çıkartamıyordum çünkü hem Erkan’ın hemde benim adım çıkar. Neyse benim biraz daha baldırlarımda devam etti sonra eli yukarı doğru çıkmaya başladı çok zevke gelmiştim içimdeki külotu aşağı indirmeye çalıştı. Götüm büyük olduğundan Erkan’ın işi uzun sürüyordu. Ben külotu tuttum önden bi bayan beni gördü karnım ağrıyor gibi yaptım fark etmedi. Ama elimi bırakmak zorunda kaldım Erkan külotu aşağı çekti ahh Erkan’ım o şekilde önüne sunulmuş lezzetli bir yemek gibiydim. Kocaman götüm onun elleriyle yoğruluyordu ben bir kere boşalmıştım. Erkan elini çekti herhalde boşalmamdan korktu. Ben tam ohh dedim bıraktı galiba ama sonra ellerinin eteğimin üstünden istemsiz temaslarını hissettim ve bir fermuar sesi geldi. Eyvah dedim 2 saniye sonra yarrağını götümde gezinirken hissettim Erkan 18 yaşındaydı bense 24 kendimi siktiremezdim ama canım çok istiyordu. Amım ateş gibi yanıyordu Erkan yarrağını amıma sürtmeye başladı. Kafamı çevirip kulağına amıma olmaz sakın dedim. Erkan onunla konuştuğumu görünce şaşırdı ve yanıt verdi tamam yavrumm sen merak etme diyordu.

Onların evine gittim bi kaç kez çok sessiz bi çocuktu burda ortada götüm söz konusu olunca çok cesaretlenmişti heralde ama yarrağını hala amımda gezdiriyordu. Tekrar döndüm Erkan ne olur yapma amıma girme ben evlenecem kocam olacak dedim. Götümü sik ne olur Erkan’a beni götümden sikmesi için yalvarıyordum. Olamaz böyle bişey oda tamam karıcım kocan ben olurum o zaman dedi. Erkan ne olur koca götüm neyine yetmiyo dedim. Oda tamam dedi. İlk olarak hiç yarak görmemiş götüme yarağını dayadı ama yarrağı gerçekten büyüktü girmiyordu sonra eliyle açtırmaya çalıştı ilk olarak 1 parmak soktu sonra 2 ve 3 oldu. Götüm sanki delinmişti çok acıyordu ama bağıramıyordum bile ben ise şimdi yarrağı bekliyordum. Göt deliğim bayağı açılmıştı sonra yarağı dayadı götüme artık onundum benden 6 yaş küçük birinindim çok acı verici ve bir hamleyle soktu benden bi ahh sesi geldi otobüste kimse duymadı. Ama Erkan duymuştu ve kulağıma eğilerek Nilay ablacım bu zevk çok güzelde dedi az kalsın beni ele veriyordun şimdi senin cezanı vericem dedi. Bende daha ne yapabilir sikti zaten beni dedim ve anlamadan eli amıma gitmişti amımı parmaklıyordu ve iyice açtırdı amımı ben yapma dedim ne olur lütfen ama dinlemedi. Oda çok mutlu olmuştur kendinden 6 yaş büyük birini ve bu kadar güzel birini siktiğine sonra amıma giriverdi. Buda ilk başta acıdı ama sonradan yerini zevke bıraktı arabada ileri geri git gel yapıyordum beni belimden kavradı durduğun yerde dur anlaşılacak dedi. Bende tamam kocacım dedim. Artık kocam oydu bu olayların hepsi 20 dk. içinde olmuştu. 20 dk. içinde Erkan’a hem amımı hem götümü vermiştim. Sonra çıkardı yarağını ve ineceğimiz yere geldik. Ben apartmana girdim o dışarıdaydı asansöre bindim ve koşa koşa oda geldi benimle bindi. Neden yaptın bunu diye sordum oda daha bişey yapmadım dedi asansörü stopladı. Çok güçlüydü ellerimden tuttu ve bi çakı çıkardı seni burada keserim kimse duymaz dedi. Burda bir posta daha sikecem seni 24 lük güzelim dedi. Bende korkarak tamam dedim ama daha yeni siktiğinden dolayı çok acıyordu amım oda banane dedi biraz daha acısın dedi ve eteğimi yırttı eve nasıl girecektim bilmiyorum sadece aşağı sıyrılmış kilotla karşısındaydım. Amım gözlerinin önündeydi eğilip yalamaya başladı zonklayan amımı, sonra kalktı beni aynaya döndürdü ve arkadan amıma girmeye başladı bende 2 kez daha boşaldım asansörde tamamen soydu beni memelerimi yaladı. Sonra biri asansörü çağırdı telaşla giyinmeye başladım Erkan bırakmıyordu hala, eteğim zaten yoktu sadece bezi amımın üstüne koyuyordum o arada arkadan götümü okşuyordu ve asansörü stoplayıp bizim kata çıktık ben evime girdim oda evine gitti. Ben hala baba evinde kalıyordum annem bu hal ne ne oldu böyle dedi eteğin neden yok dedi bende anne asansöre takıldı falan dedim yuttular.

Sonra odama geçtim kapıyı kilitledim giyinmedim. Sonra benim annemler Erkan’ın annesine oturmaya gidecekmiş gittiler ve evde yalnız kaldım. Sonra Erkan bizim eve geldi kapıyı çaldı açmadım sonra aradı telden bişey yapmıcam Nilay abla sadece özür dilemeye geldim dedi bende kapıyı açtım. İçeri girdi üstümü giyinmedim bile o kadar olaylardan sora görse ne olacak dedim. Sonra bacaklarımı okşamaya başladı bende hani bişey yapmıcaktın dedim oda son kez dedi olmaz dedim zorla aldı beni külotumu çıkardı ve kafam yatağa gelecek şekilde domalttı götüme girdi. Artık bende bıraktım tek cinsel yaşantım sadece Erkan’la olsun dedim ve içimden çıktı yarağını yalamaya başladım o günden sonra hep bize gelmesini söyledim artık kendimden 6 yaş küçük bi kocam var 🙂

Lys deki sınav gözetmenim hikayesi

Merhaba sayın xhamster ailesi.Bugün hala şokunda olduğum bir olaylar dizini yaşadım.Ve birileriyle paylaşma ihtiyacı duyuyorum.Aklıma burası geldi 13 14 yaşlarında hep okurdum bu tarz hikaye bölümlerini.Neyse olaya geleyim aa pardon yazmadan önce kendimizi tanıtmamız gerekiyor değil mi? 🙂 Ankarada yaşıyorum liseyi bu sene bitirdim yani yaşım 18 vesaire vesaire çok yakışıklı bir tip değilim ama yolda görüp yolunuzu değiştirebileceğiniz bir tip de değilim.Neyse konuya gelelim.Bugün lys 2 yani fen sınavı vardı biliyosunuzdur heralde 🙂 Tmci olduğum için hiçbir konuyu bilmeden sadece girmiş olmak için giriyordum bu sınava.Uzatmadan ilerleyelim bu bölümleri sınav salonuna geldim.20 dakika gibi bir süre vardı.Gözetmene giriş kağıdını verdim.Buyrun en arka 6 nolu sıra dedi.Geçtim yerime.Fizik sınavının kitapçıkları dağıttılar. Kitapçık numarasını yazın karekodu kaldırın sonra kitapçıkları inceleyeceksiniz dedi kadın.Bende kitapçıkta bir sorun olursa ne yapacağız tarzında çıkıştım.O da biraz sinirlendi sonra tamam öyle yapın dedi.Normalce sayfaları değiştirdim ve kapattım.Yanıma gelip sorun yokmuş değil mi dedi gözetmen kadın imalı şekilde.Bu arada gözetmen kadından bahsedeyim.165 170 boylarında ince 30 lu yaşlarının ortasında esmer bir kadındı.Seksüel olarak herhangi bir çekim yaratmıyordu anlayacağınız.Fizik sınavını çözdüm.Hemen hemen anca yetti zaten.Hatırlamadığım konuları da mantıklı bir şekilde attım.Geldik kimyaya dağıttılar ve başladık yine çok hızlı gitmiyordum.18.soruyu bitirdiğimde 25 dakika vardı.Sonra sayfayı çevirdim bir baktım geri kalanı komple organik.Organik kimyanın o sunu bilmiyorum.Boş mu bıraksam diye düsündüm sonra da sınava öylesine girdiğim aklıma geldi onları da gelişine attım.Sınavım bittiğinde 17-18 dakika vardı daha.Başladım beklemeye oturduğum yerde.Bekle de bekle bayağı sıkılmışken çapraz önümde oturan kızı farkettim.Altında eşofman vardı ve kitapçığa gömülmüş soruları çözüyordu.Ama arkası efsane şekilde açılmıştı ve yaklaşık 3-4 santim görebiliyordum poposunu.1 dakika geçmeden benimki kalktı tabii 🙂 Baktım gözetmenlere erkek olan masada oturmuş formu okuyor diğeri de kapının orada koridoru izliyordu.Dedim dona attırayım ne olacak sanki bunu kaçırmayayım.Alet diyelim isterseniz penisi pek sevmiyorum.Aletimi çıkarıp masturbasyon yapmaya başladım.İyice odaklanıp devam ediyorken kadın gözetmen bir anda ne yapıyorsun orada diye bana bağırdı.Hasiktir dedim sıçtık hemen kapattım ve yanıma gelen kadından 2-3 kere özür diledim.Kadın tam bir şey söyleyecekken masadaki adam ne oluyor orada hocam dedi.Zaten 25-30 saniyedir dönmüş bütün sınıf bana bakıyordu.Kadın baktı herkes oraya bakıyor garip bi şekilde adama hocam karalama yapmaması gereken yere bir şeyler çiziyor dedi.Sonra herkes sınava döndü.Adam da bir şey olmaz ondan dedi.Kadın da gitti.Tabi ben götüm götüm oldum ne olacak diye.Kimyayı toplayıp biyolojiyi dağıttılar tabi ben o sırada kadın her benim tarafa geldiğinde özür diliyorum.Biyoloji sınavı başladı çok da ne yaptığımı hatırlamıyorum açıkçası 25.dakika gibi kağıdımı kitapçığımı aldım gözetmenlerin yanına gittim teslim edip çıkmak için.Kadın dedi geç yerine otur çıkmayacaksın dedi.Neredeyse ağlama noktasına varmıştım yerime geçtim oturdum.Ondan sonraki 20 dakika hayatımın en uzun 20 dakikası herhalde.Mosmor bir şekilde öyle bekledim.Salonda tamamen kimse kalmayınca kadın yanıma geldi yine bir özür bir özür adam onun kağıdını da alalım hocam çocuğun geleceğiyle oynamayalım zaten oraya karalama yapınca sorun olacağını sanmıyorum dedi.Kadında bana baktı.Bir gülümseme attı.Aldı kağıdımı bekle dedi.Gitti verdi adama kağıtları çantasından küçük bir notluk çıkarıp bir şeyler yazdı.Yanıma geldi avucuma bırakıp şimdi çıkabilirsin dedi.Bir daha olmasın dedi.Şaşırdım bayağı bu kadın ne yazdı diye koridorun sonuna kadar açamadım.Merdivenlerden aşağı inerken bir de ne göreyim kendini çok affettirmek istiyorsan ara 05xx xxx xx xx şeklinde bir yazı.Önce güldüm sonra heyecan yaptım.Eve gelene kadar kafam allak bullak oldu.Ararsam belki de bir şeyler yaşayacaktım ama hazır mıydım ki bunun için bu yaşıma kadar yiyişmeden öteye geçememiş ben tam da sınavın önceki günü milli mi olacaktım.Dedim bu fırsat bir daha elime geçmez ara ulan burak.Aradım önce gizliden çalmadı gizliye kapalı çıktı telefonu.Sonra binbir çekinceyle aradım telefonunu.2 kere çaldıktan sonra açtı.Merhaba dedim kısık bir sekilde.Küçük bir kahkaha attı hiç aramayacaksın sandım dedi.Burdan sonra konusmalı gideyim.
Kadın:Nerdesin?
Ben:Eve geldim hocam (titrek bir sesle)
K: hahaha hocam mı ismimi de sormayacaksın yani bende şimdi metrodan çıktım eve yürüyorum
B:Öyle olur mu hiç sadece biraz heyecanlıyım.
K:Bugünkü yaptığından sonra heyecanlan zaten bir zahmet.Adım Serpil bundan sonra bana Serpil diyebilirsin.Senin adını zaten biliyorum Burakcığım(Burada gerçek ismim burak değil fakat yıllar önce buraya burak nickiyle girdiğim için burak diyeceğim.)
B:Benden cevap yok
K(S diye kısaltayım buradan sonra): Bugünki başladığın işi bitirmek ister miydin acaba?(Küçük bir kahkaha)
B:Benden yine ses yok
S:Alo.Beni duyuyor musun?
B:Küçük bir doğrulama
S: Diyorum ki bugünkü yaptığı…
B:Evet isterim ama nasıl olacak
S:Gel yanıma adresimi vereyim.
B:Hocam ama yarın sınavım var.
S:Hocam değil Serpil demiştim.Vallahi ben bilmem bugün gelmezsen şansını kaybedersin.
Bunun üstüne kabul ettim.Önce adres veriyodu batıkent dedi ben batıkent tarafını tam bilmiyorum dedim.Oda 40 dakikaya Batıkent sincan metrosunun botanik durağına gel dedi.Tamam dedim kapattık.Kalbim küt küt atıyordu.Ne yapacağımı bilmiyordum.Sonra bir anda aklıma aletimin kıllı olduğu aklıma geldi.Gitmekten vazgeçtim.Rezil olamazdım.5 Dakika sonra o aradı bu sefer.Eve geldim geliyorsun değil mi dedi.Ben biraz mırın kırın ettikten sonra kabul ettim.Hemen hazırlandım ve çıktım.Metroya bindim.Özellikle Batıkentten Sincan metrosuna geçtikten sonra kalp atışlarım tavan yaptı batı merkez durağında yine dönüp geliyordum.Dedim bu kadar geldin dönüşü yok.Geldim botanik durağına dışarıda kimseler yoktu.Aradım hmm geldin mi dedi.Ben de evet geldim ama sen yoksun dedim.Çok heyecanlısın sesine yansıyor dedi.Biraz dedim.Ben geliyorum şimdi oraya dedi.Yaklaşık 6-7 dakika bekledim.Sokağın ucunda görünce bende ona doğru yürüdüm.Merhaba dedim.Gelebildin sonunda dedi.Yanaklarımdan öptü.Garip hissettim.O kadar içten öptü ki.Sonra evine doğru yürümeye başladık tabi bunun yanında sohbette başladı.Neden beni elevermedin dedim.İlk yakaladığında herkes bana bakınca beni rezil etmek istememiş.En sonda da çok içten özür dilemişim o yüzden içi el vermemiş.Yalnız mı yaşıyorsun dedim.Sayılır dedi.Anne ve babasıyla kalıyormuş köye gittiler dedi.Bende temmuz da yanlarına gideceğim dedi.Sınıf öğretmeniymiş orada bir okulda.34 yaşındaymış 2 yıl önce nişan atmış birinden.Derken eve geldik.İçeri geçtim bana terlik verdi salonu gösterdi.Geçtim oturdum kanepeye sonra yanıma geldi.Ayaklarım titriyordu heyecandan.Öğrencilerinden memnun musun dedim.Hafif bir tebessümle teyze yiğen muhabbetine devam mı edeceğiz dedi.Yanıma iyice yaklaşıp dudaklarımdan öptü 10 saniye boyunca.Heyecandan ölüyosun dedi ağzın kupkuru olmuş.Öyle diyince ben yumuldum dudaklarına.Yılların azgınlığıyla üzerine gidiyordum.Dudaklarından öperken çok da büyük olmayan göğüslerini sıkmaya başladım.Tam kanepeye yatırırken parmağıyla hayır işareti yapıp o beni yatırdı.Neredeyse benden daha şehvetliydi.Dudaklarımdan boynuma geçti resmen somuruyordu.Aletim pantolonu zorluyordu.Boynumu somurmaya devam etti.Bende tişörtümü çıkarttım.Gögüs uçlarıma bir iki dil darbesi attıktan sonra pantolonumun düğmesini açtı.Dizime kadar indirdi baksırımı ve pantolonumu.Dimdik ve kastatı kesilmişti aletim.Ucu da mosmor olmuştu.Dik otur dedi.Ben oturdum ve bir anda bacaklarımı yalamaya başladı yavaş yavaş yukarı çıktı.Testislerime dil atmaya başladı sonra ağzına aldı somurdu iyice.Kıllıymışsın dedi.Ben heyecandan hiçbir şey yapamıyordum.Sonra aletimin başını yalayıp ağzına aldı.Yarısına kadar sokup dışarı çıkardı bunu iki kez tekrarladıktan sonra inanılmaz bir titremeyle boşalmaya başladım geri çekildi eliyle aletime gitgel yapıp sıktı.Bosaldıktan sonra ayağa kalkıp devam edebilir misin dedi.Bende daha bir şey yapmadım ki dedim.Gel dedi pantolonumu, baksırımı ve çoraplarımı çıkartıp peşinden yatak odasına kadar gittim.Üzerindeki buluzu çıkarttı.Siyah bir sütyeni vardı.Ben öyle kalacak zannederken sütyenini de çıkarttı.Off gerçekten mükemmeldi üzerinden daha 1 saat geçmesine rağmen hala inanabilmiş değilim.Kahverengi göğüs uçları şişmişti.Hemen dudaklarına yapıştım.Yatağa sırtüstü yatırdım.Üzerindeki pantolonu çıkarttım hemen.O da kilotunu çıkarttı.Tekrar dudaklarını öpmeye başladım.Poposunu sıkıp dudaklarını azgın bir şekilde öpüyordum.Elini aletime attı daha tam büyümemişti.Bende bir süre göğüslerini emdikten sonra.Kasıklarına doğru ilerledim.Benimkinin aksine kasıklarında çok fazla kıl yoktu ama 1 haftalık sakalıma benziyordu şekli.Gömülüp yalamaya başladım.Bu sırada ellerimle de poposunu sıkıyordum.İyice azıyordu.Kafamı vajinasının biraz daha üst bölümüne çekip bastırmaya başladı.bi 30 saniye kadar sürekli bastırdı bildiğin filmlerdeki orgazm olan kadınlar gibiydi.Yalnız şunu söylemeliyim amın tadı gerçekten aşırı berbat.Yaşadıklarımın en kötü kısımları oralar zaten.Sonra tekrar yukarı çıkıp biraz göğüslerini emdikten sonra tekrar öpüşmeye başladık.Aletim iyice büyümüştü.Eliyle alıp amına yerleştirdi.Ben de hemen soktum.Mükemmel bir histi gerçekten.İçi sıcacıktı.Bir süre öyle kaldım ne oldu dedi.Bir şey demeden gir çık yapmaya başladım.Çok güzel bir histi.Gidip gelirken göğüslerini sıkıyordum.Hafif hafif inliyordu.Yaklaşık 3-4 dakika kadar git gel yaptıktan sonra yavaş yavaş boşalma hissi gelmeye başladı boşalayım mı dedim.Boşal dedi.Bir iki gitgel yaptıktan sonra en derinine abanıp boşaldım.Sonra da yanına sırtüstü yattım.5 Dakika kadar öyle kaldık.Sonra kalkıp giyinmeye başladı.Teşekkür ederim dedim.Ne için diye sordu hem sabah en çok da bunun için dedim.Gülümsedi.Duş almayacak mısın dedim.Seni gönderdikten sonra yaparım dedi.Ama istersen sen girebilirsin dedi.Bende yine teşekkür ettim.Salona gidip giyindim.Kal istersen biraz dedi.Ben eve gitsem iyi olur dedim.Tamam bende seninle çıkayım dedi.Hem eczaneden hapta alırım dedi.Der demez ben koptum nasıl olurda prezervatifsiz ilişkiye girerdim.Yine küçük bir paniğin ardından.Beni yatıştırdı sorun olmaz dedi.Evden çıkarken kapıda son kez öpebilir miyim dedim.Öpüştük birkaç dakika.Aşağı inerken bunu bir kez daha yapacak mıyız dedim.O da hayır dedi.Bir daha olmaz hem sen küçüksün dedi.Bende konuyu açmadım.Zaten azgınlığım geçmiş iğrenç am tadını düşünür olmuştum.Boşaldıktan sonra hep olan şeylerden işte.Sonrasında ben metroya gidip eve geldim o da eczaneye doğru yol aldı.Eve gelince birileriyle konuşma ihtiyacı duydum sonra da başta dediğim gibi burası aklıma geldi hemen yazmaya başladım.Ya işte şaka gibi milli olduk yarın sınav ne olur bilmem ama içinde her duyguyu barındıran ilginç bir gün oldu.Buraya kadar okumaya devam edenlere teşekkür ederim.Profilime girerim bundan sonra yaz geliyor xhamster zamanı 🙂

Karım değişti hikayesi

Altı yıllık evliyim ve karımı çok seviyorum. İşim gereği belirli aralıklarla evimden ve Gül’den uzak kalıyor, Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde hasret dolu günler geçiriyorum. Eşimle deliler gibi sevişerek evlendik. Doğrusunu söylemek gerekirse karım Gül seks yaptığım ilk kadındır.

Onunla fakülteye dayanan, uzunca süren bir arkadaşlığımız vardı. Fakültede okuduğumuz yıllarda başlayan dostluğumuz, zaman içinde tutkulu bir aşka dönüşünce, Gül o güzel cinselliğini, dar kutusunu çekinmeden bana vermişti. Peşi sıra da evlenip öğrencilikle aile sorumluluğunu bir arada götürmeye çalışmıştık.

Ancak eşim bir süre sonra öğrenimini yarım bırakarak evle ilgilenmeye başladı. Dediğim gibi ben sık sık iş seyahatlerine çıkmaya başlayınca eşim Gül buna tepki göstermiş, zaman içerisinde de olayı kabullenip ses çıkarmaz olmuştu. İlk tepkisinin aksine, hiç tepki göstermemesi beni şaşırttı açıkçası…

Gerçekten de üzülmek, surat asıp huzursuz olmak bir yana, adeta sevinir olmuş, iş gezisine çıkmamı sabırsızlıkla bekler bir hava takınmaya başlamıştı. Önceleri buna bir mana verememiştim, ama bir iş dönüşü eşimi salonda çırılçıplak oturur bulunca daha değişik şeyler düşünmeye başladım. Üstelik salonda yoğun bir sigara kokusu vardı.

Hoş beşten sonra, bir sigara yakmak için sehpadaki pakete uzandığımda kül tablasında rujlu izmaritlerin yanı sıra rujsuz ve ayrı marka izmaritleri görünce birden eşimin beni aldattığından şüphelenmeye başladım. “Aldatılma” gibi bir düşünce anlık da olsa beynimden geçince inanamadığım bir şey oldu.

Penisim olanca çabukluğu ile dikilip sertleşti ve pantolonumu zorlayıp adeta fermuarı parçalarcasına eşimin deliğine girmek için çırpınmaya başladı. Nefesimin tutulduğunu, soluk almakta güçlük çektiğimi fark eden eşimin meraklı gözleri önüme takıldı.

Hatırı sayılır büyüklüğe erişen kabarıklığı görünce gülümsedi, çırılçıplak, yumuşak, bembeyaz bedeniyle kıvırarak yanıma geldi… Bacaklarının, kalçalarının dolgunluğu artmış, kıçı daha da yuvarlaklaşmış, memeleri daha bir dikleşmiş, daha bir sertleşmişti sanki… Yüzündeki sevimli ama seksi ifade karşısında bir an boşalacağımı sandım. Onun başka biriyle sikiştiği düşüncesi beni bir anda tahrik etmiş, onun ateşli kıvraklığı karşısında penisimi kontrol edemez olmuştum.

Karım cilvelenerek, kıçını oynatarak, memelerini sallayarak kucağıma oturdu… Bir süre kıçıyla penisime basınç yapıp, oturup kalkmaya başladı. Peşi sıra iri götünü daireler çizerek çevirmeye başladı. Sanki kumaşın altındaki irileşen sikimi yaptığı büyülü bir seks dansı ile nemli, küçük deliğine çekecek, pantolonumu parçalayan aletim yuvasına giren bir piston gibi, gürültüler, çılgın sesler çıkararak deliğine kendi kendine yerleşiverecekti…

Beni deli etmeye çalışır bir edayla kıçını dönerek kucağıma yeniden yerleşti… Kıçındaki mor çürükleri, o güzel yuvarlakları sıkan, beyazlıkları morartan parmak izlerini görünce, aldatılmak düşüncesine kesinlikle inanmaya başladım.

Bu düşünce beni daha da tahrik etmişti. Dikkatlice bakınca belinde, memelerinin yanında, omuz başında ve sağ kalçasında da iri birer çürük daha görünce bu güzel, diri bedeni bu hale getiren şahsı ve elleri şiddetle kıskanmaya başladım…

Belli ki eşim yokluğumda birisiyle sikişmiş, benim aniden eve dönmem karşısında giyinmeye bile vakit bulamadan, morarmış, terli, çırılçıplak vücudu ile ve evdeki hiçbir izi yok edemeden kalakalmıştı. Kime vermişti bilmiyorum ama, sikiştiği kişi ile ateşli bir birleşme yaşamışlar, hoyratça sevişmişler, erkeği onun bedenini acımasızca hırpalamıştı.

Sanırım erkeğin bedeni de çürüklerle, tırnak çizikleriyle dolmuştu. Eşimin ne kadar ateşli birleştiğini, orgazma doğru nasıl kendini kaybedip çırpınmaya, debelenmeye başladığını, şuursuzca çığlıklar atıp, bas bas bağırdığını bildiğim için, adamın nasıl zevk aldığını, eşimin bacaklarının arasına nasıl fışkırttığını, neden onu böylesine hırpaladığını tahmin etmem hiç de zor değildi…

Gül, orgazm öncesi heyecanı doruklara yükselirken ne dediğini bilmez bir halde sesler çıkartır, aldığı zevki, çıkardığı sesler ve çığlıklarla benimle paylaşırdı… Arkası bana dönük, ata biner gibi kucağımda oturur ve kıçını sağa sola kıvırırken attığı feryatları belleğimde canlanıverdi.

“Oh! Daha… Daha…”

“Derine sok… Dibine kadar…”

“Ah, çıkma… Hayır, çıkartma…”

“Tanrım, deliriyorum, Tanrım…”

“Kalbim duracak, dur yavaşla biraz… Yapma… Oh”

“Beni bırakma… Evet, evet…”

“Hayır, dur yapma… Hayır…”

“Kıçımdan, evet kıçımdan… İşte tam oradan…”

“Sok hadi, sok durma…”

Gül kıçını çevirmesini hızlandırınca elimi beş adet parmağın morarttığı el izine atıp, ayı yerden olanca gücümle sıkmaya başladım. Yumuşak kıçı, beyaz cildi avcumda ezilip, uzadı. Zevkle karışık derin bir “Oh” çekti… Onun çığlıkları yeniden hayalimde sıralanmaya başladı.

“Yapma. Canımı yakıyorsun”

“Canım yanıyor, biraz krem sür lütfen…”

“İçimden hiç çıkma, asla ayrılma…”

“Oh, içime fışkırt…”

“Tanrım, içime fışkırıyor, evet… Evet…”

“Seni emmek istiyorum…”

“Emzirt bana…”

“Hayır, sakın çekme… Senin sütünü istiyorum…”

Eşimin morarmış, dolgun, etli bedeninin sıcaklığı, kıçının aletime yaptığı basınç, beni aldattığı adamla çiftleşmesinin hayalleri, sikiş anılarımız bir araya gelince, doruktaki heyecanım yerini manyak bir orgazma, dizginlenemez bir fışkırmaya bırakıverdi aniden… Ne olduğunu anlamadan ve asla böylesine bir orgazm yaşadığımı hatırlamadan pantolonuma attırmaya başlamıştım.

Eşim kucağımdan inip aralık bacaklarımın önünde diz çöktü ve kıpkırmızı, şehvetten gerginleşmiş bir yüzle pantolonumdan dışarı sızan bellerimi yalamaya, emip yutmaya başladı. Öyle bir arzu ile, öyle bir iştahla yutuyordu ki, yeniden direk gibi oldum, sikimin bütün damarları yeniden kabardı, aletim iri bir balon gibi şişiverdi…

Gül bu kabarıklığı dişliyor, kumaşla birlikte ağzına almaya çalışıyor, ucunu bulup, sızan beyaz sperm parçacıklarını diliyle titreterek yalıyordu… Yeniden boşalabilirdim ama bu sefer spermlerimi içine fışkırtmak, sütümü sıcak deliğinin içine sağmak istiyordum.

Eşim, hızla ıslak kumaşım fermuarını aralayıp, iki eliyle kavradığı yapış yapış sikimi dışarıya çıkardı ve sağ eliyle dibinden sıkıp şişirdiği ucunu dudaklarının arasına yerleştirdi. Bir an duralayıp gözlerini yüzüme dikti ve sikimin dibini daha yüksek bir basınçla sıkıp, son haddine kadar şişirdi. Sikim avurtlarına basınç yapmaya, ağız boşluğunda ezilip, içine sığmaz hale gelmeye başladı.

Beklemediğim bir hamle ile, müthiş bir vakumla penisimi ağzının içine doğru çekti. Koca yarak büyük bir hızla ağzına, boğazına doğru kayıverdi. Eşim mırıltılı sesler çıkarmaya başlayınca, boğazına dayandığımı anlamıştım, ama bir iki vakum daha yapınca boğazının darlığının sikimi lastik gibi sardığını hissettim.

Şu anda kasık tüylerime kadar onun ağzına girmiştim… Birkaç saniye öyle tuttu ve derhal ağzından dışarıya çıkarttı, gözleri irileşmiş, zorlanma nedeniyle yaşarmıştı. Birkaç derin soluktan sonra yeniden ağzına soktu ve dibine kadar yutuverdi. Sanki gerçekten de yutmaya, kopartmaya çalışıyordu…

Dört beş sokup çıkartmadan sonra boşalacağımı anladım ve bir terslik olmaması için daha içeriye almasına izin vermedim… Gül de olacakları anlamış, üç-dört santimlik ucunu emmeye, kemirmeye başlamıştı… İkinci defa boşalıyordum. Eğer birkaç kez daha dilini, dudağını ya da parmağını değdirirse güçlü bir volkan patlaması gibi fışkıracaktım.

Anlaşılan o da bunu arzu ediyor olmalı ki, dudaklarını büyük bir “O” yaparak aralayabildiği kadar araladı. İki elini yumruk yaparak kavradığı sikimi deliler gibi aşağı yukarı çekiştirip, sütümü sağmaya başladı. Sikim ellerinin arasında kocaman olup titremeye başlayınca, ağlamaklı bir yüz ifadesiyle, pembeleşen yüzünü buruşturarak,

“Tanrım, fışkıracak… Geliyor… Geliyor!” diye bağırdı.

Gerçekten de ayak parmaklarımın uçları sızlayarak, iliklerim çekilerek, sikim tir tir titreyerek ağzına fışkırmaya başladım. İlk iri ve bembeyaz damla tam isabetle ağız boşluğunda kayboldu. İkincisi de yerini bulunca dudağını kapatıp yutkundu. Bu sırada diğer damlalar kapalı, pembe dudaklarına yapışıp çenesine doğru akmaya başladı.

Sersemlemiş bir halde, onun da orgazm olduğunu anladım. Tüm vücudu titriyor, her yeri kasılıyordu. Zangırdayan ellerini halsizce sikime uzatıp ucunu dudaklarının arasına yerleştirdi, sıkıca kapatıp ağzına hapsetti… Şimdi fışkıran damlalar, beller ağzına boşalıyor, oradan boğazına akıyordu.

Öylesine bir iştah ve çabuklukla emiyordu ki, beni kurutacağını sandım. Yaptığı her vakumda avurtları çöküyor, adeta iki yanağı birleşiyordu. Daha fazla dayanamadım, her yer kararmaya başladı. Koltuğa doğru yıkıldım…

O haftayı evden çıkmadan geçirdik. Pazartesi günü yeni bir iş seyahati bahanesiyle evden ayrıldım. Amacım ben uzaklaşınca neler olacağını görmekti. Gözden ırak, sote bir yere saklanıp evi gözlemeye başladım.

Az sonra karım dışarıya çıktı. Giyinmiş, süslenmişti. Arabasına bindi ve şehrin dış mahallelerine doğru yola koyuldu. Hemen uzaktan izlemeye başladım. Bir inşaatın önünde durup beklemeye başladı. Merak etmiştim ama uzun sürmedi.

İri kıyım bir amele inşaatın dış kapısında belirdi ve acele adımlarla arabaya yöneldi, ön kapıyı açıp eşimin yanına oturdu. Kendi arabamı onlardan biraz uzaktaki çalıların arkasına çekmiş, onları rahatça görebileceğim şekilde park etmiştim.

Karım adamın kucağına doğru eğildi, adam da geriye doğru yaslandı. Çevrede bu inşaattan başka bir yaşam belirtisi yoktu… Adam inlemeye, acı ile yüzünü buruşturmaya başlayınca emildiğini anladım, Gül adamın sikini emiyordu. Amele geriye doğru yay gibi kıvrıldı, vücudunun kasıldığı buradan belli oluyordu. Sonra ellerini sağa sola savurmaya başladı, belli ki eşim onunkini getirmiş, ağzına boşaltıyordu.

Amele rahatlayınca karım doğruldu, kağıt mendile dudaklarını sildi, aynaya bakarak saçlarını düzeltti. Bu sırada adam arabadan inip inşaata girmişti. Biraz sonra, amele peşi sıra, daha çirkince ama daha iri kıyım bir tiple birlikte dışarı çıktı ve aynı şekilde karımın yanına oturdu.

Titreyerek olanları izliyor, müthiş bir arzu duyuyordum. Yaşadığım sürece tahrik olamayacağım kadar tahrik olmuştum… Adam karımın kucağına doğru eğilirken karım, bacaklarını karnına doğru çekti, kıçını yükseltip, kadınlığını iyice açtı. Bacaklarını da aralamıştı.

Adam yüzünü karımın bacak arasına yerleştirip yalamaya başladı. Karımın çırpınmaları ve çığlıkları hemen boşalmaya başladığını gösteriyordu ama adam karımı fazla yalamadı. Zorlukla kucağına alıp, am, göt, bacak, kalça meydanda inşaata soktu.

Hemen açık pencerelerden birine yöneldim. Fırsatını bulup içeri girmeli, onları seyretmeliydim. Bereket bu fırsatı da buldum. Karımı henüz tamamlanmamış bir odaya sokmuşlar, üzerindekileri çıkartıyorlardı.

Eşim zevkten, heyecandan perişan görünüyor, ayakta zor duruyordu. Zangır zangır titreyen bacaklarına sarılıp düşmesini engellediler… Gül, sevgili karım, iki amelenin yüzünü okşuyor, “Sevgilim, sevgilim” diyerek inliyordu. İki amele tarafından sikilmeyi beklerken heyecanını yenemiyor, onun bu hali beni de heyecanlandırıyordu.

Hiç eşiniz sizi aldattı mı, hiç eşiniz gözlerinizin önünde başkaları tarafından sikildi mi, bilmiyorum ama böyle bir sahne, kıskançlık, öfke gibi duyguların yanında erkeği müthiş etkileyebiliyor, duyamayacağı heyecanları da yaşatıyor…

Gül’ün önüne ve arkasına çöken iki amele, onun göt deliğini ve amını yalarken attığı çığlıkları, boş duvarlarda yankı bulan haykırışları, sikimi taşa çevirdi, çimentodan bir kalıba döndürmeye yetti de arttı bile.

Özellikle göt deliğini yalayan adam, karımın kıçını resmen yiyor, deliğinin içine başını sokmaya çalışıyordu. İyice büzdüğü dudaklarıyla anüsünü içine çekiyor, emmenin basıncıyla küçük büzük lastik gibi uzuyor, tükürükten ve kendi oluşturduğu ter, salgı arası sıvıdan pırıl pırıl parlıyordu. Amele dişleri ile küçük ısırıklar atmaya başlayınca geri kaçıracağını sandığım kıçını,

“Ah, evet… Parçala sevgilim, evet… Evet…” diye geriye, adamın ağzına yaslayıverdi.

Onu kıçından sikmek için ne kadar uğraşmıştım, aylarca bana götünü teslim etmemişti, ama şimdi hiç tanımadığı bir adama sunuyor, bana vermediği tavırlarla ona veriyordu.

Önündeki amele yalamayı kesip, amının dudakları ile oynamaya, parmaklarını deliğe sokup çıkartmaya başladığı zaman karım kapıp koyuverdi. Yırtınıyor, tecavüze uğrayan yeni yetme bir kız çocuğu gibi bar bar bağırıyor, çırpınıp kıvranıyor, zevkten ağlıyordu.

Önündeki amelenin üzerine atılıp sikini yakaladı ve adamı sikinden çekip kaldırarak, iriliği anlatılmaz yarağı önüne sokmaya çalıştı. Yarak deliğe girmekte zorlanıyor, karım dibinden tuttuğu siki içine doğru çektikçe, ittirdikçe, adam da iki elini kullanarak onun amını lastik top gibi açmaya, girmeyi kolaylaştırmaya çalışıyordu.

Ucu girmişti ki, karım sarılmaya başladı, yeniden bağırmaya, yırtınmaya başlayınca orgazmın daha şiddetli olduğunu anladım ve elimi sikime attım… Adam da karımın deliğine tam sokamadan haykırarak boşalmaya, fışkırmaya başladı.

İkisi de boşalırken birleşmeye çalışıyor, karım onu kıçından tutup kendine çekerken, amele karımın mengene gibi sıktığı ince belini bırakmıyor, onun vücudunu kendi vücuduna yapıştırıyordu. Eşimin güzel memeleri amelenin kıllı göğsünde ezilirken, adamınki de içeri giremiyor, yay gibi bükülüp, fışkırmaya devam ediyordu. Muhallebi gibi beyaz renkli yoğun spermler, damla damla karımın amından aşağı süzülüyor, adamın sikinden kasıklarına doğru akıyordu.

Bu müthiş bir şeydi, oraya koşup onlara katılmak, akan belleri elimle alıp tadına bakmak, karıma tattırmak, kalanını da onun yumuşak bedenine yaymak istiyor, bunu yapabilmek için çıldırıyordum. Adam boşaldığı halde, karım onu bırakmıyor, hala sikine yükleniyor, lastik cop gibi bükülen aleti almaya çalışıyordu…

Arkadaki amele akan bellerle kremlediği göt deliğine girmeye çalışırken daha fazla dayanamayıp, elime aldığım sikimi titreterek sağmaya başladım, bir-iki çekişten sonra duvarlara doğru attırırken karım götüne giren yarağın zevk ve acısıyla yere düşmemek için önündeki diğer ameleye sarılıyordu…

Biraz sonra ikisi de haykırarak boşaldılar. Karım adamlara teşekkür edip toparlanmaya başladığında ben de apar topar arabama geri dönmüştüm. Bir süre oturup olan biteni kafamın içinde tarttım.

Karımın iki amele tarafından sikilirken aldığı müthiş zevk gözümün önünden gitmiyordu. Ve benim onları seyrederken yaşadıklarım… Daha olayın ilk kokusunu aldığımda geçirdiğim büyük şok, bembeyaz tenindeki çürük izlerini görünce nasıl istemsizce, çılgın gibi tahrik olduğum…

Yerimden kalkıp arabamın kapılarını kilitledim, karımın arabasına gittim hızla… Yanında durup karımın çıkmasını bekledim. Fazla beklememe gerek kalmadı, yanında iki sikicisiyle beraber dışarıya çıktı karım… İkisinin de dudaklarına birer öpücük kondurup arabaya yöneldiğinde beni gördü. Donup kaldı. Gözleri şaşkınlıktan faltaşı gibi açılmıştı.

“Sen? Ne… Ne işin var burada senin?” diye kekeledi o şaşkınlıkla… Kollarımı açıp sevgili karıma sarıldım sımsıkı… Kabarmış önümü karımın kasıklarına bastırıp ne hissettiğimi ona anlatmaya çalıştım. Olabildiğince yumuşak, güleç bir yüzle,

“Senin ne işin varsa benim de nedenim aynı karıcığım…” dedim. “Hadi geç arka koltuğa da evimize gidelim.” Karım şaşkınlığı tavan yapmış, robot gibi arabasının kapısına yönelirken bizi merakla izleyen iki ameleye döndüm,

“Beyler, şaşırdınız biliyorum ama, hadi hep beraber bizim eve gidelim. Karımla inşaat işlerinizi bitirirken ben de size bakayım, öğreneyim.” dedim.

Hala birbirlerine ve bana bakıp duruyorlardı. Güvensizlik vardı yüzlerinde, soru işaretleriyle doluydu yüzleri… Cüzdanımı çıkarıp bir kaç tane yüzlük çıkardım,

“Yevmiyeleriniz peşin, merak etmeyin. Korkmanıza gerek yok, bana güvenin. Hadi siz de arka koltuğa, karımın iki yanına geçin bakayım.”

Onlar işi anlamış, karımın iki yanına geçip otururken ben de şoför koltuğuna oturup arabayı çalıştırdım. Daha hareket etmeden ikiz aynasından baktığımda karımı aralarına almışlar, biri memelerine, biri bacaklarına dalmışlardı…

Karımla dikiz aynasında gözgöze geldik. Göz kırptım ona… Gaza basarken amelenin biri pos bıyıklarıyla karımın körpe dudaklarına yumuldu. Anlaşılan eve kadar zor dayanacaktı bu azgın herifler…
ALINTIDIR…

discodaki sex tanricasi hikayesi

izinli oldugum günlerden bi aksam canim sikildi ne yapsam diye düsünürken dedim arabaya atlayip bi disari cikayim sehir merkezine gitdim dedim surdan bi discoya giriym ne var ne yok bi göz atayim arabami park edip girdim bi discoya bardan alkolsüz bi icecek aldim ve dans pistine dogru etrafimdaki güzelliklere bakarak ilerledim dans pistinin bir kenarinda kendi havalarinda dans eden 2 bayan gördüm birisi kesin almandi ama digeri evet digeri tam bir sex tanricasi size kelimelerle anlatmam mümkün degil kadin güzelliginiin farkinda ve disiligini kullanarak yaptigi dansla ayaklarimi yerden kesti.bu arada nasil bi hamle yapayim derken düsünürken yanindan gecerken elimi kalcalarina sürtdüm ve 3 adim sonra dönüp ona baktim bilerek yaptigimi hissetmesini istedim ve güzellik dönüp bana bakti bende bilerek yaptigimi farketmesi icin elimi kokladim ve kücük bi gülüs atti dedim tamamdir bu is…daha sonra bunlar iceceklerinin oldugu masaya yöneldiler tabi ben hep sex tanricasini gözlüyorum iceceklerinin bittigini gördüm hemen gidip 2 duble wodka redbull aldim ve onlara dogru yöneldim merhaba digerek ickileri uzatdim gülüsüp tsk ettiler ve dans teklifimi sundum sex tanricasina biraz namuslu ayaklarina yatdiysada okeyledi ve dansa basladik slow bi müzikdi ben iki elimle sikica beline sarildim bacaginin birini bacaklarimin arasina uzatdi ve disiliginin sicakligini kendi bacagimda hissetmeye basladim gögüsleri o kadar dolgun ve sexsiydiki tamamiyle bas döndürücü bi bayandi bi süre dans etdikden sonra tuvalete gitmek istedigini söyledi ve bende firsat bu firsat diyerek pesinden gitdim daha ne oluyo felan derken kolundan tutup iceri cektim hemen bi kabine girdik ben basladim dudaklarina vakum gibi cekmeye tabi ellerde bos durmuyor memeleri kalcalari herryerini oksuyorum biraz sonra oda karsilik verdi benim kamisi oksamaya basladi ama burda olmaz bana gidelim dedi bende hemen hay hay dedim kabul etdim ve tekrar masamiza döndük benim hatun arkadasina eve gitmek istedigini felan söyledi ve ordan ayrildik hemen arabama bindik karsimdaki hatun benim gibi türkmüs ve evli oldugunu kocasinin onu bekledigi söyledi ben dondum kaldim bi gece onlarda kalabilecegimi kocasinin sorun cikarmayacagini söyledi ama halen icim rahat degildi neyse yola koyulduk 31 yasinda 1,68 boyu 55 kilo uzun kumral sacli cok iri ve dik gögüsleri (genc kizlara bile tas cikarir gögüsleri) süper dolgun kalcalar meme uclari elbisesinin altindan belli oluyordu dislerimin arasina almamak icin kendimi zor tutuyordum…..neyse evlerine vardik tabi benim icimde korku ve heyecan var neler olabileccegini az cok tahmin etsemde acaba diye süphelerde yok degil eve girdik hatun kapiyi acti ve askiiiiim biz geldik diye seslenice kocasi icerden cikti geldi cana yakin 35-36 yaslarinda biriydi merhaba felan dedik ve kocasiyla tanisma fasli felan iceri buyur etdi kocasii beni eside üstünü degistirip gelecegini söyledi biz kocasiyla muhabbet ederken benim sex tanricasi iceri bi girdi ama ne giris üstünde incecik bi gecelik altindaki siyah sütyen tanga ve vücut hatlari tamamiyle ortadaydi sonra gül bize birer kahve hazirladi iceri geldi daha servisi yaparken kahveyi benim kamisin üstüne döktü ben yerimden firladim bi panik felan hemen banyoyu gösterrdiler ben hemen kosa kosa banyoya gidip pantolunu ve boxser sortumu cikartdim kapi aralandi ve gül girdi iceri ya kusura bakma felan dedi dedim yaktin benim yarragi deyince bi gülümsedi eline aldi cok yanmismi felan dedi dedim biraz öp oksa gecer belki demeye kalmadan bbenim yarragi agzina aldi ben hafif egilip memelerini oksuyoruum bu arada bide baktim kapi araliginda bi gölge ben anladim kocasi cem oldugunu ve hic tinlamadim sonra gülü lavaboya domaltip külodunu yana cekip sikimi hoyratca icine daldirmaya basladiim ami o kadar sulanmistiki o kadar sicak resmen sikimi vakumluyordu ami biu arada cem kafasini kapi araligindan uzatmis eline sikini almis oksuyor bende kapiyi tam actim ve isaret etdim gir diye karisi o kadar atesli o kadar yanginki cigliklar atip sik orospunu sik fahiseni deyip cigliklar atiyor ben kocasina isaret etdim agzina ver diye kadin öyle bi istahla yaliyorduki sonra ben götünü tükürükleyip yavasca masaj yapmaya basladim kocasi anlamisti niyetimi ve yap gibisinden isaret etdi amindan cikarip sikimi hoyratca göt deligine soktum ama gül ciglik atarak parcala kocacacgim deyip inliorduu ve kasila kasila öyle bosaldiki anlatamam daha sonra bende fazla dayanamdim ve sikimi göt deliginden cikarip suratina bosalttim tüm döllerimi bir damlasini bile ziyan etmeden yalayip yutdu sex tanricam….. sonra gül ile birlikde dus alip yataga gectik gece boyunca ben gülü siktim cemde bize bakip 31 cekti…. HIKAYEM BEGENILIRSE GÜL VE CEM ILE YASADIGIMIZ DIGER FANTEZILERI EKLEYEBILIRIM

Annemin Gizli Dünyası hikayesi 2

……evet artık annem benim için tüm kutsallığını kaybetmiş tüm çekiciliği ve seksiliğiyle ulaşılması gereken bir dişi olmuştu.biz çocukların kocayarak salim dediği mahallemizin 57-58 yaşlarındaki(annem aradaki neredeyse 20 yaşa varan fark nedeniyle dikkat çekmez diyemi düşünmüştü acaba) salim amcayla ilişkisini öğrenmemde bu kutsal duyguyu yitirmemi dürtüklemişti.artık her fırsatta onu gözlüyordum,dokunabileceğim hiç bir fırsatı kaçırmıyor ve hatta bu dokunuşları neredeyse okşamaya dönüştürüyordum.doğrusu annemde fazlasıyla yardımcı oluyordu,kah bacaklarını ayırıp oturmalar,kah yanımda küçük kardeşimi emzirmeler ve hatta benim bir yerlerden gözetlediğimi bildiği halde üst- baş değiştirmeler vs.günler böyle akıp giderken hayatımızı derinden etkileyen o acı haber gelmişti,babam iş kazası sonucu hayatını kaybetmişti.bu acı beni fazlasıyla üzmüş ve bir çok şeyi sorgulamama yol açmıştı.zavallı babam dağlarda bizim için koştururken biz ona ihanet ediyorduk,annem arada birde olsa koca yarak salim amcayı eve alıyor bende onları izliyor ve sonrada sus payı olarak anneme hiçte masum olamayacak dokunuşlarda bulunuyor ve hatta düpedüz okşuyordum ve annem çok ileri gitmemem şartıyla bana izin veriyordu.sanki farkında değilmiş gibi veya tipik anne-oğul ilişkisiymiş gibi davranıyordu. işte bütün bunlar gözümün önünden bir film şeridi gibi geçti ve içim derin bir sızıyla kavruldu. annem ilk günlerin acısı ve şaşkınlığını atlattıktan sonra kendisini tamamen bize adamıştı,yatağını benim yatağımla nerdeyse birleştirmişti.küçük kız kardeşim divanda yatıyor, hemen bitişiğindeki tahta beşiktede henüz 2yaşında bile olmayan en küçüğümüz uyuyordu.annem yatağını kardeşlerim ve benim aramdaki boşluğa seriyordu.çoğu zaman uyku esnasında annemle bedenlerimiz buluşuyor ve hatta koyun koyuna yatıyorduk, ancak bunlar tamamen anne evlat arasında olması gereken gibiydi,öyleki annem tuvalet veya başka nedenden dolayı gece kalkıp dışarı çıksa benide kaldırır ve dışarı beraber çıkardık.günler böyle akıp giderken hayatımızda yavaş yavaş normale dönüyordu,annem yine havasını yakalamış anne olmanın yanında yine o inanılmaz seksi ve çekici dişi oluvermişti,tabi bunda babamın işyerinden verilen toplu para ve sigortanın bağladığı maaşında etkisi vardı.doğrusu annemdeki bu normale dönüş benide pozitif etkilemişti ve allah kahretsin ona bakışım yine değişmeye başlamıştı,onu yine bir anneden çok ele geçirilmesi ve erkeğe doyurulması gereken bir dişi olarak görüyordum ve yavaş yavaş gece uyku halinde olan kendiliksiz dokunuşlar,sarılışlar erotik olmaya başladı. anneme bunu farkettirmemek için elimden geleni yapıyordum zira annem erotik amaçlı dokunduğumu ve sarıldığımı anlarsa yatağını uzağa kurabilirdi.derken annemin artık geceleri beni uyarmadığını, su içmeye veya tuvalete kendi başına kalkıp gittiğini farkettim.içimde derin bir sızı oluştu, öyle ya annem ya geceleri yine salim amcayla buluşuyorsa? bu şüphe içimi kemirirken en iyisi onu takip etmek dedim ve artık geceleri olabildiğince uyanık kalmaya çalışıyordum. ödülümüde çok geçmeden aldım,bir gece uykuya dalıyorken hafif iniltiyle kendime geldim ve yorganı hafifçe kaldırıp baktım,aman tanrım annem yüzükoyun uzanmış yastığı bacaklarının arasına sıkıştırmış ve amını yastığa bastırarak sürtüyordu,şoke olmuştum.neden sonra biraz toparlandım ve inanılmaz bir duygu seli içerisinde izlemeye başladım. tarifi mümkün olmayan o heyacandan dolayı sikimden zevk suları sızıyordu,çok geçmeden annem sarsıla sarsıla boşaldı,tabi bende. dakikalar sonra annem yavaşca doğruldu ve yanı başında duran uzun pamuklu geceliğini giydi,sonrada beni kontrol etti ve uyuduğuma kanaat getirince kalkıp ışığı açtı, tabi ben ışık açılınca sanki rahatsız olmuş gibi bir iki kıpırdayıştan sonra onun tarafıma dönüp yorganı üzerime çektim,ancak alttan azda olsa görebileceğim kadar boşluk bırakarak.gördüğüm beni ikinci kez heyacan fırtınasına sürükleyip yine sikimi dimdik yapmıştı.zira annemin yastığa oturduğu yer sırılsıklamdı,annem oturduğu yastığa boşalmıştı.kılıfı yastıktan çıkardı ve uyuduğumu düşündüğü için burnumun dibine bıraktı,tanrım annemin beliyle ıslanan kılıf bir karış ötemdeydi,o ıslaklığa dokunmayı çok istedim ama cesaret edemedim,zira elimi azda olsa uzatmam gerekiyordu ve buda beni yakalatırdı eh, annemin böyle çok özel anlarına tanıklık etmek varken niye kendimi ele verecektimki? sonraki geceler zaman zaman annemin masturbasyonlarına tanıklık ettim ve genellikle aynı şekilde yapıyordu artık onun yeni kocası yastığıydı.aslında birazda olsa suçluluk duymakla beraber korkunç bir haz alıyordum, ve bu haz suçluluk duygusunu bastırıyordu.artık annem kendi işini kendi görüyordu,ne kocayarak salim amca nede başkası annemin tek sikicisi yastığıydı,öylemiydi acaba?

Efendisinin hizmetinde köle olmak.. 23 hikayesi

Tamami ile gerçektir .:)

BDSMMaster Efendim, kız arkadaşı ile tatile çıkarken benim de onlara hizmet etme onuruna ulaşmama karar vermişti. İnanılmaz heyecanlıydım. Emrettiği saatte, sabaha karşı 4 gibi kapısının önündeydim, bana daha önce verdiği talimatlar doğrultusunda onlar uyanmadan Sahibimin verdiği anahtarla eve girip, Sahibim ve sevgilisi uyurlarken öncelikle evin genel temizliğine başladım, ses çıkmaması için öncelikle toz almak ve ortalıktaki dağınıklıkları topladım. Sonrasında Efendimin geceden hazırladığı eşyaları arabaya indirip, arabaya yerleştirdim. Yerleştirme işlemi mutfağa girip, aldığım malzemelerle hem güzel bir kahvaltı sofrası kurmaya başladım, hem de yolda atıştırılacak sandviç gibi şeyler hazırladım. Bu konularda normalde çok isteksiz ve başarısız olan ben, konu Sahibim olunca en titiz şekilde, hızlı hızlı keyifle çalışıyordum. Bir yandan da inanılmaz heyecanlıydım, bize sonra Sahibimin emri ile yapacağım şeyleri düşünürken inanılmaz heyecanlanıyor, ellerim titriyor, nefes almakta zorluk çekiyor, aşırı heyecandan elimden peyniri düşürüyor yahut ekmeği düşürüyor, malzemenin bir kısmını heyecanıma kurban veriyordum. Evin genel ses çıkarmayan temizlik işleri ve kahvaltıyı hazırlama işlerim bittikten sonra Efendimin emrettiği gibi saat 8’de dizlerimin üzerinde, 4 ayak şekilde Efendimin ve sevgilisinin uyudukları odaya girdim.

Sahibim, kendisinden önce taptığım sikini uyandırmamı emretmişti!!!

Odadan içeri girdiğimde Sahibim ile sevgilisinin yatakta çırılçıplak uyuduklarını gördüm ve inanılmaz sevindiğim şey, Sahibimin sırt üstü yatıyor olması nedeniyle gece boyunca çok iş başardığını düşündüğüm taptığım, uzaktan aşk yaşadığım, Sahibimin uyandırmamı emrettiği muhteşem penisi rahatça ulaşabileceğim bir yerdeydi.

Dizlerimin üzerinde, gözlerim o aşık olduğum penise kilitlenmiş şekilde yaklaştım. Zangır zangır titremeye başlamıştım. En büyük korkum Sahibimin penisinden önce kendisini uyandırmaktı. Öyle bir şey olursa belki ilk defa bu kadar yaklaştığım penisini uyandırma şansını kaybedebilirdim.

Penisine doğru yaklaştım, kokusunu ciğerlerime dolduruyordum. Sahibimin kokusu ciğerlerimde dolaşıp, aldığım bu nefesle vücudumdaki kanım temizleniyor, yani Sahibimin kokusu kanıma karışıyor, bana siniyordu…. Ohhhh

Derin derin nefeslerden sonra, o penisin başını yalamaya başladım. Ufak dil darbeleri ile sikinin başını yalamaya başlamıştım. Offfffff dilim o sıcak penise değmişti ve bu an tarihi bir andı benim için. Yıllardır hayalini kurduğum bir andı. Böyle muhteşem bir şekilde gerçekleşmesi ne büyük bir onur ve şanstı benim için.

O sırada Sahibim uyanmamıştı ama o da ne! Yatakta diğer tarafa doğru dönmüştü. Tadını daha yeni yeni tatmaya başladığım penis artık ters taraftaydı. Oraya uzanmaya çalışırsam Hanımefendiye yanlışlıkla değme, rahatsız etme ihtimalim olabilirdi. Ne yapabilirim paniği yaşarken, Sir Master Efendimin taşaklarını gördüm. Yapabileceğim tek şeyi yaptım ve bu sefer Sir Master Efendimin taşaklarına dil darbeleri vurmaya başladım. Heyecandan ölecektim, artık dayanamadım ve dil darbelerinin ötesinde taşakları ağzıma almaya çalıştım. Bu sırada rahatsız mı oldu yoksa keyif mi aldı emin olamadığım Sahibim tekrar döndüğünde kafamdaki kuşku yerini bir tespite bırakmıştı. Sahibim’e keyif vermiştim. Çocuk gibi mutlu oldum. Sahibimin irileşmeye başlayan penisini görür görmez, hemen heyecan içinde ağzıma aldım.

İşteeeee, dudaklarımın arasında o muhteşem Sahibimin, muhteşem penisi vardı. Fotoğraflarından biliyordum, büyüdüğünde neye benzeyeceğini. Bunu düşünmek beni inanılmaz heyecanlandırıyordu. İşte, dudaklarımın arasındaki sıcaklık, yavaş yavaş dilimin üzerinde uzanmaya, santim santim büyümeye başlamıştı. Ağzımın içi gittikçe beni korkutacak kadar dolmaya başlamıştı!!!

Boğazıma Sahibimin, Efendimin, her şeyimin sikinin başının dayandığını ve nefessiz kaldığımı hissettiğim an panik oldum. Panikle kafamı çektim, dilimin üzerinden tekrar bu sefer dışarı doğru kayan penisin kökünden tutup, ağzımdan çıkarmıştım. Offff ıslanmış hali ile parlayan harika bir penis elimdeydi. Sahibimin penisine zevk veriyordum. Bu inanılmaz bir şeydi. İşte diye düşünüyordum, ben bunun için yaratıldım. Bunu yapabilmek için…

O muhteşem penisin tekrar boğazıma dayandığını hissetmek istedim. Yine tuttuğum siki ağzıma doğru çevidim, kocaman başını gördüm ve ağzımı açıp, o başı dudaklarımın içine aldım. Dudaklarımla hafifçe sıktım, adeta suyunu çıkarıp emmek, tadını almak istiyordum. Boğazıma doğru ilerliyordu… Yani pardon, tam tersine boğazım sikin başına doğru ilerliyordu. Çünkü Sahibim yatıyor, siki de sabit duruyordu. Ben Sahibime doğru ilerliyordum. Boğazım Sahibimin sikinin başına doğru ilerliyordu. Boğazıma dayandığında kusacak gibi oldum ama kendimi inanılmaz şekilde tuttum. Normalde parmağımı boğazıma yaklaştırsam kusardım. Ama şu anın muhteşemliğini bozmak istemiyor olmam böğürmemi bile kontrol etmişti adeta. Boğazımdan nefes alamayınca burnumdan nefes alıp vermeye başladım.

Ağzımdaki sikin muhteşemliği beni ürkütüyordu. Onu ağzımdan tekrar çıkarıp, tekrar ağzıma aldım. Dilimin üzerinden kayıp boğazıma doğru ilerlerken dilimle yalamaya devam etmeye çalışıyor, bir yandan da emmeye çalışıyordum. Biraz hızlanırken bir an kalbim duracak gibi oldu… Boşalır mıydı acaba????

Sahibim ağzıma boşalır mıydı? BDSMMaster Efendim, bu kölesi olduğum erkek, siki şuan ağzımı dolduran bu güçlü erkeğin spermleri ağzımı dolduracak mıydı yoksa biraz sonra??? Öleceğim sandım, hızlanmaya başladım, kafamı yukarı aşağı indirip çıkarıyordum. Ağzımın içinden kocaman sik girip girip çıkyordu.

Tam tempoyu yakalamıştım ki, ensemden tutulması ile çekildim. Sahibimi kızdırdım korkusu ile doğrulurken, beni tutanın Hanımefendi olduğunu gördüm. Göz göze gelir gelmez “defol” azarı ile irkildim. Hemen refleks olarak “Özür dilerim Efendim” diyerek geri çekildim. Oysa o kadar yaklaştığımı hissediyordum, şimdi hissederim belki diyordum, ağzımın dolup taşması duygusunu… Ama iznim olmamıştı… 🙁

Hemen toparlanıp, tekrar tekrar özür dileyerek odadan çıkmaya hazırlanırken Efendim “Dur köle” dedi. Durdum. “Gel buraya” emri ile hemen deminki bulunduğum yere geldim ama bu sefer Efendimin önüne doğru eğilmemiştim. Dizlerimin üzerinde dik duruyordum. “Ama aşkım” dedi Sahibimin sevgilisi Hanımefendi. “Sen karışma” dedi ve “ben izin vermediğim sürece kölelerime emir verme karışmam” diye ekledi. Hanımefendi bozulmuştu ama cevap veremedi. Bu sefer çok daha güçlü bir el ensemden yakaladı beni, tuttu, sikini bana doğru çevirdi, yine o kocaman başını görüyordum sikin. Ve bir şey dememe gerek kalmadan o sik, ensemden tutulduğum için sabit kalan, kıpırdayamayan kafama doğru yaklaştı ve ben daha açamadan dudaklarımı yardığı gibi ağzıma giriverdi.
Ölmüş olmalıyım.

Sarhoştum… Kendimde değildim… Dizlerimin üzerinde duramıyordum, dizlerimin üzerinde sahibim beni ensemden tutuyordu adeta.

Ağzımın içine girip çıkan bir penis vardı, gözlerim kararmış, tansiyonum düşmüştü.

Evet, evet fark ettim, şu an, Sahibim, BDSMMaster Efendim ağzımı sikiyordu!!! Evet, bunun başka açıklaması yoktu. Ağzıma bir tat geldi… Boşaldı mı diye bir rüya gördüm ama yok değidi, sadece zevk sıvısı ağzımın içinde bir tabaka oluşturuyordu. Mumumsu bir tabakaydı. Ağzımın içine yayılmaya başlayan. Artık ne olduğunu bile anlamıyordum. Bi nefessiz kalıyordum, bir sarsılıyordum, dudağım acıyordu, boğazım acıyordu, yutkunamıyordum, ağzımdan boğazıma doğru bir takım salyalar akıyordu. Ensem sıkılmış durumda sanki ensesinden yakalanmış bir kedi gibi kalmıştım.

Derken bir anda bırakıldım, yıkıldım yere. Gözlerim resmen kararmıştı, tansiyonum düşmüş olmalı, yerdeydim. Seslerden anladığım kadarı ile de Sahibim, sevgilisi ile benim bıraktığım işi devam ettiriyordu.

Biraz kendimde güç bulunca, dizlerimin üzerinde doğruldum ve gördüm, işte az önceki pozisyonumda Hanımefendi vardı. Benzer şekilde çaresiz bir görünümde ağzı Sahibim, belki de Sahibimiz demeliyim, Sir Master Efendim tarafıdan sikiliyordu. Demek ben de demin böyleydim. Ağzımdan benim de acaba böyle şak şak şlap şlup sesler mi çıkıyordu penis ağzıma girip çıkarken. İstemsiz bir tebessüm oluştu dudağımda ama bir yandan da dayak yemiş gibiydim. Sanki içki içmiş gibi sarhoştum. Ağzımın içindeki Sahibime ait tadı, mumsu dokuyu, adeta ağzımın iç kaplamasını hissedince mutlu oldum, dakikalarca bu mumsu dokunun tadını çıkarabilirdim. Ne şanslıydım…

Onları rahatsız etmeden çıkmam gerekeceğini düşünüp, parmak ucunda az önce benim olduğum pozisyonumu izlemeyi bırakıp çıkarken, “Ben git demedim köle, gel izle” emri ile “Çok özür dilerim Efendim” diyip mutlu mesut şekilde dizlerimin üzerinde izlemeye başladım.

Offf offff Hanımefendi çok başarılıydı, ben boğazımda sınırladığım Sahibimizin sikini boğazına da misafir ediyordu. Boğazının şiştiğini dışarıdan bile fark ediyordum. Harika bir manzaraydı, aşık olduğum Sahibimin penisini bu sertliğe benim ulaştırdığımı bilmek de harikaydı. Keyifle izliyordum, keşke aynı pozisyondayken kendimi de izleyebilseydim. Keşke…

Sahibim zevk alıyordu, gözlerini kapatmıştı, boşalacak mıydı acaba? Acaba benim ağzımı sikerken de böyle gözünü kapatmış mıydı acaba? Ben de aynı zevki verebilmiş miydim acaba??? Kafamda bu sorularla izlerken Hanımefendinin nefessiz kalıp, bir an ağzından siki çıkarmaya çalıştığını fark ettim. Sir Master Efendim sanırım fark etmemişti ki, sikmeye devam ediyordu. Hanımefendi adeta ölmemeye çalışır gibi kendisini geri çekmeye çalışıyordu ki Sir Master Efendim, onu bıraktı, Hanımefendi nefes nefese, öksürerek geri düşmüştü yatağa. Sahibim, onun üzerine doğru uzandı, penisini sallanırken gördüm. Özlediğimi hissettim, kıskandığımı hissettim, keşke ben emebilseydim halen…

Sonra penisini Hanımefendinin kadınlığına dayadı, kadının vajinasının girişi genişledi, vajina dudakları o başın etkisi ile iki yana açıldı. Bir iki gidip gelmeden sonra o tapılası penis Hanımefendinin inlemesi ile birlikte içeri girdi. Tamamı girmemişti, başı ve biraz devamı girmişti. Hafif hafif girip çıktıkça her seferinde bir öncekinden daha derine gidişini gözlemliyordum. Biraz sonra şak şak diye iki terlemiş vücudun birbirine çarpışını izlemeye, arada çıkan penisin kökünü, Sahibimin sallanan taşaklarını izlemeye başladım. Keşke beni de çekseydi yanına, o taşaklarına doğru. Ama burada olmak bile büyük şanstı. İzliyordum…

Büyülenmiştim, adeta Hanımefendinin vajinasına değil de, halen benim ağzıma girip çıkıyormuş gibi o tempoya uyun şekilde ağzımın içindeki Sahibime ait tadı emiyordum. İnanılmaz etkilenmiştim. Eğer kızmayacağını bilsem, yahut daha doğrusu böyle bir şeye izni olsa, saldırıp o penisi tutup, ben emmek isterdim. Bu arzularla izlemeye devam ettim.

Büyülü büyülü bakıyor, hayaller kuruyordum ki kadının inlemeleri sırasında Sahibimin kasılmalarını fark ettim… Ah keşke boşalmasını görebilseydim, içinden çıkarıp Hanımefendinin vücuduna boşalsaydı. Neyse, tatil var önümüzde, bol bol görürüm belki diye ümit ediyordum ki… ki… ki… ki…

Emin değilim, gerçek miydi, rüyay mıydı, yo yo sonrasında emin olmuştum, gerçekti… O vajinadan çıkan penis, ne olduğunu bile anlamadan benim dudaklarımın arasıjnda girdi, bir iki girip çıktı, sonra birden kasıklarda suratımı hissettim, boğazımın şiştiğini…. Yo yo ölürüm demek istiyordum, ölürüm efendim, orada, boğazıma sokup boşalır, patlarsanız ölürüm Efendim demeye çalışıyordum ama büyük olasılık sadece şlap, şlup, glup diye sesler çıkarıyordum. Yüzüm Efendimin kasıklarına yumulmuştu… Tam Edfendim kasılarakk boşalacakken sikini boğazımdan, dilimin üstünden çıkartıp, dudaklarımın arasından da şlap sesi ile penisinin başını çıkarıp, yüzüme doğru fışkırmaya başladı…

Bir damlası bile ziyan olmamalıydı, olmamalıydı……..

Ağzımı o sarhoş halimle açtım açabildiğim kadarı ile, dilim de dışarıdaydı, yüzümden akan damlacıkları tutmaya çalışıyordu. Sonra bitti, Sahibimin sikinin ucunu yüzüme, saçlarıma sürterek sildi. Sonra ucunu bana emdirdi ve “Çık” dedi yorgun bir sesle…

Çıktım kuyruğumu sallayarak… Aynaya gitmeliydim… O da ne giderken yüzümden damlayan spermler oluyordu, elimle yakaladım, avcuma damlamalıydı. Boşa gitmemeliydi.

Aynada kendime baktığımda suçluluk duyarım diye korkuyordum ama kendimi bile tanıyamayacak kadar garip bir surat ve yüzümün her yerinden sarkan Sahibime ait spermlerle gurur duyuyordum. Tek tek hiç bir damlasını ziyan etmeden ağzıma alıp tadını çıkara çıkara yedim onları. Yetmedi avuçlarımdakileri, yetmedi yere damlayan var mı diye kontrol edip yerdekileriii…

6 – Tecavüz Kaçınılmazsa Keyif Almaya hikayesi 55

2 numaralı hikayemde ( http://16honeys.com/stories/lang/tr/read/moisture/posts/401554.html ) Çin’in Guangzhou şehrinde tanıştığım ve o güne kadar gördüğüm en güzel Çinli hatun olan Monica ile yaşadıklarımı anlatmıştım. Yine o yazımda bahsettiğim gibi Monica Çin’in daha orta kısımlarında yer alan küçük bir şehir olan Chengdu’dan olduğunu söylemişti. Öğrendiğim kadarıyla Chengdu, Guangzhou gibi büyük bir sanayi ve liman kenti değil aksine küçük ve daha turistik bir şehirdi. Havasıyla, bizim de rahatlıkla yiyebileceğimiz sebze ağırlıklı lezzetli yemekleri, tarihi ve otantik şehir merkezi ve en önemlisi güzel kızlarıyla ünlü bir şehir. Çin’in en güzel kızları hep Chengdu’dan çıkarmış. Bunun en canlı kanıtı da milyonlarca vasat Çinli kadın arasında Monica gibi doğa üstü güzellikte bir hatunla tanışmış olmamdı. Bir gün Chengdu’ya gitmeyi kafaya koymuştum ama ne zaman nasıl olabileceğini henüz planlamamıştım. Chengdu küçük bir şehir olduğu için iş seyahati için değil ancak bireysel tatilim için gidebilirim diye düşünüyordum.

Monica ile tanışmadan aylar önce Almanya’da bir fuarda tanıştığım bir Çin’li firma vardı. Firmanın ürünleri diğer Çin üretimi ürünlere göre oldukça kaliteli ve dikkat çekiciydi. Firmanın sahibi diğer tüm Çinli firma sahipleri gibi genç bir kadındı. Evet yanlış okumadınız, özellikle Çin’in güney yarısında neredeyse tüm firma sahipleri genç kadınlar. (Bu benim iş yaptığım sektöre özel bir durum da olabilir. Kendi karşılaştığım durum buydu. Aksi olarak erkek firma sahipleri de vardır elbette) Firmaları ve mülkleri kadınlar üzerine yapmak uzun süredir o bölgede bir gelenekmiş. Genelde iyi giyinen, güzel İngilizce konuşan, bakımlı ve oldukça varlıklı genç kadınlar oluyorlar. Bu firmanın sahibi olan kadın her zaman yüksek topuklu, şık ve seksi ayakkabıları, şık giyimi ve kendine özgü, göz alıcı saçı ile dikkat çekici bir Çinli hatundu. Diğer Çinli’ler gibi onun da adını telaffuz edemeyeceğimiz için Laurel takma adını kullanıyordu. Laurel ile Almanya fuarından sonra Milano’daki bir fuarda da karşılaşmıştık. Her ikisinde de uzun süre sohbet etmiş, bir nevi flörtleşmiştik. Ancak önceki yazılarımda da belirttiğim gibi iş yaptığım kişilerle kişisel olarak yakınlaşmamak gibi bir ilkem vardı ve bu konuda oldukça katıydım. Ne olursa olsun bu kuralım Laurel için de bozmayacaktım. Diğer Çin’li kızlardan fark edilir derece güzel olmasına rağmen beni o kadar da çok etkilememişti zaten.

Monica ile tanıştığım Çin ziyaretimde Laurel’ın firmasını da ziyaret etmiştim ve bu defa onlardan önemli miktarda bir sipariş geçmiştim. Laurel’da beni bir akşam yemeğine çıkarmıştı. Oldukça lüks bir Çin restoranıydı. Benim her şeyi yemediğimi bildiği için benim için özel sebze yemekleri yaptırmıştı. Parmaklarımı da birlikte yediğimi hatırlıyorum hala. Yemekte samimileşen sohbetimizde evli olduğunu çok da şirin küçük bir oğlu olduğunu öğrenmiştim. Oğlunun fotoğraflarını gösterirken iyice bana sokulmuş vücuduma temas etmeye başlamıştı. Bu oldukça hoşuma gitse ve tahrik olsam da içimden “iş iştir” diyerek usulca uzaklaştırmıştım kendimi. Bunu fark edince o da daha fazla devam etmemişti. O gece beni otelime kadar şoförü ile bıraktırmıştı.

Yaklaşık 6 ay kadar sonra, çok daha büyük bir sipariş daha vermiştik. Bu sebeple üretim aşamasında fabrikalarına üretim kontrolü yapmak istemiştim. Fabrikalarının Chengdu’da olduğunu duyduğumda yaşadığım keyfi tahmin edebilirsiniz. Muhtemelen o gün akşama kadar yüzümde şapşal bir sırıtma ile gezmiş olabilirim. 3 ay kadar sonra Chengdu’ya gittiğimde Laurel’da “Seni ben ağırlayacağım” demiş, tüm itirazlarıma hatta içten içe gelmesinden dolayı duyduğum kızgınlığa rağmen beni dinlememiş ve daha havaalanından indiğim anda özel şoförlü bir araç ile beni aldırmış ve otelime bıraktırmıştı. Araç ve şoför 3 günlük Chengdu ziyaretimde sürekli benimle olacaktı. O gece için saat oldukça geçti. Çin’in farklı bir şehrinden 3 saatlik uçuşla gelmiş ve yorulmuştum. Odama çekilip uyudum. Sabah erkenden uyandım. Kahvaltıya indiğimde masaların birinde Laurel’ı kahvaltı ederken gördüğümde çok şaşırmıştım. İçimden “ooops!” diye bir ses çıkmış ve sönmüştü. Beni gördüğünde yüzünde gülücükler açtı. Hemen ayağa kalktı ve gelip dostça sarıldı. Beyaz tonlarında kolsuz mini bir elbise giymişti. Ayağında yine her zamanki gibi zarif ve yüksek topuklu ayakkabılar vardı. Sarılırken kollarına dokunmuştum. Teni oldukça hoştu. Sabah kahvaltımı güzel ve bakımlı bir Çin’li hatun ile yapmaya itirazım yoktu elbette. Ancak kahvaltı esnasında benim 3 günlük programımı yaptığını ve bir saniye bile yalnız kalamayacağımı öğrendiğimde resmen yıkılmıştım. Çin’liler misafir ağırlamak konusunda fanatik düzeyde saplantılılar. Her şeyin mükemmel olması ve sizi memnun etmek için akılları zorlayacak düzeyde her şeyi yapabilirler. Halbuki beni memnun etmesi için sadece yalnız bırakması ve benim gönlümce gezerek güzel Chengdu’lu kızlar bulup sabahlara kadar sikişmem yeterliydi. Tabii ki bunu ona söyleyemedim.

Programın ilk gününde kahvaltıdan sonra büyük patroniçe olan kayınvalidesini ziyarete gittik. Eşinin ailesi Chengdu’nun köklü ailelerindenmiş ve bir çok firmaları varmış. Benim iş yaptığım firmayı da işletmesi için Laurel’e vermişler. Laurel benim yanımda hep pozitif, şen şakraktı. Akıcı bir İngilizceyle konuşuyordu. Fakat kayınvalidesinin karşısında farklı bir aksan ile ve neredeyse bir asker edasında hesap vererek konuştuğunu görünce çok şaşırmıştım. Çince konuşması zaten iyice bir tuhaf olmuştu, benim anlamam gereken yerlerde İngilizce konuştuğunda da akıcı İngilizce’si gitmiş, Çinli aksanı ile konuşmaya başlamıştı. Birbirlerine karşı saygıda asla kusur etmiyorlardı, kültürlerini de yozlaştırmıyorlardı. Uzak doğuluların bu özelliği beni her zaman etkilemiştir.

İlk 2 gün yemekler, gösteriler, tarihi yerler, muhteşem ayak ve vücut masajları, bol alkollü eğlenceler eşliğinde geçti. Gittiğimiz her yerde oldukça çekici Chengdu’lu kızlarla karşılaşıyordum ancak Laurel ensemden düşmediği için hiç birisi ile yakınlaşamıyordum. Laurel gerçekten bana müthiş bir turistik deneyim yaşatıyordu ama benim asıl amacım bu değildi ve ben bundan dolayı her gün daha keyifsiz oluyordum. 2 akşam da ayrılırken gözümün içine bakıyordu onu da odama davet edeyim diye ama ben görmezden gelip odama çekilip mutsuz ve azgın bir şekilde uyuyordum.

2. gün üretim kontrolü işini bitirmiştim ve son günü tamamen gezmeye ayırabilirdim. Sabah uyanıp kahvaltıya inerken “ne olur işi falan çıkmış olsun da gelememiş olsun” diye dua ediyordum içimden. Ama tabii ki yine benden önce uyanmış, hazırlanmış ve gelmişti bile. Bugün de açık sarı ve lime tonlarında güzel bir mini elbisesi vardı üstünde. Öğle yemeği için benim acı manyaklığı dediğim bir hot pot restoranında rezervasyon yaptırmıştı. Aklınıza gelen her şeyin türlü türlü acılarla pişirildiği yedikten sonra vücudunuzdan terle bile günlerce acı attığınız sadistçe bir yemek kültürü. Ancak eğlenceli ve lezzetli olduğu da bir gerçek. Restorana giderken artık pes etmiştim, kendimi acının kollarına bırakıp arabesk bir ruh haline girmeye niyetliydim. Restoranın kapısına geldiğimizde yemeğe iki Chengdu güzeli arkadaşının da eşlik edeceğini öğrendiğimde hemen arabeski bırakıp salsa müziklerine hızlı bir geçiş yapmıştım. Laurel çocukluktan beri arkadaş olduklarını söylemiş ve “bugünü birlikte eğlenerek geçirebiliriz” demişti.

Yemekte ben acıdan kıvranırken karşımdaki bir karış hatunların bu kadar acıyı terlemeden yiyor olmaları Türk erkeği gururumu zedelese de altta kalmamaya çalışıyordum. Diğer iki hatun Monica kadar olmasa da gerçekten oldukça güzeldiler. İngilizceleri Laurel kadar akıcı değildi yine de anlaşabiliyorduk. Yemek esnasında ve yemekten sonra gittiğimiz kafede Ashley ve Laurel ağzımın içine düşercesine gözlerini ayırmadan benimle konuşuyorlardı. Diğer hatun Angela benimle fazla ilgilenmediği çok netti. Yine de keyifliydi ve sohbete güzel eşlik ediyordu. Akşam gün batımına doğru Chengdu’nun merkezindeki büyük nehrin yanındaki barlara geçtik. Kaliteli canlı müzik olan, genelde öğrenci ve gençlerin takıldığı mekanlardı. Mekana gittiğimizde bira içmek istediklerini söylediler. Ben de bira ile eşlik etmeye karar verdim. Bir fıçı Heineken söyledik. Zaten gün boyunca hafif hafif ama sürekli alkol almıştık. Bira oldukça iyi gidecekti şimdi. Siparişi vermeden önce kendi aralarında Çince bir şeyler konuştular gülüşerek.

Birayla birlikte shot bardakları ve zarlar geldi masaya. “Bunlar nedir” diye yandan bir bakış atarak sordum. Ashley en güzel bakışlarıyla, beni baştan çıkararak oyun oynayacağımızı ve oyunun kurallarını anlattı. Klasik zar oyunuydu. Her sayının belli bir sonucu vardı. Amaç diğer bütün alkollü oyunlar gibi hızlıca sarhoş olmaktı. Tekila içiyor olsaydık hiç birimizin o geceyi hatırlamayacağı kesindi ancak sonuçta shot bardaklarında bira içecektik. Daha önce hiç shot bardağında bira içmemiş olsam da kesinlikle böyle bir şeyden sarhoş olmayacağımı biliyordum.

Gönül rahatlığıyla oynamaya başladık. Aralarında Çince konuşup sürekli bana içirdiklerinin farkındaydım. Arka arkaya 7 shot, 15 shot, 9 shot böylece devam etti. Çok eğleniyorduk. Masadan gülücükler, kahkahalar, şuh bakışlar eksik olmuyordu. Nasıl olsa sarhoş olup kendimi kaybetme ihtimalim olmadığı için saymadan içiyordum. 45 dk sonra birinci fıçı bitip ikinci fıçıya geçtiğimizde onlar en fazla hatun başına 1-2 shot içmişlerdi. Geri kalan fıçıyı ben bitirmiştim. Birinci fıçıdan sonra sohbet cinsel odaklı olmaya başlamıştı. Uzak doğulular ve westernlerin (bizlere western diyorlar) farklılıkları üzerine cinsel fıkralar, seksi sohbetler devam ediyordu. Bir süre sonra westernleri de bir kenara bırakıp benim üzerimden sohbet dönmeye başlayınca olayın nereye gideceğini fark ettim ancak itiraz edecek organlarım alkol denizinde nefessiz kaldıkları için sesleri çıkamıyordu. Sürekli tuvalete gidip içtiğim miktarı boşaltıp tekrar geliyordum. En son tuvaletten dönüşümde artık düz yürüyemediğimi fark ettim. Bu durumu onlarda fark etmişti. Ashley ve Laurel birer koluma girdiler. Biz sana yardımcı olalım dediler. Masaya oturmama yardım edeceklerini beklerken arabaya inmiş benim otel odama gelmiştik bile. Ben hemen müsaade isteyerek banyoya gittim.

Elimi yüzümü yıkadım, kendime gelmeye çalıştım. Hala birayla nasıl böyle sarhoş olduğumu anlayamıyordum. Sarhoş olup her şeyi berbat ettiğim için özür dilemeyi ve hepsine bu güzel gece için teşekkür etmeyi planladım, aklımı toparlayabildikçe. Bir süre ayılmaya çalıştıktan sonra banyodan çıktım. “Belki de gitmişlerdir bile” diye içimden düşünüyordum.

Ama tuvaletin kapısını açınca dantelli ve jartiyerli açık mavi iç çamaşırları ve elinde küçük siyah bir kırbaç ile Ashley karşımda duruyordu. Durumun şaşkınlığına varamadan güzelliğinden bir kat daha sarhoş olmuştum. Ashley’i ilk gördüğüm andan itibaren çok beğenmiştim. Yarın öğlen uçağa binip başka bir şehre geçmeden önce Chengdu’lu hatun emelime ulaşacağım için de oldukça memnun olarak dudaklarına yapışmak için bir adım attım. Elindeki kırbacı havada savurarak “şlak!” ses çıkarmasını sağladı. O anda neyle karşı karşıya olduğumu anlamaya başlamıştım. İtiraz etmeye de pek niyetim yoktu açıkçası. Banyodan yatak odasına dönen bir kaç adımlık bir koridor vardı. Parmaklarıyla gel işareti yaptı. Topuklu ayakkabılarının üstünde seksi bir kedi gibi kalçalarını kıvırarak yürümeye başladı. Onu takip ettiğimde karşımdaki sahneyi hiç beklemiyordum. Laurel çırılçıplak yatakta sırt üstü uzanmıştı ve deri iç çamaşırlarıyla kalan Angela göğüslerini iştahla yalıyordu. Ashley’de yatağın yanağına gitti ve Laurel’ın bir göğsünü yalamaya başladı. Laurel bundan çok zevk alıyordu. Gözlerini kapamış tadını çıkarıyordu. Bu noktadan sonra zaten iş ilişkisini falan düşünecek değildim. Ancak bu hatunların beni bilerek sarhoş ettiğini, deri iç çamaşırları, kırbacı, yatağın yanında duran kelepçeleri, strapon ve vibratör gibi bir sürü oyuncağı da görünce bu gece bu hatunların tecavüzüne uğrayacağım anladım. Ancak ne karşı koyacak gücüm ne de arzum vardı. Bu anın tadını çıkarmak istiyordum. Tecavüz kaçınılmazsa keyif almaya bakacaksın. “Götü kaybetmem umarım” diye düşünerek yatağa doğru sallana sallana yürüdüm.

Laurel’ın açık bacaklarının arasına başımı gömerek küçük amcığını yalamaya emmeye, ısırmaya başladım. Ben sırılsıklam olmuş amına dudaklarımı yapıştırdığım anda sessiz inlemeleri duyulur hale gelmişti. Amının her noktasını yalayıp, sularını emdikçe üçümüzün altında kıvranıyordu. Bir taraftan da Ashley’nin bana doğru domalmış güzel kalçalarını okşuyordum. Üçünün vücudunda da en ufak bir yağ zerresi yoktu. Vücutları oldukça diri, ciltleri gergin ve aynı zamanda yumuşacıktı. Yarışlar için yetiştirilen cins atları yakından görünce nasıl da o iş için kusursuzca yaratıldıklarını hemen anlarsınız ve bu kusursuz güzellik sizi çok heyecanlandırırsa bu hatunlarda kusursuz vücutları ile bende seks için yaratılmış kusursuz varlıklar oldukları hissini uyandırdı. Monica’dan alışkın olduğum gibi bu hatunlar da oldukça esnek ve sportiftiler. Laurel ve Ashley ile ilgileniyordum. Ancak Angela kendisine dokunmama izin vermemişti. Onun lezbiyen olduğunu anladığımda kendisinden ümidi kestim. Angela daha çok benim asistanım gibiydi ben Laurel ve Ashley ile ilgilenirken benden kalan boşlukları dolduruyor ve zevklerinin artmasını sağlıyordu. Laurel ve Ashley ise biseksüeldi. Benimle, birbirleriyle ve Angela ile ilgileniyorlardı. Tam anlamı ile sarhoş olduğum için ön sevişmelerin ne kadar sürdüğünü net olarak hatırlamıyorum açıkçası. Yine de şunu söyleyebilirim ki müthiş bir deneyimdi. Daha önce 2 hatun ile grup deneyimim olmuştu ama burada yaşadığım çok daha farklı bir şeydi. Bu hatunlar birbirlerini uzun yıllardır tanıyorlardı. Ayrıca western bir erkeği o gece orospuları yapmaya karar verecek kadar da yakındılar birbirlerine. Hava atacağım büyük bir aletim yok. Küçük de olmayan orta büyüklükte orta kalınlıkta bir aletim var. Ancak bu bile uzak doğuda bir hatunun gözlerinin yerinden sökülmesi için yeterli. Beni yatağa yatırıp ellerimi kelepçelediklerinde artık olacak her şeye razı olmak durumundaydım. İki hatun sikimin her zerresini, testislerimi, kasıklarımı, meme uçlarımı, boynumu, dudaklarımı öpüyor küçük ve narin ellerini vücudumda gezdiriyorlardı. Bu böylece saatlerce bile devam etmiş olabilir. Cennette gibi hissediyordum. Zaman kavramım kalmamıştı.

Sikim emilmekten renk değiştirmişti ki Laurel bir hamle yaparak kucağıma çıktı ve sikimin üstüne oturdu. Ben önce Ashley’i sikmek istiyordum aslında ancak sesimi bile çıkaracak halde değildim. Daracık amcığına giren taş gibi sikimin gücüyle Laurel çığlığı bastı. Bunu gören Ashley yüzü Laurel’a dönük bir şekilde amını ağzımın üstüne dayayıp onunla öpüşmeye başladı. İki hatun üzerimde şevişirken bir taraftan am sikiyor, diğer taraftan başka bir amı yalayıp sularını emiyordum. Ellerim bağlı olduğu için acımaya başlamıştı. Ellerimi çözmelerini istiyordum ancak ağzımın üstündeki amdan sesimi duyuramıyordum. O anda gerçekten tecavüze uğruyormuşum gibi hissettim. Ancak o kadar keyif alıyordum ki bundan hiç pişman olmayacağım kesindi. Bir süre sonra Laurel sikimin üstünden kalktı ve kendini strapon takmış Angela’ya teslim etti. Boşta kalan sikimi devralma sırası Ashley’deydi. Aslında ben Chengdu’ya gelirken sadece bunu hayal etmiştim ama çok daha iyisini bulmuştum. Ashley sikimin üstünde kalkıp indikçe daracık amının duvarlarını zorluyordum. Her defasında çığlıklar ve sesli inlemeler ile kendini bana siktiriyordu. Benim de artık dayanacak gücüm kalmamıştı. İnlemeler eşliğinde şiddetli bir şekilde amının içine boşaldım. Ashley henüz boşalmamıştı. Sikimin üstünde hızla oturup kalkmaya devam ediyordu. İçine dolan sıcak döllerimin de etkisiyle olsa gerek o da bir kaç saniye sonra boşaldı. Bir süre bekledikten sonra sikimin üstünden inip yatağın kenarına oturdu ve bacaklarını Laurel’a doğru açtı. Angela’nın straponlar sikmeye devam ettiği Laurel, Ashley’nin amından sızan döllerimi yalayıp temizledikten sonra amını büyük bir iştahla yalamaya devam etti. Kısa bir süre sonra Laurel’da boşalmıştı. Hepimiz tatmin olmuştuk ancak Angela olamamıştı.

Ashley bana doğru geldi. Ellerimi çözdü ve rahatça oturmamı ve izlememi söyledi. Eline bir vibratör alarak Angela’nın yanına gitti. Bu arada Laurel’da straponu devralmıştı. İki hatun birlikte Angela’nın amını, götünü sikip göğüs uçlarını emip ısırıyorlardı. Angela çığlıklar atıyordu. Bu sahne beni çok etkilemişti. Uzak durmak istemedim. Onlar Angela üzerinde çalışırken ben de gidip Ashley’in amını yalamaya başladım. Bu döngü sabaha kadar devam etti. Yorulanın arada dinlenme şansı bulabildiği ama odadaki şehvet dolu seksin hiç durmadan aralıksız devam ettiği Angela ile benim aramdaki sınırın dışında hiç bir sınırın muhteşem bir döngüydü. Herkes birisininin amını ya da götünü sikiyor aynı zamanda bir şeyler emiyordu. Üzerinden en az 2 yıl geçti ancak şu anda bile hatırladığımda sikim taş gibi sertleşiyor.

Sabah kahvaltıya indiğimizde hepimiz yorgunluktan tükenmiş aynı zamanda kurtlar gibi acıkmıştık. Kahvaltıdan sonra odama çıkıp duş alıp hazırlandım. Kızlara bu muhteşem deneyim için çok teşekkür ettim ve havaalanına doğru yola çıktım.

Bu arada götü kaybetmedim. En azından hatırladığım kadarıyla 🙂

Patron Dediğin Taşşaklı Olmalı

Merhaba arkadaşlar benim adım Naz 28 yaşında 1.72 boyunda sarışın mavi gözlü bakımlı parayı seven bi insanım
Bu nakit merakım yüzünden başıma gelen güzel bir hikayemi sizlerle paylaşmak istiyorum.

er5645677
Geçen sene tam bu zamanlar hem parası iyi bir meslek hemde haz dolu yarağı büyük bir patron arayışındaydım, derken başvuru yaptığım bir pazarlama şirketinden aradılar pazarlamacı olacaktım, şirkette gittiğimde şirketin sahibi fatih beyle görüşmeyi yaptım fatih bey esmer, uzun boylu, genç erkek biriydi ondan hoşlanmıştım ona kendimi siktirtmeliydim lakin evliydi çalışmaya başlamıştım bundan sonra aradan bir kaç hafta geçtikten sonra patronumla yakınlaşmaya başladım fakat benden kaçar benzeri bir hali vardı, derken bir gün analiz raporlarını alıp odasına girdim fırsat bu fırsat tı. incelemeye başlamıştı o incelerken bende patronumun yamacına yaklaşıyordum tam yaklaşmıştım ki karısı birden içeri girdi kılıbık patronum derhal beni atıp çirkin karısının yanına uçtu, bu durumdan o kadar rahatsız olmuştum ki bu rahatsızlık bende hırsa dönüşmüştür yanıyordum adeta, bi şekilde ayartıp patronumun koca yarrağını ağzıma almalıydım.

eryt64564
Ertesi gün oldu bir plan yapıp olayı kökten çözmeliydim, şirkette 9 şahıs çalışıyorduk öğle arası 1 saatlik arada arkadaşlar yemeğe çıktığında bende patronumla mercimeği fırına vermeliydim, sıkıcı geçen saatlerden sonra nihayetinde öğle arasına girmiştik ve ekip komple yemeğe gidiyordu patronum fatih de gidecekti ki ona gidip seninle mühim bir şey konuşacağım ofiste yemek yiyelim dedim niyetimi anlamış gibiydi, ilk başta olmaz arkadaşlara söz verdim dedi ama gözleri kalmak ister gibiydi yaklaştım yanına, gitme dedim kalman lazım ihtiyacım var sana dedim. Oda direnmedi bu isteğime artık zamanı gelmişti bilmiyordum, ellerimle kravatını çıkarttım, Odanın kapısını kitleyip yanına döndüm rahatla biraz dedim ve koltuğuna oturttum şimdi kendimi patronuma pazarlıycaktım, Hiç uzatmadan lafa girdim; Bu aralar iyi değilim fatih dedim beni bir tek sen iyi edersin senin olmak istiyorum dedim. Fatih sessizdi lakin gözleri yanıyordu tam ağzını açtı bi şey söyleyecekti ki dudağına yapışıp ağzını kapattım, bu onu rahatlatmıştı, işe başlama vakti gelmişti porno hikaye gömleğini çıkarttım hemen ellerimi göğsünü dokunduruyor, bir yandan da boynunu emiyordum, fatih zevke gelmişti nihayetinde tabi bende yanıyordum 20 dakika kadar seviştikten sonra beni soymaya başlandı.

dsf5543555

İkimizde sessizdik lakin zevkten inlememek için kendimi zor tutuyordum, elbiselerimi çıkartıp vücudumu öpüyordu o kadar tatlıydı ki bunları size yazarken dahi yerimde duramıyorum arkama geçti sütyenimin çıtçıtlarını çıkartırken bir yandan da götümün arasına sürtüyordu, çıldırmıştım bundan sonra kendimi ona bıraktım önüme geçip memelerimi ağzına aldı, emiyor, yalıyor, arada ısırıyordu o benim memelerimi ele geçirirken bende hızla pantolonunu sıyırdım ve koltuğa fırlattım, Patronumun o koca yarrağını görünce gözlerime inanamadım, ağzım sulanmıştı ikimizde çırılçıplaktık, dizlerimin üstüne çöküp yavaşça ağzıma aldım ağzıma sığmıyordu.

r345345677

İlk postasını dudaklarımın içinde yaptı, rahatlamıştı şimdi de benim rahatlamam lazımdı, üstüne oturdum koca yarrağımı yavaşça amıma yerleştirdi, kuduruyordum ellerini belime dolayıp kaldırıp indiriyordu beni, her darbesinde inliyor, feryat atıyordum. Daha da hızlan dedim amımı paramparça ediyordu doyamıyordum bir türlü beni sakinleştirmek için kalçalarıma şaplak attı orgazm olmuştum zevkin doruklarına çıkmıştım, bir 10 dk daha sikiştikten sonra içime boşaldı benimde boşalmam lazımdı sikişimiz bittikten sonra sulu amımı ağzına alıp adeta çiğniyordu diliyle git gel yapmaya başlanmıştır hazırdım bundan sonra elimle kafasını çekip sulu amımdan zevk suyunu fışkırttım, ikimizde mutluyduk Patronumu çok fazla seviyorum Maaşımada zam yaptı ayrıca, yapsın artık….

rete56677

Aldattım Ama Türbanlı Da Aldattı

Merhaba seks hikayeleri okuyan dostlar. Herşey arkadaşımın karısı Mine’nin bana garip acayip bakmasıyla ve bana yakın davranmasıyla başlandı. Mine, kumral, 1.60 boylarında, tahmini olarak 65 kilo civarında, saf, çok güzel olmayan, lakin iri göğüslü, dolgun kalçalı, taş bunun gibi bir hatundur. Kocası ise tam bir piç. Karılarımız Konyada bir firmada birlikte çalışıyolardı. Zaten Mine’yle ilk tanışmamız da karımın yardımı ile gercekleşti. Mine ve kocası Mersinliler. Memleketlerinde birbirlerini sevmişler ve evlenmişler. ikisinin de ailesi evlenmelerine rıza göstermediği için, Mersin’den ayrılıp, çalışmak için Konyaya taşınmışlar. Konya’da kimseleri bulunmamaktadır. Karım, “işyerinde Mine diye yeni evli bir arkadaşım var. Mersinliler fakat burda hiç kimseleri bulunmaz, bir akşam bize oturmaya gelecekler, olur mt.?” dedi. Ben de, “Tabiki karıcığım, buyursunlar gelsinler!” dedim. Tabi ozamanlar aklımda en ufak bir kötülük bulunmamaktadır. Biz de yeni evlenmiştik, 2 ay falan olmuştu. Ve çok aşırı güzel bir seks hayatımız vardı, hemen hemen her gece sabahlara kadar sikişirdik…
Neyse, birkaç gün sonra bize oturmaya geldiler. O gün hoş beş sohbetten sonra kafalarımız sardığı için, çok sık görüşmeye başladık. Bunlarla içten olmuştuk, devamlı beraber geziyor, beraber oturup kalkıyoruz. 1 yıl falan bu böyle devam etti. Bu arada Mine 28 yaşında, türbanlı, balık etli bir bayan. ilk başlarda Mine’nin hiçbir şeyi dikkatimi çekmiyordu, karımı seviyorum, seks hayatımız da iyi olduğu için Mine’yle çokta çok ilgilenmiyordum. fakat zamanla bu böyle kalmadı tabi, Mine’nin davranışları, konuşması ve giyinişi aşırı hoşuma gitmeye başlanıyor. Mine türbanlı olduğu için genellikle etek ve badi giyerdi, ama aşırı tutucu değillerdi, kocası da kıskanmıyordu zaten. Mine’nin kalçaları iri bulunduğu için etekten net belli olurdu. Memeler de dik ve yuvarlaktı, badiden füze bu gibi fırlayacak gibi duruyordu. zaman geçtikçe sanki tutulmuştum Mine’ye. Ailecek görüştüğümüzde, biz kocasıyla otururken, Mine girip çıktıkça, o taş benzeri kalçalarına bakmadan edemiyordum. Yürürken kıvırta kıvırta yürüyordu orospu. memesi de adım attıkça titriyordu. Bunu izledikce yarrağım kazık bunun gibi oluyordu, derhal oracıkta bunu bağırta bağırta sikmek istiyordum. lakin zavallı banyoya gidip 31 çekiyordum sadece.
Haziran ayında bir gün, Mine’nin kocasıyla çarşıda karşılaştım, oturduk bir çaybahçesine birşeyler içiyoruz, sohbet ediyoruz. Konu konuyu açtı ve bana bir itirafta bulundu, karısını Ebru isimli bir orospuyla aldatıyormuş. Bunu duyunca şok oldum natürel. Pezevenk herif bir de marifetmiş bu gibi, “Ebru çok fazla azgın abi ya, her hergün sikişmek istiyor… Ben de Ebru’yu doyurmaktan Mine’ye gücüm kalmıyor ve benim yarrak kalkmıyor bitkisel!” diye bunları bana anlatmıştı. inanamıyordum, içimden, (Bir insan yatak odasını dışarı sızdırır mı yaa?) diye çok aşırı kızmıştım. fakat onun anlatmasına gerek yoktu, zaten Mine’nin de yarrağa hasret olduğu her halinden belirgin oluyordu. Mine ateş benzeri yanıyordu sanki, ailecek otururken bir anda göz göze geliyorduk, bakışlarıyla, (Yarrağa doyur beni!) der benzeri yalvarıyordu sanki. Bu benim kafama takılmaya başlamıştı iyice, akşam olduğunda Mine’nin o dolgun kalçalarını düş edip karımı çılgın gibi sikiyordum. Karımın göğüslerini yalarken, Mine’nin o iri göğüslerini yalar bu gibi yalıyordum. Karımı arkasından sikerken de, Mine’nin o dolgun yuvarlak götünü siktiğimi düşünerek, karımı perişan ediyordum.
gene bir gün bunlar biz geldiler. Mine, heryerini belli eden daracık diz 6 bir etek giymiş, üstünde de beyaz bir badi vardı. Siyah sütyenin askıları ve çizgileri resmen badinin içinden belirgin oluyordu. Topuklu kırmızı ayakkbılarla bir afet olmuştu. Azmıştım resmen. Mine’yi o topuklu ayakkabılarla yürürken izlemek istiyordum, “Hadi kalkın, alışveriş merkezine gidelim!” dedim. Kabul ettiler ve evden çıktık, bindik benim arabaya. Ben aynadan devamlı Mine’yi izliyordum. AVM’ye geldik. Arabadan inerken Mine’nin eteği sıyrıldı ve sütun bu gibi bacakları diz üstüne kadar açıldı. Kocasının umrunda bile değildi. içimden, (Nasıl olurda böyle bir kadını sikmiyordu salak?) diyordum. Benim yarrak gene kalkmıştı, “Siz gidin, biz arabayı daha iyi bir yere park edip geliyoruz.” dedim. Maksadım Mine’yle kocasını önden göndermek, arkadan karımla yürüyüp, Mine’nin o kocaman iri dolgun kalçaları izlemekti. Ve öyle de oldu, amına koduğumun orospusu benim arkasında olduğumu biliyor, taş gibi götünü sallaya sallaya gidiyordu. Arada sırada arkaya dönüp, karıma birşeyler söyleyip, sonra da manalı manalı gözlerime ve kalkmış yarrağıma bakıyor, (Kalçalarım hoşuna gitti mi?) dercesine gülümsüyordu. O da niyeti bozmuştu sonunda.
AVM’de bir zaman dolaşıp bize gittik tekrar. Kocası salonda TV’nin karşısına geçti hemen, Maçı izlemek istiyordu. Karılarımız da yemek hazırlamak için mutfağa geçtiler. Tabi ben AVM’de acaip azdım, kuduruyorum resmen, yarrağım da patlamak üzere. Mutfağa gidip karıma, “2 dakika yatak odasına gelsene!” dedim. Karım niyetimi anlamadı ve “Ne vardı?” dedi. “ciddi birşey yok, sen gel bir!” dedim. Karım, “Elimi kurulayıp geliyorum!” dedi. Mine karımı sikeceğimi anlamıştı, önüme, kalkmış yarağıma bakıyordu. Karım elini kuruladıktan sonra birlikte yatak odasına geçtik. Karımın daha ne olmakta demesine fırsat vermeden, karımın elleri yatağın kenarlarına istikbal biçimde domaltıp, külodunu dizlerine indirdiğimde sonunda niyetimi anlamıştı ve “Herif saçmalama, içeride misafirler var…” dedi. fakat ben çoktan yarağımı çıkarıp, arkadan karımın amına köklemiştim bile. Karımın, “Kapı açık…” demesine aldırış etmeden, çılgın benzeri pompalıyordum. Amacım biran öncelikle boşalmaktı, onun için hızlı hızlı sikiyordum karımı. lakin makyaj masasının aynasından baktığımda, Mine’nin koridordan bizi izlediğini görünce, derhal boşalmamak için yavaşladım…
Mine’nin tam görmesi için, yarrağımı karımın amından yüzde yüz çıkarıyor, karımın amını yalayıp, tekrar yavaşça köklüyordum. Karım amının yalanmasına dayanamaz, inlemeye başlamıştı dahi. Birkaç köklememden sonra karım boşalmış, “Ben bittim, hadi çabuk, sen de boşal!” demeye başlamıştı. hep yaptığım bu gibi, yarağımı karımın amından çıkarıp, götüne soktum ve birkaç hızlı pompalamayla götüne boşaldım. Kağıt havluyla karımın götündeki dölleri ve yarağımı temizlerken, Mine de sessizce mutfağa sıvıştı. Karım külodunu çekip, üstünü başını toparladıktan sonra mutfağa, yemek hazırlamaya Mine’nin yanına gitti, ben de fermuarımı çekip, salona Mine’nin kocasının yanına geçtim. O akşam yemek boyunca Mine’nin gözler benim üzerimdeydi, manalı manalı bakıyordu hep…
Aradan 2 gün geçti ve işteyken telefonum çaldı, bilmediğim bir numara arıyordu. Açtım, “Alo, buyrun?” dedim. Karşımdaki, “Selam Sinan, Mine ben…” diyince kalbim durdu sandım. Nasılsın, ne var ne yoktur muhabbetinden sonra, “Evdeyim, müsaitsen bir on dakika uğrayabilirmisin? Seninle konuşmak istediğim bir konu var. fakat aramızda kalması gerekiyor!” dedi. “Tabi!” dedim ve derhal işyerinden izin alıp, uçarcasına Mine’nin evine gittim. Kapıyı çaldım, Mine kapıyı açtı. Offf, o neydi öyle! Mine diz üstü bir gecelik giymişti. Siyah geceliğin arasında sütyen yoktu ve meme uçları boncuk gibi belli oluyordu. dikkat çekici ki bacaklarına da yeni ağda yapmıştı, bacakları kaymak bunun gibi görünüyordu. O manzara karşısında bayılacaktım hemen hemen, dilim tutulmuştu. Mine’nin gülerek, “içeri girmeyecekmisin?” lafıyla kendime geldim ve ayakkabılarımı çıkarıp içeri girdim, oturdum. Mine de geldi yanıma oturdu. Heyecanla, “Evet dinliyorum, konu nedir?” dedim. “Bak Sinan, lafı döndürüp dolandırmayacağım! Kocam olacak pezevenk beni orospunun biriyle aldatıyor, ben de onu aldatacağım! Ogün AVM’de kalçalarıma nasıl baktığını gördüm, akşam da karını sikerken benim izlediğimi gördün! Beni sikmek istediğini biliyorum ve bunu ben de istiyorum!” dedi ve dudaklarıma yapıştı…
şok olmuştum, lakin doğal ki karşılık verdim ve öpüşmeye başladık. Mine dudaklarımı çılgın bunun gibi emiyor, bir yandan da, “Göğüslerimi okşa!” diyordu. Aman Tanrım, o taş gibi kalçaları ve dolgun memeleri avuçlarmdaydı. Adeta eziyordum memelerini. Eğildim göğüslerine, somurmaya başladım, tamamını ağzıma almaya çalıştım, fakat nafile sığmıyordu…
Salonda biraz yiyiştikten sonra bunu kucaklayıp yatak odasına götürdüm. Geceliğini çıkarıp, sırf tangasıyla yatağa sırtüstü yatırdım ve bir çırpıda kendim de soyunup, dudaklarından başladım öpmeye, amına doğru yalayarak indim. Tangasını sıyırdığımda aklım duracaktı, o nasıl bir amdı öyle! Yeni tıraş etmiş, amcığı parlıyordu resmen, tıpkı sürede da ateş gib yanıyordu. Amının dudaklarına dilimle fırça çekmeye başladım. Karı kafamı amına bastırıp, “Daha hızlı yala!” diye inliyordu. amı zaten sırılsıklam ve yapış yapıştı. Bunu yalayarak bir kere orgazm ettikten sonra, amından kasıklarına, bacaklarına doğru indim ve baldırlarını yalamaya devam ettim. Evet, o taş bunun gibi kadın altmda zevkten ölecekti. Bu da beni dahada azdırıyordu…
Mine’yi aksi çevirip, dolgun kalçalarına yumuldum, götünün yanaklarını iki yana ayırdım ve göt deliğini dilleyip, somurmaya başladım. Mine inleyerek, “69 olalım aşkım, ben de senin o damarlı koca yarağını emmek istiyorum!” dedi. derhal sırtüstü yatıp, “Hadi gel ozaman!” dedim. Mine kafası yarrağıma, amı da ağzıma gelecek biçimde üzerime uzandı ve yarrağımı ağzına aldı. Aman Tanrım, o ne biçim yarak yalama öyle, emmiyor sanki vakumluyordu. Bir yandan da amını ağzıma bastırıp, inliyor, kıvranıyordu. Yarrağıma dişlerini geçiriyor, dibine kadar ağzına alıyor, yarrağımın başını resmen gırtlağında hissediyordum. Bu nasıl bir azgınlıktı böyle, kadın iliklerimi emiyordu resmen. Kendi karım hiç bu kadar iştahlı yarrağımı yalamamıştı. Mine’deki aylardır sikilmemenin azgınlığı ortaya çıkmıştı. Yarrağımı yalamayı bıraktı ve, “Hadi aşkım, nolur kafi bundan böyle, o koca yarrağını yanan amcığıma yerleştir, dayanamıyorum!” dedi…
Mineyi domaltıp köpek pozisyonuna getirdim ve yarrağımı arkadan amına bir anda geçirdim. şloop diye çıkan bir sesten sonra, amına deli bu gibi gidip gelmeye başladım. Mine kafasını yastığa gömdü, götünü iyice yükseltti, götünün yanaklarını elleriyle yanlara ayırıyor, daha derinlere köklememi istiyordu. Götünün kapkara deliği de hedef tahtasının göbeği benzeri meydana çıkmıştı. Ben amını siktikçe, Mine inliyor, kalçalarını bana doğru bastırıyor, “Erkeğim ne kadar büyük ve semsert bir yarrağın var, hadi hepsini sok aşkım, doyur beni, kocamın sikemediği amımı götümü sik, parçala beni!” diye yalvarıyordu. 15-20 dakika amına pompaladıktan ve Mine’yi bir kez daha orgazm ettikten sonra, “Biraz da götten sik, hadi sok o yarrağını götüme, AVM’de kalçalarıma nasılda iştahla bakıyordun, o anda canım senin yarrağının götüme girmesini çok istedi, hadi lütfen sik götümü!” diye yalvarıyordu. “Acır ama!” dedim. “Acırsa acısın, hadi sok, istiyorum, karın alır da ben alamazmıyım!” dedi. “Pekala!” deyip, yarrağımı amından çıkarıp götüne dayadım ve yüklendim. Yarrağımın başı götüne girdi, fakat kıç deliği çok dardı, gerisi çok fazla zor giriyordu. “Alacam hepsini, hadi sok!” diyor, götünü bana doğru itiyordu. Sonunda ıhılaya ıhılaya yarrağımın tamamını götüne aldı. Offf, Tanrım, o nasıl bir kutuydu öyle! Daracık ve taş gibiydi. Bunun AVM’de nasıl kıvırttığını düşünerek yavaş yavaş pompalıyordum götüne…
Hızlanmaya başladığımda Mine, “çok acıyor aşkım, yavaş yap!” diye yalvarıyordu. ama nafile, dinlemiyordum bile, gözüm dönmüştü birkere. iki ayağımın üstüne kalktım ve kasıklarından kendime çekerek hızlı hızlı pompalamaya başladım. Bir zaman sonra o da alıştı, “Aşkım, erkeğim benim, ne güzel yarıyorsun götümü!” diye inliyor, hem de (acıdan mı, mutluluktan mı anlamadım) ağlıyordu. Ben bu arada elimin bir tanesini de amına attım, amını okşuyordum. Mine sürekli orgazm olup boşalıyor, amından çeşme gibi sular akıyordu. “Boşalacacağın zaman amıma boşal lütfen!” dedi. “Tamam aşkım!” deyip, bir süre daha götünden siktim. artık ben de iyice dolmuştum, patlamak üzereydim. Götünden çıkarıp amına yerleştirdim yarrağımı, 1-2 dakika da amından sikip, daracık amına oluk oluk boşalttım döllerimi…
Yorulmuştum, sırtüstü biraz uzanıp dinlenmek istiyordum, lakin Mine halen kuduruyordu, halen azgındı. Yarrağımı ağzına alıp, deli gibi somurmaya başlandı. Yarrağımı tekrar kaldırdıktan sonra göğüslerimin arasına alıp, göğüsleriyle yarrağıma 31 çekmeye başlandı. Arada ağzına alıp emiyordu. Karı iyice çığırından çıkmıştı, yine 69 olduk, 20 dakika birbirimizi yaladıktan sonra, bir defa daha amından siktim ve tekrar amına boşaldım. ikimiz de tükenmiştik bundan böyle, beraber duş aldık ve ben giyinip işe gittim.
O günden sonra artık 2 güne bir gidip Mine’yi yarrağa doyurup geliyordum. Bu durumdan ben de aşırı memnundum, taş gibi, çok fazla arzulu, iştahlı ve doymak bilmeyen bir sevgilim olmuştu. bazan ben işyerindeyken, o izinli olup, MSN’de o siyah geceliğini giyip, Webcamda şow yapıyor, amına götüne salatalık sokup, “Canım yarak istiyor, hadi gel, sik beni!” diyerek kudurtuyor beni…

amca kızı